(İSTANBUL) - CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçim sürecinin Türk siyasi hayatına kara bir leke olarak geçtiğini belirterek, 'Bu sürecin tek sorumlusu AKP'ye oy veren belediye meclis üyeleri değildir, ama bu belediye meclis üyelerini irade göstererek seçen, bunun arkasında duran, siyaseten referans olan arkadaşlarımızdır da. Herkes kendi özeleştirisini vermelidir' dedi.
CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimleri sonrası açıklamalarda bulundu. Yaklaşık bir haftadır takip ettikleri sürecin olumsuz sonuçlandığını belirten Sarı, üzgün, öfkeli ve karışık duygular içinde olduklarını dile getirerek, yaşananların Türk siyasi hayatına 'kara bir leke' olarak geçtiğini ifade etti.
5 Ağustos'ta yapılan başkan vekili seçimlerinde dördüncü turda CHP adayının seçimi kazandığını ancak geçersiz oylar gerekçesiyle seçimin iptal edilerek yenilendiğini aktaran Sarı, şunları söyledi:
'Bir defa burada ciddi bir AKP operasyonu olduğunu görüyoruz. İki tane belediye meclis üyemiz tutuklandı. Belediye meclis üyemiz oy kullanamaz hale getirildi. Biz bir önceki seçimde, bu iki belediye meclis üyemizin de oy kullanmasını sağlayacak şekilde seçimlerin ertelenmesi konusunda irade göstermiştik. Ancak bu iki belediye meclis üyemiz bugün oy kullanamadılar. Belediye meclis üyelerimiz Amine Cansu Çelik ve Ekrem Baki... Bu belediye meclis üyelerimizin iradesi bugünkü seçime yansımamış. Bu iki belediye meclis üyemizin iradesi, bugünkü seçime yansımadığı için seçim aslında iradesi sakatlanmış bir seçimdir.'
'DÖRT BELEDİYE MECLİS ÜYESİ AKP SAFLARINA KATILDI, BU ÇOK AÇIK BİR AHLAKSIZLIKTIR'
Süreç içerisinde CHP'den istifa eden meclis üyeleri Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Tahsin Usta ve Hüseyin Kazan'ın AK Parti'ye geçtiğini belirten Sarı, bu kişilerin tehdit edildiği veya kendilerine menfaat sağlandığı yönünde iddialar bulunduğunu, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de bunları paylaştığını ifade etti. Sarı, 'Hangi sebeple olursa olsun bir siyasal partinin mensubu olarak seçilmiş ve Üsküdar halkının iradesini o siyasal parti kapsamında temsil etme iradesine sahip olan bir kişinin başka bir siyasal partiye oy vermesi, onun siyasal menfaatlerine göre hareket etmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu çok açık bir ahlaksızlıktır' ifadesini kullandı.
'BU ARKADAŞLARA REFERANS OLAN PARTİ YÖNETİCİLERİMİZİN HİÇBİR KABAHATİ YOK MUDUR?'
Meclis üyelerinin yanı sıra onlara referans olanların da siyasal sorumluluk taşıması gerektiğini vurgulayan Sarı, şöyle konuştu:
'Ancak bir yandan da bütün faturayı bu arkadaşlarımıza kesmeyelim. Bu arkadaşlarımız büyük bir siyasi ahlaksızlık örneği göstererek Cumhuriyet Halk Partisi'nden seçildikleri halde AKP'nin adayına oy vermişlerdir. Ancak bu arkadaşlarımız belediye meclis üyesi yapılırken kimlerin referansıyla, nasıl, hangi şekilde belediye meclis üyesi olmuşlardır? Bütün sorumluluğu bu arkadaşımıza yükleyerek siyasal sorumluluktan kaçabilir miyiz? Bu arkadaşlarımıza referans olan, bu arkadaşlarımızı belediye meclis listelerine yazan, siyaseten bu arkadaşlarımızın arkasında duran parti yöneticilerimizin hiçbir kabahati yok mudur? Dolayısıyla bütün kamuoyunun bunu sorgulaması ve bu dört arkadaşımızla ilgili bedel ödemeleri gerektiğini düşünüyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Bu arkadaşlarımızı kim önermiştir? Kim yazmıştır? Siyaseten kim arkasında durmıştır? 2024 seçimlerinde aday belirleme süreçleriyle ilgili bütün yaşananlar Üsküdar'da herkesin hafızalarındadır, herkesin kayıtlarındadır. Herkes bunu bilmektedir. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın da bir özeleştiri yapıp bu sorumluluğu üstlenip çıkıp siyaseten gereğini yapmaları gerekir. İstifa edeceklerse istifa etsinler, özür dileyeceklerse dile getirsinler, bu siyasal sorumluluğu üstlensinler.'
'SEÇİMİN İÇİNDE DE FİRELERİMİZ OLDU'
İki üyenin tutuklu olması ve dört üyenin AKP'ye geçmesi sebebiyle seçime 21-21 başabaş girildiğini kaydeden Sarı, YENİ Parti grubu ile CHP grubunun tam mutabakat içinde hareket ettiğini belirtti. Ancak oylama sırasında fire verdiklerini belirten Sarı, şu değerlendirmeyi yaptı:
'Seçimin içinde de firelerimiz oldu. YENİ Parti grubu ve Cumhuriyet Halk Partisi grubu birlikte hareket ederek tam mutabakat içinde Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kazanılmış bir belediyenin yeniden Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalması ve AKP'ye gitmemesi için tam mutabakat içinde hareket etmiş olmalarına rağmen ilk iki turda bir belediye meclis üyemizin, 3. ve 4. turda da iki belediye meclis üyemizin fire verdiğini gördük. Bu arkadaşlarımızın kim olduğuna ilişkin kesin kanıtlar elimizde değil ama kimler olduğuna ilişkin değerlendirmeler yapılıyor. Bu arkadaşlarımız başka siyasal partiye geçerek açık biçimde oy kullanan arkadaşlarımızdan daha ahlaksızdırlar. Bu dört arkadaşımız Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılıp gidip başka bir siyasal partiye üye olan ve açık açık o siyasal partinin lehine oy kullanan arkadaşlarımız kadar karakterli ve şerefli değildirler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kalarak, kendilerini gizleyerek, arkadan hareket ederek, Cumhuriyet Halk Partisi'nin çıkardığı adaya oy vermeyerek çok daha büyük bir ahlaksızlık yapmışlardır.'
'2029'DA BİR KERE DAHA KAZANMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'
Süreç boyunca ilçe örgütü, belediye meclis üyeleri, belediye, YENİ Parti'nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı, ilçe başkanı ve meclis üyeleriyle tam bir iş birliği sağlandığını dile getiren Sarı, aralarında herhangi bir fikir ayrılığı bulunmadığını söyledi. Sarı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Biz yılmıyoruz, buradan geri adım atmıyoruz. Zor koşullarda kazandığımız Üsküdar Belediyesi'ni 2029'da bir kere daha Cumhuriyet Halk Partisi'ne kazandırmak için sonuna kadar çalışmaya devam edeceğiz. Bu konuda kararlılığımız tamdır. Bugüne kadar yapmış olduğumuz iş birliği de bunun bir göstergesidir. Bundan sonra da bu iş birliğimizin arkasında duracağız, durmaya devam edeceğiz. Üzgünüz. Bütün mücadeleyi ve bütün çabayı sürdürdüğümüz halde, bu konuda bütün desteği ve katkıyı sağlamış olduğumuz halde böyle bir sonuçla karşı karşıya kaldık. Bence bütün bu süreçte herkes kendi özeleştirisini yapmalıdır. Bu sürecin tek sorumlusu yoktur. Bu sürecin tek sorumlusu AKP'ye oy veren belediye meclis üyeleri değildir, ama bu belediye meclis üyelerini irade göstererek seçen, bunun arkasında duran, siyaseten referans olan arkadaşlarımızdır da. Herkes kendi özeleştirisini vermelidir. Herkes kendi özeleştirisini verirse bundan sonraki süreç çok daha sağlıklı bir şekilde yürür diye değerlendiriyoruz.'




