Haber: Ahmet ÜN - Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin, 'Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz' dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır'a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, Vali Murat Zorluoğlu'na yaptığı ziyaretin ardından açıklamalarda bulundu.
Diyarbakır'a gelmekten memnuniyet duyduğunu söyleyen Gürlek, 'Burada övünerek ifade etmek isterim ki eşim muhterem hanımefendi bu coğrafyanın insanı bir hemşerimiz olarak bölgenin kültürlü ve geleneklerini evime taşımakta. Bizlere de bu kültür ve gelenekleri yaşatmaktadır. Bu nedenle bölgemizde aramızda sadece bir hizmet ilişkisi değil aynı zamanda güçlü bir gönül ve aile bağda bulunmaktadır. Nitekim bugün Diyarbakır'da bir bakan olarak ilk ziyaretimi yapmış olmam sebebiyle çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Sizlerle birlikteliğim yalnızca bir ziyaret amacı taşımamaktadır. Adalet Bakanı olarak demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve huzurun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını da paylaşmak için buradayız' diye konuştu.
'Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıkmıştır'
Orta Doğu'daki savaşa ilişkin de değerlendirmede bulunan Bakan Gürlek, şöyle konuştu:
'Hepinizin şahit olduğu üzere Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıkmıştır. Bugün yaşananlar sadece sınırların ötesinde değil insanlığın tam kalbinde hissedilmektedir. Ne yazık ki masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu tablo açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil, bu bir zulümdür. Ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır.
'Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan bu işgallerde benzer şekilde geleceğe dair umutları zedelemektedir'
Sayın Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir. Küresel sistem güçlü olanın haklı sayıldığı, zayıf olanın ise bir yapıya dönüşmüştür. Biz buna razı değiliz. Hiçbir zaman da razı olmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil hakkın yanında olandır. Yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleri ile sınırda kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan bu işgallerde benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Güçlü Türkiye'mizin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aktığıyla sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah'ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz.'
'Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir'
Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek. Malumunuz üzere bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkemizi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakımızın duruşunun ülkemizin ve bölgemiz için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Sayın Devlet Bahçeli'ye sürece olan katkılarından dolayı ben şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup güçlü Türkiye davamıza Hizmet eden ve terörsüz Türkiye yolunu zorlayan zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız.'
'Adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde irademizi kararlılıkla sürdüreceğiz'
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerinde hızlı adlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduklarını dile getiren Gürlek, şunları kaydetti:
'Adalet Bakanı olarak her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarımızda en temel sorumluluklarından biri olduğunun bilincindeyiz. Bu doğrultuda adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde irademizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Zira bu irade yalnızca bugünün değil, yarının da teminidir. Hükümetimiz adalet sistemi en ileri ve etkin bir şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürmekte, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılık kararlılığını tavizsiz bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışta hükümetimiz, geçmişten bugüne görev yapan adalet bakanlarımız, adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koydukları kıymetli çalışmalarının devamını sağlamak ve birikimi daha ileri götürmek amacıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz.'
'Diyarbakır'ımızın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik öneminin farkındayız'
Adalet Bakanlığı'nca Diyarbakır'da yapılan çalışmalara ilişkin bilgilendirmede bulunan Gürlek, 'Gelişen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır'ımızın adalet altyapısını daha da güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlarımıza sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla bugün Diyarbakır ziyaretimizi yaptık. Diyarbakır'ımızın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik öneminin farkındayız. Adalet Bakanı olarak bakanlığımızın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı bir şekilde takip edeceğiz. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yürütülen çalışmaların sonuç sonuçlarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemliyoruz' diye konuştu.
'Küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir'
Adalet Bakanlığı olarak milletin her kesimi ilgilendiren, her vatandaşa dokunan adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, daha etkin ve daha erişebilir kılan düzenlemeler için büyük bir heyecan içerisinde olduklarına vurgulayan Gürlek, 'Çünkü bizim için adalet sadece yargı süreçlerindeki ilerleyiş değil, hayatın her anlamda var olan bir yapıdır. Vatandaşlarımızın beklentisini biliyoruz. ihtiyaçlarını görüyoruz. Gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12. yargı paketimiz inşallah kısa sürede Meclise sunulacak. Ben Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir' ifadelerini kullandı.
'Milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye terör ve fitneye asla yer vermeyecektir'
'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sözlerini şöyle tamamladı:
'Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye terör ve fitneye asla yer vermeyecektir. Bu anlayışla devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizi omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu topraklarda binlerce yıllık kardeşliğin, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısıdır. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir güç bizi yolumuzdan ayıramaz.
'Bugün sizlerden ayrılsak da gönlümüz Diyarbakır'da kalacak'
Türkiye Cumhuriyeti devleti her şartta vatandaşının yanındadır. Adaletle, kararlılıkla ve güçlü iradeyle yoluna devam edecektir. Bugün bizlere ev sahipliği yapan kıymetli valimiz Murat Zorluoğlu'na teşekkür ediyorum. Bu anlamlı buluşmaya vesile olan her keslerime, şükranlarımı sunuyorum. Bugün sizlerden ayrılsak da gönlümüz Diyarbakır'da kalacak. Ancak bağlarımızı daha da güçlendirecek ve sizler de sık sık bir araya gireceğiz.'





