Gündem

CHP'li Özlale'den 'Meslek Fabrikası' tepkisi: 'Binlerce gencimize mesleki eğitim ve iş kazandıran bu fabrikayı kapatmak hukuksuzluktur, vicdansızlıktır'

CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine tepki göstererek, 'İzmir'in gençlerine mesleki eğitim konusunda yıllardan beri özenle faaliyet gösteren, binlerce gencimize mesleki eğitim ve iş kazandıran bu fabrikayı kapatmak hukuksuzluktur, vicdansızlıktır. Bir devlet böyle yönetilmez. Eğer İzmir'i de ileride yönetmek istiyorsanız bunun yolu da bu değildir. Ne İzmir'in kalbini ne de İzmir'in kararını, İzmir'in vicdanını böyle fethedemezsiniz' ifadesini kullandı.

(TBMM) - CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine tepki göstererek, 'İzmir'in gençlerine mesleki eğitim konusunda yıllardan beri özenle faaliyet gösteren, binlerce gencimize mesleki eğitim ve iş kazandıran bu fabrikayı kapatmak hukuksuzluktur, vicdansızlıktır. Bir devlet böyle yönetilmez. Eğer İzmir'i de ileride yönetmek istiyorsanız bunun yolu da bu değildir. Ne İzmir'in kalbini ne de İzmir'in kararını, İzmir'in vicdanını böyle fethedemezsiniz' ifadesini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Meslek Fabrikası'na ilişkin konuştu. 'Bugün bu basın toplantısını yapmamızın sebebi, bildiğiniz gibi İzmir'de dünden beri başlayan bir hukuksuzluğun artık hat safhaya ulaşmış olması. Dün sabaha karşı saat 05.00'te polis bir binayı kuşatma altına aldı, ablukaya aldı' diyen Özlale, şunları kaydetti:

'Bu bina; ne içinde şüpheli birilerinin olduğu bir yerdi ne bir terör örgütünün hücre yuvasıydı ne de bir cezaevi, adliye ya da herhangi bir şekilde devletimize aykırı bir eylemin yapılması planlanan bir binaydı. Bu bina tarihi Meslek Fabrikası'ydı ve burada yüzlerce gencimiz mesleki eğitim görüyordu. Evet, yanlış duymadınız. Sabaha karşı 05.00'te bu devletin polisi, bu ülkenin gençlerine mesleki eğitim vermekten başka hiçbir kaygısı olmayan bir hizmet binasını ablukaya aldı. Öğrencilerimiz mesleki eğitimden mahrum kaldı. Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de içeride yüz milyonlarca liralık malı şu anda maalesef rehin bırakıldı. Büyükşehir Belediye Başkanımız, milletvekillerimiz, ilçe başkanlarımız, il başkanımız, ilçe belediye başkanlarımızın hiçbirinin binaya girmesine izin verilmiyor.

'Fabrikayı ablukaya almak neyin mantığıdır?'

Şimdi burada hukukun birkaç tane tarafı var ama ben kimsenin konuşmadığı bir yerden bu konuya yaklaşmak istiyorum. Diyelim ki AK Parti'li sayın vekillerin iddiaları doğru; diyelim ki böyle olsun. Birazdan doğru olmadığını söyleyeceğim ama diyelim ki bu binanın sahibi de hakikaten Vakıflar Genel Müdürlüğü olsun. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün elinde kullanmadığı onlarca bina varken; restorasyonu tamamıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmış, çok uzun bir süredir Türkiye'nin ve İzmir'in en büyük ihtiyaçlarından bir tanesi olan mesleki eğitimi İzmirli başta gençlere, İzmir'in bütün hemşerilerimize veren bir tarihi Meslek Fabrikası'nı ablukaya almak neyin mantığıdır? Yani böylelikle AK Parti'li vekiller, bu iktidar ve bu iktidarla beraber hareket eden yargı hakikaten neyi amaçlamaktadır? Dediğim gibi diyelim ki haklı olsunlar, diyelim ki AK Parti sonuna kadar haklı olsun. Bunun karşılığı; restorasyonu İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan, içeride yüzlerce çocuğumuzun mesleki eğitim aldığı bir binayı ele geçirmek midir? Bu binanın içerisindeki mallara, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mallarına el koymak mıdır? Bu çocukları mesleki eğitimden mahrum bırakmak mıdır? Yani bu intikam kültürü, bu öç alma günün sonunda geliyor, İzmir'in başta gençleri olmak üzere bütün kıymetli hemşerilerimizi vuruyor. O yüzden haklı haksız bir tarafa; dün yapılan bu girişim, Meslek Fabrikası'nın ablukaya alınmış olması AK Parti'nin İzmir'e yaptığı bir kötülüktür.

'Yapılan bu şey Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesine de aykırıdır'

Şimdi gelelim işin hukuki tarafına. Bildiğiniz gibi bu Meslek Fabrikası, 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne verilmiş; 1940 yılında bunun tapusu alınmış. Tapunun üzerindeki ufak bir şerh de Aziz Kocaoğlu başkanımız zamanında kaldırılmıştı. Dolayısıyla burada mülkiyetin İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğu zaten kesin. Bunun yanında diyelim ki burada Vakıflar Genel Müdürlüğü bir hak iddia ediyor; bir yargı sonucu da yok. Yani burada da başka bir hukuksuzluk ortaya çıkıyor. Bakın burada getirdim; üç tane Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne verilmesi gereken ve yine ileride de ablukaya alınacak ve İzmir'i gerçekten üzecek, kızdıracak üç tane binamız var. Bunlardan bir tanesi Meslek Fabrikası, bir tanesi Gasilhane binası, bir tanesi de Egemenlik Evi. Bunlarla ilgili yargılama hala devam ediyor. Kesinleşmiş bir karar yok. Yargılaması devam ederken, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin haklı itirazları orada dururken tutup polisin, yargılaması devam eden bir binayı abluka altına alması neyi göstermektedir? Kaldı ki yapılan bu şey Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesine de aykırıdır.

'İzmir'in gençlerine yapılan haksızlığın bir an önce son bulmasını diliyorum'

Yargılama devam ederken verilmiş bir hüküm yokken ve aynı zamanda bizim iddialarımıza göre bu Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesine aykırı bir işlem yapılırken; tapusu tamamıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde olan ve daha da önemlisi İzmir'in gençlerine mesleki eğitim konusunda yıllardan beri özenle faaliyet gösteren, binlerce gencimize mesleki eğitim ve iş kazandıran bu fabrikayı kapatmak hukuksuzluktur, vicdansızlıktır. Bir devlet böyle yönetilmez. Eğer İzmir'i de ileride yönetmek istiyorsanız bunun yolu da bu değildir. Ne İzmir'in kalbini ne de İzmir'in kararını, İzmir'in vicdanını böyle fethedemezsiniz. Dolayısıyla bir an önce ben AK Parti'li vekillerden ve AK Parti'den bu konuyla ilgili geri adım atmalarını rica ediyorum. Burada bizim AK Parti ile olan tartışmamızın günün sonunda İzmir'in gençlerine zarar verdiğini görmelerini istiyorum ve bu hukuksuzluğun, bu haksızlığın, bu vicdansızlığın, bu İzmir'in gençlerine yapılan haksızlığın bir an önce son bulmasını diliyorum.'