(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, 'Dünya gıda enflasyon listesinde devlet başkanı kaçırılan Venezuela, savaş içindeki İran ve enflasyonun yıllardır en yüksek olduğu Arjantin'den sonra dördüncü sıradayız. İç savaşı tam olarak bitmeyen Suriye bile bizden iyi durumda' dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, yazılı açıklamasında, ağustos verilerine göre, Türkiye'nin dünya gıda enflasyonunda dördüncü sırada olduğunu bildirdi.
İlgezdi, 'Gıda enflasyonu yaz döneminde de dur durak bilmiyor. Dünya gıda enflasyon listesinde devlet başkanı kaçırılan Venezuela, savaş içindeki İran ve enflasyonun yıllardır en yüksek olduğu Arjantin'den sonra dördüncü sıradayız. İç savaşı tam olarak bitmeyen Suriye bile bizden iyi durumda. Meyve ve sebzenin en bol olduğu yaz döneminde bile halkımız gıdaya erişemiyor. Köprüleri, otoyolları satmaya hazırlanan AKP iktidarı, halkını aç bırakmaya devam ediyor' ifadelerini kullandı.
Türkiye'de, savaşın ve kaosun olduğu ülkelerden bile daha kötü durumda bir gıda enflasyonu bulunduğunu belirten İlgezdi, 'Yanlış ekonomi ve tarım politikalarını inatla ve ısrarla sürdüren AKP, savaş ülkeleri Sudan, Yemen ve Myanmar'dan kat be kat kötü durumda. Eserinle övün AKP, verimli topraklarımızda halkımıza ihtiyacı olan gıdayı sağlamamakla övün' açıklamasında bulundu.
BU ÜLKENİN TOPRAKLARINDAN BEREKETİ, İNSANINDAN EKMEĞİNİ ÇALDILAR
Akkuş İlgezdi, asgari ücretlinin, emeklinin açlık sınırının; memurların da yoksulluk sınırının altında yaşam savaşı verdiklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
'Uygulanan akıl dışı ekonomi programların, tarım ve hayvancılığı bitiren hamlelerin ağır faturasını halkımız çekiyor. Bugün mutfaktaki yangınla halkımız mücadele ediyor. Gıdaya erişimin her geçen gün imkansız hale geldiği, çocukların yatağa aç girdiği kapkaranlık bir iklimi yaşıyoruz. AKP iktidarı, bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının dahi altında hayatta kalmaya çalışan milyonlarca insan yarattı. Yanlış ekonomi politikalarıyla, üreticiyi toprağına küstüren kararlarla güzel ülkemiz, adeta planlı bir kıtlık coğrafyasına dönüştürüldü. Asgari ücretlilerimiz, ömrünü bu ülkeye vermiş emeklilerimiz ve geleceksiz bırakılan işsizlerimiz tamamen açlığın insafına terk edildi. Halkımızı bu çaresizliğe mahkum eden şey bir kader değil; bu durum, iktidarın emeğin ve emekçinin karşısında durup; rantın, şatafatın ve haksız zenginliğin tarafında açıkça saf tutmasının en net kanıtıdır.'



