İstanbul’un iki önemli ulaşım noktası olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün işletme haklarına ilişkin hazırlıkların hız kazandığı belirtiliyor. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen bazı otoyolların da sürece dahil edilebileceği aktarılırken, yerli ve yabancı yatırımcıların olası ihale için çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor.
Gündemdeki model, köprü ve otoyolların mülkiyetinin özel sektöre satılmasını değil, işletme hakkının belirli bir süreyle devredilmesini öngörüyor. Buna göre mülkiyet devlette kalacak; bakım, işletme ve bazı yatırım sorumlulukları ihaleyi kazanan şirkete veya ortak girişim grubuna bırakılacak.
Fransız şirket teklif vermeye hazırlanıyor
Fransa merkezli altyapı yatırım şirketi Meridiam SAS’ın, iki Boğaz köprüsünün işletme hakkıyla ilgilendiği ve olası ihale için hazırlık yaptığı belirtiliyor.
Şirketin Türkiye’de faaliyet gösteren Makyol İnşaat ile ortak hareket edebileceği, teklifin bir konsorsiyum üzerinden sunulmasının değerlendirildiği aktarılıyor. Ancak taraflar arasında yürütülen görüşmelerin henüz kesin bir anlaşmaya dönüşmediği kaydediliyor.
Süreçle yalnızca bu iki şirketin ilgilenmediği, bazı Türk müteahhitlik firmalarının da yabancı yatırımcılarla ortaklık kurarak ihaleye katılma seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.
İşletme süresi 25 yıl olabilir
Hazırlıkları süren çalışmada işletme hakkı süresinin 25 yıl olarak belirlenmesi seçenekler arasında yer alıyor. İhaleyi kazanan şirketin bu süre boyunca köprü ve otoyolların işletilmesinden, düzenli bakımından ve sözleşmede belirtilmesi halinde yeni yatırımlardan sorumlu olması bekleniyor.
Devletin ise mülkiyeti elinde tutarak ücret politikası, hizmet kalitesi, bakım yükümlülükleri ve güvenlik şartları konusunda denetim yetkisini sürdürmesi öngörülüyor.
İşletme hakkının devredilmesi halinde geçiş ücretlerinin hangi esaslara göre belirleneceği, artış oranlarının nasıl hesaplanacağı ve kamu denetiminin hangi yöntemle yapılacağı henüz netleşmedi.
İki farklı ihale modeli değerlendiriliyor
Çalışmalar kapsamında iki ayrı ihale modelinin masada olduğu ifade ediliyor. İlk seçenekte, köprü ve otoyolların trafik yoğunluğu, gelir potansiyeli, bakım maliyeti ve yapısal özelliklerine göre farklı gruplara ayrılması planlanıyor.
Bu modelin tercih edilmesi halinde her köprü veya otoyol grubu için ayrı ihale düzenlenebilecek. Böylece farklı yatırımcıların sürece katılması ve rekabetin artırılması hedeflenebilecek.
İkinci seçenekte ise iki Boğaz köprüsü ile Karayolları Genel Müdürlüğünün işlettiği belirli otoyolların tek bir paket halinde ihaleye çıkarılması değerlendiriliyor. Tek paket modeli, işletme ve bakım süreçlerinin aynı şirket tarafından yürütülmesine imkan sağlayacak.
Hangi seçeneğin kamu açısından daha fazla gelir sağlayacağı ve hizmet kalitesini artıracağına yönelik teknik ve mali çalışmaların devam ettiği belirtiliyor.
Satış değil, işletme hakkı devri
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamalarda köprü ve otoyolların doğrudan satışının söz konusu olmadığını bildirmişti. Yürütülen çalışmanın yalnızca işletme hakkı devrine yönelik olduğu vurgulanmıştı.
Karayolları Genel Müdürlüğünün işlettiği yaklaşık 2 bin kilometrelik yol ağının bakım ve işletme maliyetleri dikkate alınarak farklı modeller üzerinde çalışıldığı ifade edilmişti.
Özel sektörün işletmeye dahil edilmesinin kamuya maliyet, hizmet kalitesi ve yatırım ihtiyacı bakımından avantaj sağlayıp sağlamayacağının kapsamlı şekilde incelendiği belirtiliyor.
Geçiş ücretleri tartışmanın merkezinde
Olası işletme hakkı devrinde en fazla merak edilen konuların başında köprü ve otoyol ücretleri geliyor. İhaleyi kazanan şirketin geçiş ücretlerini tek başına belirleyip belirleyemeyeceği, fiyat artışlarının hangi formüle göre yapılacağı ve devletin ücretler üzerindeki yetkisinin nasıl korunacağı önem taşıyor.
Sözleşmede geçiş ücretlerinin enflasyon, döviz kuru veya başka ekonomik göstergelere bağlanması halinde sürücülerin ödeyeceği tutarlar uzun vadede değişebilecek.
Bu nedenle hazırlanacak ihale şartnamesinde ücret artışları, bakım standartları, hizmet sürekliliği ve kamu denetimine ilişkin maddelerin ayrıntılı biçimde düzenlenmesi bekleniyor.
Benzer ihale daha önce iptal edilmişti
Türkiye’de Boğaz köprüleri ile otoyolların işletme hakkının özel sektöre devredilmesi daha önce de gündeme gelmişti. 2013 yılında sekiz otoyol ile iki köprü ve bağlantı yollarını kapsayan bir ihale gerçekleştirilmişti.
Koç Holding, Gözde Girişim ve Malezyalı UEM Group’un oluşturduğu ortak girişim, 5,7 milyar dolarla en yüksek teklifi vermişti. Ancak teklif hedeflenen seviyenin altında kaldığı gerekçesiyle ihale iptal edilmişti.
O dönemde özelleştirme programından yaklaşık 7 milyar dolar gelir elde edilmesi bekleniyordu. Aradan geçen sürede köprü ve otoyolların trafik hacmi, geçiş gelirleri ve ekonomik değeri önemli ölçüde değişti.
Nihai karar henüz verilmedi
İşletme hakkı devrine ilişkin çalışmalar sürse de ihale tarihi, kapsamı, süresi ve uygulanacak yöntem konusunda henüz resmî bir takvim açıklanmadı.
Hazırlıkların tamamlanmasının ardından kararın ilgili kamu kurumları tarafından değerlendirilmesi bekleniyor. Sürecin başlaması halinde ihale şartnamesi, geçiş ücretleri, bakım yükümlülükleri ve şirketlerin sağlayacağı mali teminatlar kamuoyuyla paylaşılacak.





