Gündem

5 Nisan Avukatlar Günü... CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu: 'Savunma olmadan yargı olmaz'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 'Savunma olmadan yargı olmaz, yargının bağımsızlığı olmaz. Baroların bağımsızlığı olmadan yargı gerçekleşmez, adalet gerçekleşmez. O nedenle avukatlar sadece kendileri için mücadele etmiyorlar. Türkiye'de adalet için, Türkiye'de demokrasi için, Türkiye'de hukukun üstünlüğü için mücadele ediyorlar. Bizlere düşen görev, yurttaşlarımıza düşen görev, baroların bu mücadelesine, avukatların bu mücadelesine destek olmaktır' dedi.

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 'Savunma olmadan yargı olmaz, yargının bağımsızlığı olmaz. Baroların bağımsızlığı olmadan yargı gerçekleşmez, adalet gerçekleşmez. O nedenle avukatlar sadece kendileri için mücadele etmiyorlar. Türkiye'de adalet için, Türkiye'de demokrasi için, Türkiye'de hukukun üstünlüğü için mücadele ediyorlar. Bizlere düşen görev, yurttaşlarımıza düşen görev, baroların bu mücadelesine, avukatların bu mücadelesine destek olmaktır' dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Tanrıkulu, şunları kaydetti:

'Bugün 5 Nisan. 1878 yılının 5 Nisan'ında İstanbul Barosu kuruluşunun ilk genel kurulunu yaptı. O nedenle 5 Nisan bütün Türkiye'de Avukatlar Günü olarak kutlanıyor. Aradan 148 yıl geçmiş. Ama geldiğimiz bu günlerde Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar, hem savunmayı hem hukuku hem de adaleti katletti. Oysa savunma yargının kurucu unsurudur. Savunma örgütleri barolar, yargının kurucu unsurlarından birisidir. Bugün ne savunma var ne hukuk var ne adalet var. Hepsinin üzerinde büyük baskı var.

'Avukat Selahattin Demirtaş olmak üzere Selçuk Kozaaçlı, Can Atalay, Mehmet Pelivan ve daha birçok avukat cezaevlerindeler'

Diyarbakır Barosu'nun Başkanı sevgili dostum Tahir Elçi tam da savunma görevini savunduğu için, avukatları savunduğu için Baro Başkanı iken katledildi. Sadece geçen yıl iki avukat meslektaşımız görevleri nedeniyle yaşamlarından oldular. 23 meslektaşımız ağır saldırıya uğradı. Birçok avukat hakkında soruşturmalar açıldı. Başta meslektaşım avukat Selahattin Demirtaş olmak üzere Selçuk Kozaaçlı, Can Atalay, Mehmet Pelivan ve daha birçok avukat cezaevlerindeler. Onlara buradan selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Savunma olmadan yargı olmaz, yargının bağımsızlığı olmaz. Baroların bağımsızlığı olmadan yargı gerçekleşmez, adalet gerçekleşmez. O nedenle avukatlar sadece kendileri için mücadele etmiyorlar. Türkiye'de adalet için, Türkiye'de demokrasi için, Türkiye'de hukukun üstünlüğü için mücadele ediyorlar. Bizlere düşen görev, yurttaşlarımıza düşen görev, baroların bu mücadelesine, avukatların bu mücadelesine destek olmaktır. Dayanışma göstermektir.

Avukatlar bugün gerçekten de büyük özveriyle mücadele ediyorlar ama hem ekonomik olarak hem de hukuki olarak büyük baskı altındalar. Bu baskının kalkması için, avukatların ekonomik özgürlüğüne kavuşması için mücadele etmeliyiz. Avukatlara uygulanan angaryaya, köleliğe son vermeliyiz. Avukatlar hiçbir zaman köleliği kabul etmediler. Ama bugün CMK'yla, bugün adli yardımla, bugün vergi baskısıyla köleliğe mahkum ediliyorlar. Hep birlikte başaracağız. Bundan emin olun. Avukatlar ve barolar Türkiye'de demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ve adaletten, adalet mücadelesinden vazgeçmeyecekler. Ben buna emek veren bütün avukat meslektaşlarımın ve yargı çalışanlarının Avukatlar Günü'nü kutluyorum.'