(ANKARA) - CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, ülke nüfusunun giderek azaldığına dikkati çekerek, 'Bugün önlem almazsak, 2063'te sadece daha az nüfusa değil, çok daha yaşlı bir Türkiye'ye uyanabiliriz. Mesele sadece kaç kişi olduğumuz değil, nasıl bir Türkiye'de yaşayacağımızdır' dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de doğurganlık sorununun çözülmediği sürece 2063 yılında nüfusun 61-64 milyona gerileyeceğini belirtti. Tekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
'Bugün yaklaşık 86 milyonluk bir nüfusa sahibiz. Ancak doğurganlık sorunu çözülmez ve mevcut eğilim böyle devam ederse, uzmanların projeksiyonlarına göre 2063 yılında nüfusumuzun 61-64 milyon bandına gerilemesi bekleniyor. Bu, sadece 20 milyondan fazla insanın eksilmesi anlamına gelmiyor. Daha az çocuk, daha az genç ve giderek yaşlanan bir Türkiye demek.
'MESELE KAÇ KİŞİ OLDUĞUMUZ DEĞİL, NASIL BİR TÜRKİYE'DE YAŞAYACAĞIMIZDIR'
Bugün doğan çocukların sayısı, yarının çalışan nüfusunu, üretim gücünü ve toplumun geleceğini belirleyecek. Nüfus azalması bir anda gerçekleşmez. Sessizce başlar, yıllar sonra etkisini gösterir. Bugün önlem almazsak, 2063'te sadece daha az nüfusa değil, çok daha yaşlı bir Türkiye'ye uyanabiliriz. Mesele sadece kaç kişi olduğumuz değil, nasıl bir Türkiye'de yaşayacağımızdır.
Peki, 'Neden' diye soranlar varsa, cevap sadece doğurganlık oranlarında değil. Milyonlarca çocuğun ve gencin uyuşturucunun pençesine sürüklenmesi, kayıp çocuklar, suça bulaşan gençler, sosyal hayattan kopup evlere hapsolan çocuklar: Ve belki de en önemlisi derin yoksulluk. Bunlara bir de düzensiz kentleşmeyi, güvensiz yaşam alanlarını, gelecek kaygısını ve çocuk büyütmenin aileler için giderek ağırlaşan maliyetini eklediğimizde ortaya ciddi bir tablo çıkıyor. İnsanlar yalnızca 'çocuk yapmak istemiyor' diye düşünmek kolay.
'NÜFUS POLİTİKASI 'DAHA FAZLA ÇOCUK YAPIN' DEMEKLE DÜZELMEZ'
Asıl soru şu; gençler neden gelecek kurmak istemiyor? Aileler neden ikinci, üçüncü çocuğu düşünürken korkuyor? Çünkü nüfus politikası sadece 'daha çok çocuk yapın' demekle çözülemez. Çocuğun güvende olduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, ailelerin yoksulluk korkusu yaşamadan çocuk yetiştirebildiği bir ülke kurmadan doğurganlık sorununu çözmek mümkün değil. Bugün mesele yalnızca nüfusun 86 milyondan 61-64 milyona düşmesi değil. Mesele, o 61-64 milyonun nasıl bir Türkiye'de yaşayacağıdır.'




