(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın, 'Öyle bir Cumhurbaşkanı adayımız var ki, ismi duyulunca 86 milyon 'oh be' diyecek' ifadeleriyle ilgili, 'Ümit ve temenni ediyorum ki 'oh be' dedirtecek cumhurbaşkanı adayı Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan olur' dedi. 

Yeniden Refah Partisi Sözcüsü Suat Kılıç, gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. İsrail ordusunun Girit açıklarında Küresel Sumud Filosu'nu kuşatarak başlattığı saldırıyı kınayan Kılıç, saldırının korsanlık olduğunu, Orta Çağ'a geri dönüş anlamına geldiğini söyledi.

Saldırının ayrıca, seyrüsefer haklarının ihlali olduğunu belirten Kılıç, şunları kaydetti:

'İsrail'in bu saldırısı uluslararası hukuku yok saymaktır. Savaş suçu işlemektir, özgürlükleri ihlal etmektir. Söyledik, bir daha söyleyelim: Siyonist terör rejimi İsrail laftan anlamaz, güçten anlar. İsrail'de iktidarda bulunan terör kabinesini, işledikleri savaş suçları nedeniyle güç kullanarak iş başından uzaklaştırmak tüm insanlığın hayrına olacaktır.'

Kılıç, Dışişleri Bakanlığı'nı Sumud Filosu'na yönelik saldırıya ilişkin tavır almaya davet etti.

'Siyonizmi ve İsrail'i destekleyen firmaları kararlılıkla boykot edin'

İsrail ürünlerine yönelik boykot çağrısını yineleyen Kılıç, 'Sevgili gençler, cipslerini, çikolatalarını, hamburgerlerini yemeyin. Kahvelerini, kolalarını, enerji içeceklerini içmeyin. Deterjanlarına, diş macunlarına tevessül etmeyin. Siyonizmi ve İsrail'i destekleyen firmaları kararlılıkla boykot edin. Almazsak ölmeyiz ama alırsak çocukların ölümüne istemeden de olsa destek veririz. Madem devlet düzeyinde bir boykot olmadı, öyleyse millet olarak en büyük boykotu biz yapalım' diye konuştu.

'Bütün faili meçhul dosyalar yeniden açılmalıdır'

Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin de konuşan Suat Kılıç, 'Gülistan kızımız gibi Rojin Kabaiş cinayeti de aydınlatılmalıdır. Rabia Naz Vatan cinayeti de aydınlatılmalıdır. Adalet Bakanı'nın ifadesiyle bazı faili meçhul dosyalar yeniden açılmamalıdır, bütün faili meçhul dosyalar yeniden açılmalıdır. Savcılarımız, başsavcılarımız harekete geçmek için Adalet Bakanı'nın 'sonuna kadar gidin' mesajını beklememelidir. Anayasa ve yasalardan aldıkları güçle her vatandaşımız için savcılarımız harekete geçmelidir' ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Orhan duyurdu: Kürtçe klasik eserlerin arşivi Kültür Bakanlığınca yayınlandı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Orhan duyurdu: Kürtçe klasik eserlerin arşivi Kültür Bakanlığınca yayınlandı
İçeriği Görüntüle

'Madencilerimizin yanındayız'

Suat Kılıç, direnişlerinin sonunda haklarını alan Doruk Madencilik işçilerinin yanlarında olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

'Bu memlekette madencilik yapılmasın diyen yok. Kuralına uygun yapılsın. Hukuksuzluk yapılmasın diyen makul bir çoğunluk var. Dünyanın en büyük altın ithalatçısı ülkelerinden biri olan Türkiye, tabii ki altın rezervlerini ekonomiye kazandıracak. Gelişmiş ülkelerde bu iş hangi metotlarla yapılıyorsa Türkiye'de de o yöntemlerle yapılacak. Altını da, bakırı da, kömürü de çıkaracağız. Ancak bunu yaparken zeytinimizi de, fındığımızı da, ormanlarımızı da koruyacağız. Eylemdeki vatandaşlarımızı jandarmayla karşı karşıya bırakmayacağız. Gözaltına aldırtmayacağız. Terörist muamelesi yaptırmayacağız.' 

'Küçük esnaf batıyor'

Vergide götürü usulden, gerçek usule geçilmesi nedeniyle esnafın da zor durumda olduğunu belirten Kılıç, ''Esnaf batıyor' diyoruz. İnanmıyorsunuz. Maliye götürü usulden gerçek usule geçti. Esnafımız açmazda. Defter tasdiki, muhasebeci derken esnafın sırtına binen yıllık yük ortalama 100 bin lira. Pos cihazı zorunluluğu var. Yüzde bir KDV ile esnaf çayı alıyor, şekeri alıyor. Bir bardak çayı ise 'içecek' başlığı altında yüzde 10 KDV ile çıkmak zorunda kalıyor. Yüzde 9'luk KDV açığı da esnafın cebinden karşılanıyor. Bakkal, manav, kasap, terzi, taksici, dolmuşçu, küçük esnaf batıyor' dedi. 

'Üretimi kısmak zorunda kalan fabrika sahipleri çalışanları işten çıkarıyor'

Kılıç, sanayicilerin de güncel ekonomik sorunlardan etkilendiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

'Döviz kurları nedeniyle gelir gider dengesini kuramayan ihracatçılarımız günden güne batıyor. Üretimi kısmak zorunda kalan fabrika sahipleri çalışanları işten çıkarıyor, sanayiciler fabrikalarını ya kapatıyor ya da satıyor. Sanayicilerimizin kredi ihtiyacı var ama faizler aşırı yüksek, finansman açığı var ama tedarik etmeleri maliyetler yüzünden ne yazık ki mümkün değil. Ekonomi yönetiminin sanayicilerimize bakışını özetliyorum. Malını satamayan üretim yapmasın. Kredi borçlarını ödeyemeyen fabrikasını satsın, borcunu kapatsın. Bu bakış açısıyla ihracatı artırmak da dış ticaret açığını kapatmak da mümkün değildir.'

'Muhtemelen 2027 yılının sonbaharında sandık önümüze gelecek'

Kılıç, bir basın basın mensubunun kamuoyunda tartışılan erken seçim yapılıp yapılmayacağına ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine de şu yanıtı verdi:

'Hükümetin bir ara seçim yapmayacağı ortada. CHP'nin talebine olumlu bakmadıklarını çok net olarak açıkladılar. Erken seçimin de çok erken bir seçim olmayacağını görebiliyoruz. Yeniden Refah Partisi olarak yarın seçim olacakmış gibi, önümüzdeki pazar sandık önümüze gelecekmiş gibi ciddiyetle, dikkatle çalışıyoruz. Ancak erken seçimin olabileceği tarihi 2027 yılının sonbaharı olarak değerlendiriyoruz. Muhtemelen 2027 yılının sonbaharında sandık önümüze gelecek.'

'Ümit ve temenni ediyorum ki 'oh be' dedirtecek cumhurbaşkanı adayı Fatih Erbakan olur'

Suat Kılıç, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın, 'Öyle bir Cumhurbaşkanı adayımız var ki, ismi duyulunca 86 milyon 'oh be' diyecek' ifadelerine ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:

'Sayın Arıkan'ın açıklamalarını ben de televizyon ekranından canlı yayında takip ettim, gördüm. 'Oh be' dedirtecek bir cumhurbaşkanı adayını açıklayacağız diyor. Ümit ve temenni ediyorum ki 'oh be' dedirtecek cumhurbaşkanı adayı Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan olur. Ama partilerimiz arasında isimler üzerinden bir müzakere yok. Saadet Partisi'yle, Yeniden Refah Partisi arasında çok güçlü bağlar var. İki sayın genel başkan arasında çok kuvvetli bir dostluk, çok kuvvetli bir kardeşlik ilişkisi var. Her iki parti, milli görüş partileri olarak tarihten gelen birlikteliklerini, dostluklarını sürdürme iradesinde ve niyetinde olan iki büyük önemli camiayı temsil ediyor. Partilerimiz arasındaki bu yakın işbirliği, enerji akışı ve kardeşlik hukukunun Türkiye'nin geleceğinde önemli bir umut ışığı olabileceğini biz de değerlendiriyor ve görüyoruz. Türkiye'ye umut vermek, seçmene umut vermek, gençlere umut vermek bizim temel ödevimizdir, vazifemizdir. Bu görevimizi yapmaktan biz imtina etmeyeceğiz.'

Kaynak: ANKA