Yurt

CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala'dan Trabzon Şehir Hastanesi için deprem riski uyarısı: Bilim insanlarının üniversitelerin teknik raporlarıyla ortaya konması gerekir

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 'Eğer bazı bilim insanlarının iddia ettiği gibi bir çöküntü meydana gelme ihtimali var ve zaman içerisinde bu meydana geliyorsa bu hastanede buna karşı nasıl önlemlerinin anlayacağının da toplumla paylaşılması gerekir. Bir takım önlemlerden söz ediliyor Sağlık Bakanlığı tarafından ama zeminle ilgili önlemlerle Sağlık Bakanlığı'nın gündeme getirdiği önlemler arasındaki ilişki deprem uzmanları tarafından zayıf bulunmuştur' dedi.

Haber: Esra Nur PERVAN

(TRABZON) Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 'Eğer bazı bilim insanlarının iddia ettiği gibi bir çöküntü meydana gelme ihtimali var ve zaman içerisinde bu meydana geliyorsa bu hastanede buna karşı nasıl önlemlerinin anlayacağının da toplumla paylaşılması gerekir. Bir takım önlemlerden söz ediliyor Sağlık Bakanlığı tarafından ama zeminle ilgili önlemlerle Sağlık Bakanlığı'nın gündeme getirdiği önlemler arasındaki ilişki deprem uzmanları tarafından zayıf bulunmuştur' dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Samsun Milletvekili Murat Çan ve Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ile birlikte yapımı süren Trabzon Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada hastanenin dolgu alanı üzerinde inşa edilmesi ve olası deprem riskleriyle ilgili tartışmalar gündeme getirildi.

'Dolgu alanları anayasamızda belirtilmiş ve kıyılar koruma altına alınmıştır'

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, kıyıların Anayasa'da koruma altına alındığını belirterek şöyle konuştu:

'Öncelikle belirtmek gerekirse kıyı ve dolgu alanları anayasamızda belirtilmiş ve kıyılar koruma altına alınmıştır. Kamusal alan olarak tarif edilmiş ve korunması gerektiği belirtilmiştir. Buna rağmen özellikle 2005 yılından sonra tam tersi bir uygulamayla çıkartılan yasalarla birlikte kamusal alan dışında da aslında karasal alanda yapılması gereken bir sürü bina maalesef getirilmiş bu dolgu alanları üzerinde kıyı alanlarında yapılmaya başlanmıştır. Trabzon'da bundan nasibini aldı. Aslında bugün önünde bulunduğumuz şehir hastanesinin ve bizim futbol kompleksimizin bulunduğu alanda özel bir kanunla birlikte bu aslında karasal alanda yapılması gereken binaların kıyıda yapılmasını sağlamış bulunmaktadır. Dolayısıyla şimdi bugün burada gerek EYOF nedeniyle 2008 yılında çıkarılan bir kanunla stadyumun yapılması sağlanmış , spor alanlarının kıyılarda yapılabilmesinin öne açılmış. Daha sonra da 2017 yılında şehir hastanelerinde kıyılarda yapılabileceği kanunen düzenlenmiş. Dolayısıyla hani az önce söyledik ya bir takım seri kanunlarla kıyıların dolgu alanlarının kullanılmaması gereken bu alanların kullanımının önünü açan iki aslında kötü örneği de Trabzon'da yaşamış.'

'Sağlık Bakanlığı'nın kamuya ait bir devlet hastanesi, bir eğitim araştırma hastanesi yapmakla ilgili bütün yatırımları olumlu buluyoruz'

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı'nın kamuya ait hastane yatırımlarını olumlu bulduklarını ve birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin kamu tarafından güçlü şekilde sunulmasının toplum açısından önemli olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

'Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı aday ofisi Sağlık Politika Kurulu olarak Sağlık Bakanlığı'nın bütün sağlık yatırımlarını yakından takip ediyoruz. Öncelikle şunu söylemek isterim. Sağlık Bakanlığı'nın kamuya ait bir devlet hastanesi, bir eğitim araştırma hastanesi yapmakla ilgili bütün yatırımları olumlu buluyoruz. Çünkü Türkiye'de özellikle 2003'ten bu yana uygulamaya konulan sağlıkta dönüşüm programı adındaki neoliberal sağlık politikaları maalesef sağlığı ticarileştirdi ve özel sektöre çok geniş bir alan açtı. Dolayısıyla kamu ne kadar sağlık yatırımı yaparsa insanların ihtiyaçları ne kadar kamuya ait sağlık yatırımları sayesinde birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak hastanelerden karşılanırsa o kadar memnun oluruz o kadar sağlık hakkının yerine getirilebilmesi için uygun bir zemin tanımlanmış olur. Bugün arkamızda gördüğünüz ve resmi kayıtlara göre dokuzyüz yatağı olacağı söylenen adı Trabzon Şehir Hastanesi olan hastanenin yapılması da bu bakımdan çok önemli.

Önce şehir hastaneleriyle ilgili birkaç şey söylemek isterim size. Biliyorsunuz şehir hastaneleri Sayın Cumhurbaşkanı'nın benim hayalimdi dediği bir proje olarak ortaya çıktı ve şehir hastanelerinin önce kamu özel iş birliği biçiminde bir sermaye yatırımının yurt dışından getirilerek yapılması benimsendi. Ve hatırlayın ilk bu projeler hayata geçirildiğinde 34 tane şehir hastanesinin kamu özel ortaklığı yöntemiyle yapılacağı kamuoyuna duyuruldu. Ancak daha başından bu yana bizlerin bu süreci takip etmesi ve bu yöntemle şehir hastanelerinin kamuya çok büyük bir yük olduğunun ortaya çıkmasından sonra bu 34 proje 18'de sınırlandırıldı. Şu anda Türkiye'de kamu özel ortaklığıyla bir başka deyişle şirketlerin yönettiği adı devlet hastanesi olan şehir hastanesi 18'de sınırlıdır. Fakat şehir hastanesi kavramından vazgeçmek istemeyen iktidar kamu özel ortaklığından vazgeçmek zorunda kalsa da yeni projelerin adlarını da şehir hastanesi olarak gündeme getirdi. Dolayısıyla Trabzon Şehir Hastanesi örneğin Bursa'daki şehir hastanesi gibi şirketler tarafından yönetilecek bir hastane değil. Bunu da olumlu buluyoruz. Sağlık Bakanlığı'nın kendi binasını yaptığı kendi donanımını ortaya koydu. Çalışanların zaten Sağlık Bakanlığı'na bağlı olduğu yapıların yurt çapında arttırılması ve şirketlere verilmiş olan yapılardan da kamunun arındırılması gerektiğini düşünüyoruz. İzleyenleriniz bilecektir. Son plan bütçe konuşmasında da çok net ortaya çıkmıştır ki maalesef mevcut bu 18 hastaneye Sağlık Bakanlığı bütçesinden aktarılan tutar nedeniyle bu tutarlar her yıl yaklaşık yüzde 10-11 civarındadır. Sağlık Bakanlığı bütçesi rehin alınmıştır. Dolayısıyla 2045 yılına kadar sürecek her yıl çok yüksek miktarda kira ödenecek uygulamaların terk edilmesi geç de olsa olumlu olmuştur.'

'Sağlık Bakanlığı'nın gündeme getirdiği önlemler arasındaki ilişki deprem uzmanları tarafından zayıf bulunmuştur'

Bazı bilim insanlarının dolgu alanındaki zeminle ilgili ileriye dönük çökme riski olabileceğine dair değerlendirmeler yaptığını belirterek bu iddiaların bilimsel raporlarla açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyleyen Kayıhan Pala, sözlerine şöyle devam etti:

'Trabzon Şehir Hastanesi'ne gelecek olursak uzun zamandır biliyorsunuz Trabzon'un gündeminde bizim de merkezden buradaki tartışmalar nedeniyle gündemimizde buraya yapılıp yapılmamasına ilişkin tartışmalar artık geride kalmıştır. Sağlık Bakanlığı'nın resmi bildirimlerine göre 14 milyarın üstünde bir kaynak aktarılarak yapılan bu hastanede şu anda yapılması gereken yüzde yüzük bölümün yüzde seksen altısı tamamlanmıştır. Geriye kalan en önemli sorunlardan bir tanesi bazı bilim insanlarının dolgu alanındaki bazı çöküntüler ve ileriye dönük sıkıntılar yüzünden dile getirdiği iddiaların araştırılması meselesidir. Buradan Sağlık Bakanına özellikle çağrıda bulunmak istiyorum. Bu kentte yaşayanların bize ta Ankara'ya gönderdiği bazı endişeler var. Eğer bir deprem olursa bu hastanede bulunmak kendi sağlıklarını tehlikeye atar mı atmaz mı diye yurttaşları bu tedirginlikten uzaklaştıracak endişeleri ortadan kaldıracak bizzat Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin veya da başka teknik üniversitelerinin hazırlayacak kapsamlı raporlarla sürecin toplumu açıklanması lazım. Dolayısıyla bir an önce şu anda yalnızca tartışma düzeyinde olan resmi raporların ortaya konulmadığı bir sürecin bakanlık tarafından ivedilikle tamamlanması gerçekten böyle bir durum var mı yok mu? Bilim insanlarının üniversitelerin teknik raporlarıyla ortaya konması gerekir. Eğer bazı bilim insanlarının iddia ettiği gibi bir çöküntü meydana gelme ihtimali var ve zaman içerisinde bu meydana geliyorsa bu hastanede buna karşı nasıl önlemlerinin anlayacağının da toplumla paylaşılması gerekir. Bir takım önlemlerden söz ediliyor Sağlık Bakanlığı tarafından ama zeminle ilgili önlemlerle Sağlık Bakanlığı'nın gündeme getirdiği önlemler arasındaki ilişki deprem uzmanları tarafından zayıf bulunmuştur.'