CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan finansal sisteme milyarlarca lira aktarıldığı iddialarının araştırılması için TBMM’de komisyon kurulmasını istedi. CHP belediyeleri de dahil olmak üzere tüm belediyelerin ve bakanlıkların incelenmesi çağrısı yapan Sarı, siyasi ahlak yasasının çıkarılmasını da talep etti. “Hodri meydan, arınma komisyonunu kurmaya var mısınız?” diye seslendi.
TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Sarı, fon soruşturmasının yanı sıra ABD’deki ara seçimler, bütçe tercihleri ve kademeli emeklilik talebi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Fonla ilgili açıklamalarda tutarsızlık olduğunu savunan Sarı, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının Meclis ve kamuoyu tarafından görülebilmesi gerektiğini söyledi.
ABD Kongresi Ve Türkiye’nin Çıkarları
ABD’de Demokratların Kongre’nin iki kanadında çoğunluğu elde etmesinin, Başkan Donald Trump’ın görev süresinin kalan iki yılında Kongre’nin denetim gücünü artıracağını belirten Sarı, seçim sonuçlarını yalnızca parti rekabeti üzerinden ele almadıklarını ifade etti. CHP’nin değerlendirmesinde demokratik kurumların işleyişi, uluslararası siyasette istikrar ve Türkiye’nin ulusal çıkarlarının öne çıktığını kaydetti.
Kongre’deki değişimin İran politikasının geleceği açısından da önem taşıdığını söyleyen Sarı, Türkiye’nin bölgedeki gerçekleri ve uzun vadeli güvenlik çıkarlarını gözetmesi gerektiğini belirtti. Enerji arz güvenliğinin sağlanması, deniz ticaret yollarının açık tutulması ve bölgesel ekonomik istikrarın korunmasının Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Bölgedeki askerî gerilimin düşürülmesini, ülkenin ekonomik güvenliği bakımından da gerekli gördüklerini aktardı.
Sarı, Türkiye ile ABD arasında savunma sanayisi, yaptırımlar ve Suriye’deki güvenlik düzenlemeleri gibi çözüm bekleyen başlıklar bulunduğunu söyledi. Bu nedenle Ankara’nın Amerikan yönetimiyle ilişkilerinin yanı sıra Kongre’nin iki kanadıyla da güçlü kurumsal temas kurması gerektiğini dile getirdi. Dünyadaki seçim sonuçlarının, seçmenlerin hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği ve yöneticilerin hesap verebilirliği konularına duyarlılığını gösterdiğini savundu.
Fon Aktarımı İddiaları Ve Hesap Verme Çağrısı
Fon soruşturmasına ilişkin konuşan Sarı, CHP milletvekillerinin 3 Kasım’da Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmeler sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a kaynak aktarımıyla ilgili sorular yönelttiğini belirtti. Sarı’nın aktardığına göre Işıkhan, tasfiye sürecindeki fonlara kaynak aktarılmadığını söyledi; İŞKUR Genel Müdürü ise milletvekillerinin soruları üzerine kaynak aktarıldığını açıkladı.
Bu açıklamaların birbiriyle uyuşmadığını ileri süren Sarı, kamu kaynaklarının fon krizindeki kayıpları karşılamak amacıyla kullanılıp kullanılmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Kurumların işlemlerini şeffaf ve denetlenebilir biçimde Meclis’e ve kamuoyuna sunmadığını söyleyen Sarı, bu nedenle ayrıntıların ortaya çıkarılamadığını savundu. Bakanın açıklamaları konusunda hesap vermesi gerektiğini de belirtti.
Sarı, İşsizlik Sigortası Fonu’nun çalışanların geleceğini güvence altına alan bir kaynak olduğunu vurgulayarak, belirli grupların fonlardan paralarını çekebilmesi için kamu kaynaklarının kullanıldığı iddiasını gündeme getirdi. İşlemlerle bağlantılı olduğunu söylediği Halk Yatırım, Halkbank, Takasbank ve İŞKUR’u sıraladı; siyasi sorumluluğun ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda olduğunu ifade etti. Fon krizinde adı geçen kurum ve kişiler arasında bağlantılar bulunduğunu, ancak siyasi sorumluların açıklanmadığını öne sürdü.
Kamuoyunda 241 kişilik bir listeden söz edildiğini belirten Sarı, listenin Cumhurbaşkanlığı’nda ya da muhalefet partilerinin elinde olduğu iddialarının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Liste kimdeyse kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyleyen Sarı, siyasi sorumluluğun kriz dönemlerinde göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Belediyeler Ve Bakanlıklar Denetlensin
Sarı, fon meselesini Meclis’te gündeme getirdiklerinde AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarını dile getirdiğini aktardı. Yanıt olarak yalnızca CHP belediyelerinin değil, bütün siyasi partilerin yönettiği belediyelerin incelenmesini önerdiklerini söyledi. Meclis’in denetim yetkisini kullanarak belediyelerin yanı sıra bakanlıkları ve kamu kurumlarını da araştırması gerektiğini belirtti.
Kurulacak komisyonun, yolsuzluk, hırsızlık ve usulsüzlük iddialarını adil biçimde incelemesini, tespit edilen konuları yargıya taşımasını istediklerini ifade eden Sarı, denetimin kamuoyu önünde ve şeffaf yürütülmesi çağrısı yaptı. CHP belediyeleri dahil tüm belediyelerin, bütün bakanlıkların ve iddia konusu başlıkların araştırılması gerektiğini yineledi.
Yolsuzluk iddialarına ilişkin iktidara yakın isimlerle muhaliflere farklı uygulandığını savunan Sarı, fon soruşturmasında adı geçen ve bu nedenle AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da konuştu. Kaya’nın “WhatsApp gruplarından çıkarılarak gönlü kırılmış eski bakan” olarak anılmasına değinen Sarı, bu durumu gazetecilerin ve iktidarı eleştirenlerin gözaltına alınmasıyla karşılaştırdı. Siyasi ahlak yasasının çıkarılmasını istedi.
Bütçe Ve Kademeli Emeklilik Eleştirisi
Fon krizindeki kaybın 800 milyar liranın üzerinde olduğunun öngörüldüğünü söyleyen Sarı, bu miktarın Tarım ve Orman Bakanlığına ayrılan 760 milyar liralık bütçeyi aştığına dikkat çekti. Tarımsal destekler için millî gelirin yüzde biri oranında kaynak ayrılması gerektiğini belirten Sarı, bu tutarın 1 trilyon 112 milyar lira olduğunu, bütçede ise 235 milyar lira bulunduğunu kaydetti. Üreticilerin hak ettiği kaynağın kendilerine verilmediğini savundu.
Kademeli emeklilik bekleyen yaklaşık 4,5 milyon kişi bulunduğunu, ancak bütçede bu talep için kaynak ayrılmadığını söyleyen Sarı, vatandaşların Meclis’te ve meydanlarda taleplerini dile getirdiğini aktardı. Bir gün nedeniyle 17 yıl daha çalışmak zorunda kalanların bulunduğunu, yaşları geldiği hâlde iş bulamayan ya da emekli olamayan kişilerin adaletsizlikle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Sarı, fon soruşturması kapsamında bazı yöneticilere yönelik işlemlerin yeterli olmadığını, sorumluluğu bulunan yönetim kadrolarının görevden alınması gerektiğini söyledi. Daha önce Meclis’e bilgi veren ve düzenlemelerin hazırlanmasında görev alan bazı kişilerin sonradan soruşturmayla karşılaşmasını da eleştirdi. TBMM’de bütün kamu kurumlarını kapsayacak bir araştırma ve arınma komisyonu kurulması çağrısını yineleyerek, siyasi ahlak yasasının çıkarılması konusunda iktidardan yanıt beklediğini bildirdi.


