Yurt

Bilecik İl Genel Meclisi Başkanlık seçiminde 'rüşvet' iddiası

CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, 1 Nisan 2026 tarihinde yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde 'CHP'li bir üyenin oyunun rüşvet, şantaj ve kumpas yoluyla AK Parti tarafından satın alındığını' iddia etti.

Haber: Gökay ŞİMŞEK

(BİLECİK) - CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, 1 Nisan 2026 tarihinde yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde 'CHP'li bir üyenin oyunun rüşvet, şantaj ve kumpas yoluyla AK Parti tarafından satın alındığını' iddia etti.

Bilecik İl Genel Meclisi üyeleri, 1 Nuisan 2026'da  başkanlık seçimi için sandık başına gitti. Mecliste 10 CHP, 8 AK Parti, 2 MHP ve 2 İYİ Parti üyesi olmak üzere toplam 22 oy kullanıldı. Seçim sonucunda AK Parti'nin adayı Ramazan Kurtulmuş 11 oy alırken, CHP'nin adayı İsmail Hakkı Elmas ise 9 oyda kaldı. İki oyun ise boş çıktığı görüldü.

Seçim sonrası CHP'de bir fire olduğu değerlendirilirken, parti içerisinde yapılan incelemelerde CHP'li 1 İl Genel Meclisi üyesinin boş oy kullandığı tespit edildi. Bunun üzerine CHP İl Başkanı Ali Özdemir, söz konusu CHP'li bir üyenin kullandığı boş oyun AK Parti tarafından 'Rüşvet, şantaj ve kumpas' yoluyla alındığını ileri sürdü.

CHP İl Başkanlığında açıklamalarda bulunan Başkan Özdemir, şunları ifade etti:

'1 Nisan 2026'da Bilecik'te İl Genel Meclisi seçimi gerçekleştirdik. Bilecik İl Genel Meclisi'nde yaşananlar, bir yerel yönetim seçimi değil; demokratik meşruiyetin rüşvet, şantaj ve kumpas kıskacında boğulma girişimidir. Bilecik halkının helal oylarıyla seçilen İl Genel Meclisi üyelerimizin iradesi, meclis aritmetiğine gölge düşüren bir süreçle karşı karşıya kalmıştır. Kirli ellerin müdahalesiyle sakatlanmış olan bu irade, sandıkta kazandığımız zaferin masa başında kurulan pazarlıklarla çalınmasına neden olmuştur.

Öncelikle basın yoluyla bize gönderme yapanlara sesleniyoruz; 'Dersimize iyi çalıştık' diyerek övündüğünüz o 'ders', siyaset değil, ahlak dışı bir operasyondur. Sizin çalıştığınız ders; bir meclis üyesinin ekonomik ve kişisel zaaflarını siyasi bir koz olarak kullanma sanatıdır. Sizin dersiniz; iş vaatleriyle, nakit pazarlıklarıyla insanların onurunu açık pazara çıkarma sanatıdır. Sizin ders dediğiniz ile bizim siyaset dediğimiz kavram çok farklıdır. Bizim siyasetimiz dürüst, şeffaf, açık ve nettir.

Yapılan ve adına 'ders' dedikleri bu siyasi oyunu kabul etmek mümkün değildir. Şimdi buradan soruyoruz; halkın iradesini banka dekontuyla takas etmek hangi ahlaka sığar? Siyasi istikballerini başkalarının borçlarını temizleme vaadi üzerine kuranlar üzerinden demokratik seçim ne kadar meşru olur? Karşısında dimdik durduğumuz, meşruluğu açıkça tartışma konusu olan girişimleri bizim yaptığımız düşünüldüğünde, biz böyle bir ahlaksızlık içerisine girseydik bugün ne olurdu? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. 

Cumhuriyet Halk Partisi kurumsal bir kimliktir. Bu kurumsal kimlikte partinin iç işleri hukuk, demokrasi içinde devam eder. Demokrasiden, hukuktan asla vazgeçilmez. Bu şahsı tespit ettiğimiz andan itibaren bizim açımızdan hukuki süreci başlamıştır. Arkadaşımızı süratle il disiplin kuruluna sevk etmiş bulunuyoruz. İl disiplin kuruluna sevk etmekle kalmayıp, şimdi bu arkadaşa düşen il genel meclisi üyeliğinden istifa etmesidir. İl genel meclisi üyeliğinden istifa etmediği müddetçe bu sancı bitmeyecektir. İl Genel Meclisi Başkanı seçilen Ramazan Kurtulmuş, 11 oyla seçilmiş bir arkadaşımızdır. Resmi olarak hukukidir, resmi olarak başkanlığı geçerlidir. Ancak yapılanlar düşünüldüğünde meşruiyeti kaybolmuştur. Bu saatten sonra bizim için meşru bir başkan değildir.'