Memur-Sen heyeti Bakan Kurum'u ziyaret etti
Memur-Sen heyeti Bakan Kurum'u ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin siyaset ve ekonomi gündeminde geniş yer bulan "fon vurgunu" iddialarına ilişkin tartışmalar sürerken, iddialarda adı geçen isimlere yönelik resmi bir açıklama yapılmaması üzerine AK Parti hukuki süreç başlattı. AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, partinin kurumsal itibarını, kamuoyu nezdindeki saygınlığını ve kurumsal kimliğini hedef alan yayınlar ile beyanatlar nedeniyle yargı hamlesinde bulunduklarını bildirdi. İnan, yapılan asılsız ithamlara karşı partinin haklarını korumakta kararlı olduklarını vurguladı.
Üç ayrı dava dosyasıyla toplam 1 milyon 600 bin liralık tazminat talebi
AKP Genel Sekreterliği koordinasyonunda açılan davaların detaylarını paylaşan Eyyüp Kadir İnan, gazeteciler Şaban Sevinç, Timur Soykan, BirGün TV ve YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’yi kapsayan üç ayrı dosyanın toplamda 1 milyon 600 bin TL manevi tazminat talebi içerdiğini belirtti. Farklı tarihlerde gerçekleştirilen yayın ve açıklamalar doğrultusunda hazırlanan dava dilekçelerinin dağılımı şu şekilde açıklandı:
•⁠ ⁠Şaban Sevinç: Gazetecinin 28-30 Eylül ile 1 ve 8 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirdiği yayınlardaki ifadeleri gerekçe gösterilerek hakkında 500 bin liralık manevi tazminat davası açıldı.
•⁠ ⁠Timur Soykan ve BirGün TV: Gazeteci Timur Soykan ile BirGün TV'nin 26 Eylül ile 3 ve 10 Ekim tarihlerinde kamuoyuna sunduğu haber ve yayınlar nedeniyle ortak dosyada 600 bin liralık manevi tazminat talebinde bulunuldu.
•⁠ ⁠Zeynel Emre: YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre hakkında ise 12 Ekim tarihinde fon tartışmaları kapsamında yaptığı siyasi açıklamalar ve ithamlar nedeniyle 500 bin liralık manevi tazminat davası ikame edildi.
Eleştiri hakkı ile asılsız iddiaların ayrılması istendi
AK Parti'nin ifade özgürlüğüne, basın hürriyetine ve demokratik eleştiri hakkına tam bir saygı duyduğunu ifade eden Genel Sekreter İnan, bu anayasal haklar kullanılırken hukuki sınırların ve kurumsal kişilik haklarının mutlak surette korunması gerektiğine işaret etti. Demokratik eleştiri sınırı ile kurumsal kimliğe yönelik asılsız saldırıların birbirinden ayrılması gerektiğini belirten İnan, bu sınırın yargı eliyle tescil edileceğini ve gerçek dışı ithamlarla partinin yıpratılmasına müsaade etmeyeceklerini sözlerine ekledi.