(ANKARA) - Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, 2'nci Beyin Göçünden Beyin Gücü Çalıştayı'nı düzenledi. Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, 'Yaptığımız çalışmanın temel amacı tersine beyin göçü değil. Ben bu ifadeyi kullanmak istemiyorum, sevmiyorum' dedi. Karataş, yurt dışındaki Türk uzmanların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmayı hedeflediklerini belirterek, beyin göçü yerine 'beyin sirkülasyonu' yaklaşımı üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı'nın 'Milli Yetkinlik Hamlesi' kapsamında, Savunma Sanayii Akademi koordinasyonunda Başkan Yardımcısı Hakan Karataş'ın katılımıyla düzenlediği 2'nci Beyin Göçünden Beyin Gücüne Çalıştayı, ASELSAN'ın Oğulbey Yerleşkesi'nde yapıldı. Çalıştayda, 2025-2026 yıllarında yurt dışından Türkiye'ye dönüş yapan nitelikli profesyoneller ile savunma sanayii kuruluşlarının insan kaynakları yöneticileri bir araya geldi.
105 kişinin katılımıyla gerçekleştirilecek programda; yurt dışında kazanılan bilgi ve deneyimlerin savunma sanayiine kazandırılması, Türkiye'ye dönüş süreçlerinde karşılaşılan fırsat ve zorluklar ile sektöre uyum süreçleri ele alındı. Program kapsamında gerçekleştirilecek masa çalışmalarında, katılımcıların deneyimlerinden hareketle insan kaynağı ve yetenek yönetimi politikalarına yönelik somut çözüm önerileri geliştirildi. Çalıştay'da ilk olarak Başkanlığın 'Milli Yetkinlik Hamlesi' girişimi kapsamında yer alan çalışmaların olduğu video gösterildi.
Çalıştay'ın açılış konuşmasını Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş yaptı. Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında yürütülen faaliyetlere değinen Karataş, savunma sanayisinde insan kaynağının geliştirilmesi ve yurt dışındaki Türk mühendis ve uzmanlarla ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları anlattı.
Karataş, şunları söyledi:
'Şu anda savunma sanayisinde yürütülen 1400'ün üzerinde proje bulunuyor. Bunlardan biri de insan ve yetenek üzerine odaklanan Millî Yetkinlik Hamlesi projesi. Buradaki temel hedefimiz, savunma sanayimize katkı sağlayacak lise öğrencilerinden üniversite öğrencilerine, mezunlardan savunma sanayisi profesyonellerine, ekip liderlerinden en üst düzey yöneticilere kadar herkesin yetkinliklerini geliştirmek. Hepimiz Millî Teknoloji Hamlesi'ni çok iyi biliyoruz. Millî Yetkinlik Hamlesi de Millî Teknoloji Hamlesi'ne katkı sağlayacak her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinliklerini doğru şekilde yapılandırmayı amaçlıyor.'
'DÜNYADA ÖZELLİKLE BU YIL TARTIŞILMAYA BAŞLANAN BİR KAVRAM VAR: BİLİŞSEL CEPHE'
Savaş ortamı değişiyor. Eskiden fiziksel cephelerden bahsederdik. Savaşlar fiziksel cephelerde kazanılırdı. Daha sonra siber cephelerden söz edilmeye başlandı. Bugün baktığımızda diplomasi de ekonomi de strateji de istihbarat da bir cephe. Hatta toplumların sosyolojisi ve psikolojisi de bir cephe. Savunma anlayışındaki cephelerin artık fiziksel alanlardan zihinsel alanlara doğru dönüştüğünü görüyoruz. Dünyada özellikle bu yıl tartışılmaya başlanan bir kavram var: Bilişsel cephe. Bu dört sütunu oluşturacak unsur sistemdir. Sistemleri kuracak olan da insandır. İnsanın davranışları değiştiğinde sistemlerin de değiştiğini biliyoruz. Toplumun da savunma sanayisine inanması ve güvenmesi lazım. Böylece hem bilişsel hem de duygusal cepheyi güçlendirebiliriz.'
'YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMANIN TEMEL AMACI TERSİNE BEYİN GÖÇÜ DEĞİL'
Yurt dışında yaşayan Türk mühendis ve uzmanlarla yürütülen çalışmalara ilişkin Karataş, 'Haziran 2024'ten itibaren izlediğimiz yol haritasında küresel ölçekte bulunan arkadaşlarımız ve vatandaşlarımız da önemli bir hedef kitle. Yaptığımız çalışmanın temel amacı tersine beyin göçü değil. Ben bu ifadeyi kullanmak istemiyorum, sevmiyorum. Yurt dışında yaşayan kişilerin orada kazandıkları bilgi ve becerilerden de faydalanabileceğimiz bir yol, bir yöntem bulmamız gerekiyor. Otuz yıl önce Avrupa'daki Türkler daha çok işçi olarak tanımlanırken bugün mühendis, uzman ve girişimci olarak da öne çıkıyor. Bu süreci avantaja çevirmemiz gerekiyor' ifadelerini kullandı.
'BERLİN VE HAMBURG'DAKİ TOPLANTILARDA 570'İN ÜZERİNDE ARKADAŞIMIZLA TEMAS KURDUK'
Karataş, yurt dışında gerçekleştirdikleri ziyaretlere ilişkin, 'Almanya'da Köln ve Münih ziyaretlerimizde 400'ün üzerinde arkadaşımızla buluştuk. Dokuz şirketimiz de bizimle birlikteydi. İngiltere'nin başkenti Londra'da iki gün boyunca 300'ün üzerinde mühendis ve uzmanımızla bir araya geldik. Daha sonra Almanya ve Hollanda'da Düsseldorf ve Rotterdam ziyaretlerini gerçekleştirdik. Bu ziyaretlerde 400'ün üzerinde arkadaşımızla görüştük. Berlin ve Hamburg'daki toplantılarda ise 570'in üzerinde arkadaşımızla temas kurduk' diye konuştu.
Yurt dışındaki Türk mühendis ve uzmanlardan alınan geri bildirimlere de değinen Karataş, 'Türkiye'de savunma sanayisinde çalışırken uğraştıkları yüksek teknolojilere, yurt dışına gittiklerinde aynı ölçüde erişemediklerini söylediler. Oradaki altyapının ve laboratuvar imkânlarının bazı alanlarda yeterli olmadığını belirttiler. Üçüncü olarak, cam tavan sendromundan bahsettiler. Yurt dışında belirli bir kariyer mimarisinin bulunduğunu ancak belli bir noktadan sonra üst pozisyonlara ilerlemekte zorlandıklarını söylediler' dedi.
'BEYİN GÖÇÜ YERİNE BEYİN SİRKÜLASYONU YAKLAŞIMININ BENİMSENMESİ'
Türkiye'ye dönen mühendis ve uzmanlarla da bir çalıştay gerçekleştirdiklerini belirten Karataş, şöyle devam etti:
'Bu kapsamda 22 firmadan 90 katılımcının yer aldığı bir program düzenledik. Çalıştaydan dört önemli stratejik öneri çıktı. Bunları kendi yol haritamıza da aldık. Birincisi, beyin göçü yerine beyin sirkülasyonu yaklaşımının benimsenmesi. Yurt dışına göçün bazen doğal bir süreç olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Ben de bunu doğal karşılıyorum. Beyin göçü yerine beyin sirkülasyonunu doğal bir kariyer mimarisi içerisinde inşa edebilir miyiz? Böyle bir stratejik öneri geldi. Biz de bunun üzerinde çalışmaya başladık. Üçüncü öneri, yurt dışındaki küresel yeteneklerimizi kayıt altına alabileceğimiz ve takip edebileceğimiz bir yetenek havuzu oluşturulmasıydı. Bu havuzda kişilerin yetkinliklerini görebilirsek Türkiye'deki teknoloji yol haritamız açısından hangi yetkinlik açıklarımızın bulunduğunu, bu alanlarda yurt dışında eğitim almış, proje yürütmüş veya çalışma deneyimi kazanmış kimlerin olduğunu belirleyebiliriz.'
'SAVUNMA SANAYİSİNİN GÜVENLİK MİMARİSİNİN İZİN VERDİĞİ ÖLÇÜDE ESNEK ÇALIŞMA'
Karataş, Türkiye'ye dönen uzmanların çalışma koşullarına ilişkin önerilerini de şöyle aktardı:
'Yurt dışından dönenler için mentorluk veya tersine mentorluk programları oluşturulması önerildi. Çünkü yurt dışından Türkiye'ye dönen bir kişinin adaptasyonu, herhangi bir işe yeni başlayan kişinin sürecinden farklı olabiliyor. Üçüncü öneri esnek çalışmayla ilgiliydi. Savunma sanayisinin güvenlik mimarisinin izin verdiği ölçüde esnek çalışma modellerinin uygulanıp uygulanamayacağı gündeme geldi. Bir başka önemli konu ücret politikalarıydı. Genellikle kıdeme ve deneyime göre şekillenen bir maaş ve bütçe mimarimiz var. Bunun farklılaştırılıp farklılaştırılamayacağı konusunda da öneriler geldi.
Kurumsal hiyerarşi de gündeme getirildi. Daha fazla matris yapılanmaya geçilebilir mi? Mevcut hiyerarşik yapı süreçleri yavaşlatıyor mu? Verimliliği engelliyor mu? Bu büyük fotoğraf bize, dünyadaki savunma sanayisinin giderek bilişsel cephe üzerine inşa edileceğini gösteriyor. Bilişsel cephenin temelinde insan var. İnsanı değiştirebilirsek, güncelleyebilirsek, doğru yetkinliklerle donatabilirsek, kritik teknolojilerde bu insanları bir araya getirebilirsek, o alanlarda tutabilirsek ve memnun edebilirsek çok büyük sorunlarımızın kalmayacağına inanıyoruz.'
ÇALIŞTAYDA 13 MASADA 13 SUNUM YAPILACAK
Savunma Sanayii Akademisi Eğitim ve Teknoloji A.Ş. Kıdemli Proje Uzmanı Hülya Özkök Açıksöz de çalıştayın programına ilişkin bilgi verdi. Açıksöz, çalıştay kapsamında 13 masa oluşturulduğunu ve her masada 9 katılımcının yer aldığını belirtti. Masalarda ayrıca savunma sanayisi temsilcileri, moderatörler ve sözcülerin de bulunduğunu kaydeden Açıksöz, çalıştay sonunda 13 sunum yapılacağını, her sunum için 5 dakika ayrıldığını ve sunumların toplam 65 dakika süreceğini bildirdi.
Daha sonra katılımcılar kendilerine ayrılan yerlere geçerek sunumları için çalışmaya başladı.




