Gündem

CHP grup toplantısı... Özgür Özel: 'Otokrat ve ondan medet umanların hepsini birden yeneceğiz, Türkiye'ye demokrasiyi geri getireceğiz'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yapılacak ilk seçimleri beklediklerini belirterek, 'İlmek ilmek, acı acı zorluklarla bu yolu yürüyoruz. Ama herkes emin olsun ki yapılacak ilk seçim aynı Macaristan'da, Brezilya'da olduğu gibi demokratlarla otokrat arasında olacaktır. Otokrat ve ondan medet umanların hepsini birden yeneceğiz, Türkiye'ye demokrasiyi geri getireceğiz' dedi.

(TBMM) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yapılacak ilk seçimleri beklediklerini belirterek, 'İlmek ilmek, acı acı zorluklarla bu yolu yürüyoruz. Ama herkes emin olsun ki yapılacak ilk seçim aynı Macaristan'da, Brezilya'da olduğu gibi demokratlarla otokrat arasında olacaktır. Otokrat ve ondan medet umanların hepsini birden yeneceğiz, Türkiye'ye demokrasiyi geri getireceğiz' dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında 'Bu yüksek katılım, bu coşku, bu heyecan emin olun sürekli bir kötülükle karşımızda olanlara, partimize saldıranlara, seçilmişlere, belediye başkanlarımıza saldıranlara, arkadşlarımıza saldıranlara yani dost olmayanlara kaygı veriyor, dosta da güven veriyor, iyi ki varsınız' dedi. Özel, şunları kaydetti:

'Geçtiğimiz hafta evlatlarımızı hedef alan saldırıların yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik hadsiz bir saldırı gerçekleşti. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack iki gün sonra 106'ncı kuruluş yıl dönümünü kutlayacağımız Meclisimizin, bir Kurtuluş Savaşı'nı sonra kuruluşu örgütleyenlerin ve buradan en doğru yönetim biçimi olan demokrasiyi önceleyenlerin, kendisine krallık padişahlık Amerikan tipi başkanlık hangisini seçeceksin dendiğinde 'Millet bir Meclis kurdu ne görev verirse onu yapacağız' diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu çatının altındayız. Ve bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na güven mektubu sunanlar, 'Ülkem adına ülkemi orada ben temsil edeceğim, beni muhatap kabul edin. Size saygılıyız. Sizi buraya getiren iradeye saygılıyız. Şahsınızda Türkiye Cumhuriyeti'nin yanındayız. Kabul buyurunuz' diye güven mektubu sunanlar oturuyorlar. Bacak bacak üstüne atıyorlar. Geriliyorlar, yayılıyorlar. 'Tepki alacağımı biliyorum' ama deyip özensiz cümleler kuruyorlar. 'Buralarda' diyor. Antalya'da oturuyor. Atatürk'ün 'Şüphesiz dünyanın en güzel şehri' dediği Antalya'da Atatürk'ün en büyük eseri Cumhuriyet sayesinde o devlete gelip ülkem adına burada ülkemi ben temsil edeceğim diyen birisi yayıla kaykıla efendim 'Buralarda işe yarayan tek şey güçlü liderlik rejimleri oldu. Ya merhametli monarşiler ya meşruti monarşi türü yapılar... Demokrasi buralarda işlemiyor' diyor. Üstelik bu konuşmayı Cumhurbaşkanının himayesinde Dışişleri Bakanının ev sahipliğinde Antalya'daki Diplomasi Forumu'nda yapıyor.

Trump'ın yeni düzenini dünya düzeni olarak dayatırlarken Trump'ın özel temsilcisi olarak burada olan, Suriye'deki iyi iş yapıyor diyenler, İran'ı üç günde rejimini değiştireceğiz diyenler, yeni dini lideri seçerken bana danışın yoksa kabul etmem diyenler, yani artık Ortadoğu'da devlet dışı unsurlar yok devletlere tabi olsun ama her devletin başında benim dediğim olsun benim dediğim gibi yönetsin, benim çıkarlarımı onlar korusun dedikleri kukla lider modelini Türkiye'de söyleyip adına monarşi, adına demokrasi değil güçlü lider diyerek kendi tercihlerinin yönetim biçimini Trump'ın yeni düzenini Türkiye''de ilan etmeye çalışıyorlar.

'Bir kelime söylemediler buna dair'

Bu Barrack, Erdoğan'da olmayanı ona verip, her şeyi alacak Trump diyor. 'Olmayan nedir' sorusunun cevabına 'Meşruiyet' diyor. Erdoğan meşru değil. Ülkesinde seçim kaybetti, tartışılıyor, adil yönetmiyor, AİHM, AYM kararlarına uymuyor, hukuk tanımıyor. Bir kelime söylemediler buna dair. Trump'ın Dışişleri Bakanı, Erdoğan için Trump'la beş dakika görüşmek için yalvarıyorlar dedi. Bu laftan iki gün sonra gidip Trump'la görüştüler. Şimdi öyle bir durumla karşı karşıyayız ki artık Erdoğan-Trump ilişkisi Türkiye'nin menfaatini düşünen, onurunu kollayan kurumsal bir ilişki olmaktan, kurallara dayalı bir ilişki olmaktan çıkmış, karşılıklı çıkar ilişkisine dönmüştür. Erdoğan Trump'la kurduğu ilişkiyi bir al-ver, bir muhtaçlık ve 'O olmazsa ben olmam' diyerek ona karşı tek kelime sesini çıkaramayan bir noktaya gelmiştir. Nerede o Erdoğan'ın dış politikadaki yok efendim 'One minute'ini anlatanlar, ona posta koydu bunu bilmem ne yaptı... Macron'un parmağını tutmasından parmak güreşi diplomasisi bilmem nesi çıkaranlara soruyorum ne oluyor şimdi? Bu topraklarda yemini üzerine ettiğiniz Anayasa'nın tarif ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Başkanına beş dakika için yalvarıyor, bizden meşruiyet alıp her şeyi bize veriyor diyenlerin şimdi artık burada güçlü liderin monarşisi lazım, buralarda başka bir şey işlemiyor deyince susanlara söylüyorum.

'Kitlelerin sesini duymayan, kendilerine alan ve birlik yaratan yeni bir sistem kurmaya çalışıyorlar'

Aslında saflar net. Dünyada da netleşiyor. Diplomasi forumu diye kodladığınız yerde kimlerin gelip kimlerin gelmediğini bir görün. Kimler kimlerle beraber ne konuştu hafta sonu, siz kimlerle neleri konuştunuz, hangi lafları yuttunuz onu görün. Trump ya da Elon Musk Almanya'da AFD'yi destekliyorlar, geçmişteki o büyük acıları bize yaşatan yangınları, Solingen'deki faciaları yaşatanların siyasi yapısını destekliyor. Macaristan'a gidince Orban'ı, Hindistan Modi'yi, Türkiye'ye gelince Erdoğan'ı destekliyor bunlar. Dünyanın bütün otokratlarını bir arada tutan otokratların dayanışması, birbirinden öğrenmesi, birbirine öğretmesi, 'Ben burada kanun koydum. Bana karşı haber yapanı yalan bilgiyi yayma suçundan atıyorum.' O kanunu burada imzalayıp veriyorlar. Öbür tarafta 'Ben sosyal medyada şunu yaptım.' Bu tarafta aynısını yapıyorlar. Nerede özgürlüğü kısıtlayan bir şey varsa birbirlerinden öğreniyorlar ve hep kendilerini destekleyen, birbirlerini destekleyenleri var ederek, demokrasiyi gerileterek, halkların genel çıkarları yerine zümreleri koruyarak her ülkedeki zümrelerin dayanışmasıyla bütün ülkelerdeki yoksulları daha yoksul bırakan, güvencesizleri daha güvencesiz bırakan, kitlelerin sesini duymayan, kendilerine alan ve birlik yaratan yeni bir sistem kurmaya çalışıyorlar.

'İsrail'le, Filistin Kurtuluş Örgütü'yle, Pedro Sanchez'le, Brezilya'da Lula'yla, dünyanın bütün demokratlarıyla aynı saftayız'

İşte biz buna karşı Türkiye'de bütün demokratları darbeye direnmeye nasıl çağırdıysak İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'le dünyanın bütün demokratlarını başta Avrupa'daki Sosyalist Enternasyonal ile İlerici İttifak ayrılığını ortadan kaldıran, PES çatısı altında birleştiren Amerika'dan Brezilya'ya bütün demokratları davet eden ve küresel bir seferberlik ilan eden bir toplantıyı bir buçuk yıllık bir uğraşın sonunda Barcelona'da hayata geçirdik. Orada o toplantıya biz Barselona'dayken Milano'da Avrupa'nın aşırı sağcıları tepki gösterdi. İslamofobik söylemlerin sahipleri, Türkiye düşmanları, yabancı düşmanları, her türlü aşırı sağ yapılar, dünyanın demokratlarına karşı orada toplanıp bizim toplantıya laf ettiler. Türkiye'den de bizim toplantıya Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel sekreteri, sözcüleri laf ettiler. Herkes layığıyla beraber, herkes sevdiğiyle beraber, herkes benzer hayaller kurduklarıyla beraber. Onlar Avrupa'nın aşırı sağıyla, onları destekleyen Trump'la, Trump'ın desteklediği Netanyahu'yla aynı hattalar. Biz İsrail'le, Filistin Kurtuluş Örgütü'yle, Pedro Sanchez'le, Brezilya'da Lula'yla, dünyanın bütün demokratlarıyla aynı saftayız ve birlikteyiz.

Şimdi çaresiz kalınca bütün her şey ortaya kabak gibi çıkınca gruplarında perde indiriyorlar, izleyin bakalım diyorlar ve geçmişteki konuşmalardan bu kadarcık parçalar kesip utanmadan o yalanı oynatıp onun üstüne CHP'ye, partinin kurumsal kimliğine, geçmişine, geçmişte 12 Mart darbesini kendine kabul edip isyan eden ve onun üstünden yeni bir demokratik hat ve yeni bir yürüyüş örgütleyen Ecevit'ten utanmadan Türkiye'de Sevri yırtıp atıp Lozan'ı yaparken Türkiye'nin onurlu dış politikasını sarsılmaz dış politikasını tarif eden İsmet Paşa'dan utanmadan, birileri kırmızı halılarla işgal ordularını savunurken 'Geldikleri gibi gidecekler' diyen gazinin hattını tutturamayan 6'ncı Filo geldiğinde karşısına geçip secde edip 6'ncı Filo'ya 'Defol' diyenleri darağacına çekildiği sürecin iz düşümünü takip edenler CHP'ye dış politika kendilerine akıllarınca güçlü liderlik deyip demokrasi dışı yeni bir hat tarif edemezler. Ama ona söyledim: 'Sana helal olan hiçbir şey bize haram değil. Sana serbest olan hiçbir şey bize yasak değil. Hak etmediğimizi görürsek, duyarsak hak ettiğini duyacaksın' dedim.'

Özel, daha sonra dış politikaya ilişkin bir video izletti.

'Türkiye'ye demokrasiyi geri getireceğiz'

Özel, daha sonra, 'Sosyal medyadaki yalanlar, linçler ve acaba bir şekilde yine iktidarda kalacak mı diye endişe edenlere söylüyorum: Hiç kimse ama hiç kimse enseyi karartmasın. Zaten bu yaşananlar o gidişin habercileri. Bir bedel ödenmeden acı çekilmeden acıyla sınanmadan bu direnç testlerinde geçmeden iktidar olunmuyor. Bütün kadrolarımız, bütün arkadaşlarımız meselenin tam olarak farkındadır. Ve sadece iki buçuk yıldır girdiğimiz ilk seçimlerde 47 yıl sonra partimizi birinci yaptığımız gibi, Kuzey Kıbrıs seçimlerinde doğru bir yerde durduk, doğru bir hat tarif ettik, var güçleriyle gittiler, seçime müdahale ettiler. Yüzde 65'le kaybettiler. Macaristan'da Orban'ı desteklediler. Orban gitti. Brezilya'da Bolsonaro rakibini Lula'yı hapse attı. Hapiste tuttu. 12 yıl hapis cezası verdi. Ama eninde sonunda Lula cezaevinden çıktı. Seçimlere girdi. Bolsonaro'yu yendi ve iktidara partisini getirdi, ülkesindeki mağdurların sesi oldu. Türkiye'de iktidarın değişmesi için saflar bellidir. Dünyada nasıl Erdoğan, Trump ve İsrail aynı tarafta durup Tom Barrack'ın tarifiyle burada kendilerince kendilerine bir iktidar tarif ediyorlarsa biz Filistin'le beraber dünyanın bütün demokratlarıyla beraber yapılacak ilk seçimi bekliyoruz. İlmek ilmek, acı acı zorluklarla bu yolu yürüyoruz. Ama herkes emin olsun ki yapılacak ilk seçim aynı Macaristan'da, Brezilya'da olduğu gibi demokratlarla otokrat arasında olacaktır. Otokrat ve ondan medet umanların hepsini birden yeneceğiz, Türkiye'ye demokrasiyi geri getireceğiz' ifadesini kullandı.

(SÜRECEK)