(RİZE) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki konuşmalarının kaydedildiği iddialarını yineleyerek, 'Bir kasa tutmuş bir bankada, o bankadaki kasaya ses kayıtlarını istifliyor. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Nasıl 17-25 Aralık'ta sen ameliyata girerken fırsat bilip harekete geçmişlerdi, karşı atak verdin. Şimdi sesleniyorum. Bugün Ankara'da o banka, o bankada o kasa: Orası kapalı ama İçişleri Bakanlığı gidebilir, hızla bir karar aldırabilir, o banka kasasını açtırabilir, Akın Gürlek'in senin ilerisi için sesini kaydettiği o hafıza kartlarına el koyabilir. Bu operasyonu bugün yaparsan memleketi de kurtarırsın. Büyük bir yanlıştan da dönersin' dedi.

CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 108'ncisi Rize 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı'nda başladı.

'SİZİNLE BİRLİKTE BU MADEN YIKIMINA KARŞI ÇIKACAĞIZ'

Rize'nin yüzde 82'sinin maden ruhsatına açıldığını söyleyen Özel, 'Bu rakam Ordu'da yüzde 74, Giresun'da yüzde 85, Artvin'de yüzde 71, Trabzon'da yüzde 77, Gümüşhane'de yüzde 93. İkizdere, Çamlıhemşin, Çayeli, Ardeşen, Fındıklı, Pazar teker teker büyük bir tehlikenin karşısındalar. Bu hafta iki yerde ihaleler yapıldı bu ayın başında. Biri Ardeşen'de, biri Çayeli'nde. Buralardan başladı. Ardeşen'de muhtarlar, vatandaş, her siyasi görüşten insanlar fiili mücadeleye geldiler. Mücadele başlattılar. Şimdilik bir geri adım attırdılar. Çayeli de itiraz ediyor. Çayeli de ayağa kalkıyor. Çayeli'nde üç tane ihaleyi tamamladılar. Üç yandaş şirket geldi. Çayeliler soruyor: 'Biz üvey evlat mıyız?' Biz de itiraz ediyoruz. Ormanlarımız, ağaçlarımız, derelerimiz niye madenlere gitsin diye. Buradan selam olsun Ardeşen'e, İkizdere'ye, Çamlıhemşin'e, Pazar'a, Fındıklı'ya ve Çayeli'ne. Sizinle birlikte direneceğiz. Sizinle birlikte bu maden yıkımına, kıyımına karşı çıkacağız' diye konuştu.

'RİZE'NİN AĞACINI EDİRENLERİ HESABA ÇEKECEĞİZ'

CHP olarak ne madene ne de madenciliğe karşı olmadıklarını söyleyen Özel, madenciliğin usulüne göre çağdaş yöntemlerle, ağaçları katletmeden, dereleri zehirlemeden, suları kurutmadan, uygun coğrafyalarda yapılması gerektiğini belirtti. Özel, 'Ama Rize'nin, Çayeli'nin, Ardeşen'in güzelim ormanlarına, derelerine altın aramaya gelip de Amerika'dan beyaz adamın gelip de zehir ettiği, katlettiği gibi bir talan rejimini şimdi de beyaz adam değil ama 'AK adamların', AK Parti'nin yandaş şirketlerinin yapmasına izin vermeyeceğiz. Bu yüzden yetkilerini yandaş holdinglerden yana, büyük şirketlerden yana kullananlara, yürütmeyi durdurma kararı önüne geldiğinde siyasi baskılara teslim olanlara hatırlatıyorum: Bu işin bir sonu var. Seçim var. Seçimden sonrası var. Buranın, Rize'nin ağacını, deresini yandaşlara ezdirenleri günü gelince hesaba çekeceğiz. Buradan hayatımızın en büyük siyaset dersini bütün Türkiye'nin gözü önünde onlara veren Havva Ana'yı selamlıyorum. Havva Ana karşısına çıkanlara şöyle demişti: 'Kaymakam kim? Vali kim? Devlet benim, devlet benim.' demişti Havva Ana. O yüzden yandaş şirketten değil, Havva Ana'dan yana dursun önüne mahkeme kağıdı gelen hakimler' dedi.

'RİZE'DEN ESRA IŞIK'I SELAMLIYORUZ'

Muğla'daki İkizköy direnişinin simge isimlerinden İkizköy Muhtarı Necla Işık ve tutuklu kızı Esra Işık'ı selamlayan Özel, 'Esra Işık, ağaçlar kesilmesin diye ağaçlara sarıldı. 'Kamu görevlisine engel olmak suçundan' İzmir'de hapse atıldı. Şimdi buradan, oradan burayı izliyor. Buradaki çevre mücadelesini Muğla'nın köylüleri adına Esra Işık burayı selamlıyor. Biz de Esra'yı selamlıyoruz. Akbelen'i selamlıyoruz. Necla Muhtar'ı selamlıyoruz. Ve hepsine söylüyoruz: Havva Ana'nın dediği gibi, siz kimsiniz ve çevre katilleri? Vali kim? Kaymakam kim? Devlet benim, devlet benim diyoruz' ifadesini kullandı.

'EKREM BAŞKAN YARGILANMIYOR, 'AK TOROSLAR ÇETESİNİ' YARGILIYOR' 

Ülkede adalet olmadığı takdirde bereketin olmayacağını belirten Özel, 'Gelirde adalet olacak. Vergide adalet olacak. Sosyal hayatta adalet olacak, mahkemelerde adalet olacak. Ama maalesef ülkemizde büyük bir adaletsizlik hüküm sürüyor' sözleriyle CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun bir yılı aşkın süredir hapiste tutulduğunu hatırlattı. Özel, 'Bugün sizi 12 metrelik bir hücresinden izliyor. Hemşehrinize, Karadeniz'in yiğit evladına bir selam olsun. Türkiye'de envai çeşit suçlu, suç örgütü, çete, uyuşturucu, mafya girip girip çıkarken 14 aydır içeride duruyor. 8 ay iddianame bekledi. Nihayet yargılama başladı ve iddianamenin içi bomboş. Tek bir kanıt ortaya çıkmadı. Ve Ekrem Başkan ve arkadaşları o duruşmada yargılanmıyorlar. Adeta kendilerine iftira atan 'AK Toroslar çetesini' yargılıyorlar' değerlendirmesinde bulundu.

'BAK SAYIN ERDOĞAN RİZE'DEYİM'

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken yargılandığını, hapse girdiğini belirterek, şunları söyledi:

'Bir gün sabah evinin kapısına polis dayandı mı? Bir gün olsun koluna polis, jandarma girip gözaltına alındı mı? Bir gün olsun nezarethanelerde yattı mı? Tutuklanıp hapse kondu mu? Bütün yargılamalar bitene kadar görevinin başında kaldı. O günün mağduru, gün bugün olunca bir zalime dönüştü. Bir gaddarlığa büründü. Buradaki sorun yargılanmak değildir. Her siyasetçiye, her belediye başkanına... Öyle ya, İçişleri Bakanı açıkladı. AK Partili 500'den fazla belediye başkanına soruşturma izni verildi. Sorun. Cevapları sorun. Kanıtları sorun. Yargılayın. Ama bu sırada neden annesinden, babasından, evladından, eşinden ve en önemlisi milletin verdiği görevden uzak olsunlar? Bizim itirazımız soru sorulmasına değil, yargılanmaya değil, tutuklu yargılamaya ve her akşam televizyonlardan yapılan haysiyet cellatlığına. Biz ilk günden beri bir şey çıkmayacağını biliyorduk. İftiraları biliyorduk. Kanıt olmayacağını biliyorduk. Bu yüzden de meydan okuduk. Dedik ki: 'Canlı yayınlayın.' O günlerde iddianame yokken hem Sayın Devlet Bahçeli hem Sayın Erdoğan 'Canlı yayın olur.' dediler. Ne zaman o bomboş iddianame geldi, ne zaman o yalanların hiçbirisinin kanıtının olmadığı ortaya çıktı, canlı yayından caydılar. Başta dedim: 'Rize'ye sizin gözlerinizin içine bakmaya geldim' diye. Sayın Erdoğan diyordu ki: 'Bir aya kalmaz, insan içine çıkamayacaklar.' Bak Sayın Erdoğan, 14 ay geçti, insanların içindeyim, Rize'deyim, meydandayım. Buradan bu tarihi meydandan, Rize'den Erdoğan'a sesleniyorum: 'Adayımı bırak. Sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Sayın Erdoğan, Rize burası. Rize senden sandık istiyor işte'

'ZEKERİYA ÖZ, NASIL FELAKETE SÜRÜKLEDİYSE, AKIN GÜRLEK DE BU ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLEMEKTE'

'Buradan Sayın Erdoğan'a memleketinden doğrudan sesleniyorum. 15 Temmuz akşamı geçmişte etle tırnak gibi olduklarınız, ne istediyse verdikleriniz, biz yapma deyince savunduklarınız, altlarına zırhlı Mercedes verdikleriniz, omuzlarını yıldızlarla doldurduklarınız darbeye kalkıştı' diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

'O gün 15 Temmuz günü nasıl o darbeye direndiysek, o gün nasıl demokratsak bugün de 19 Mart darbesine, 'AK Toroslar çetesine', bundan bir sonraki cumhurbaşkanına, yarının iktidarına darbe yapanlara aynı inançla direniyoruz. Aynı inançla. Milletin seçtiğine asker darbe yapmış. Milletin seçtiğine eski dostlar darbe yapmış. Milletin seçeceğine bugünkü iktidar darbe yapmış, rakiplerini azaltmış. Onun için geçmişte Zekeriya Öz nasıl felakete sürüklediyse bugün Gürlek bu ülkeyi bir felakete sürüklemektedir.

'KASA TUTMUŞ BANKADA SES KAYITLARINI İSTİFLİYOR'

Ben buradan Akın Gürlek'in dün akşam neler yaptığını söyledim. Cumhurbaşkanını, hemşehrinizi kriptolu telefonla konuşuyor. Diyor ki 'devletin başına bilgi vereceğim tabii.' Savcıyken Cumhurbaşkanıyla Hazreti Ali Camii'nin VIP odasında buluşup operasyon planlıyordu. Şimdi kriptolu telefonla konuşuyor. Tayyip Erdoğan'ın sesini kayda alıyor. Suç olacak her şeyi ona onaylatıyor, kayda alıyor. Bir kasa tutmuş bir bankada, o bankadaki kasaya ses kayıtlarını istifliyor. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Nasıl 17-25 Aralık'ta sen ameliyata girerken fırsat bilip harekete geçmişlerdi, karşı atak verdin. Şimdi sesleniyorum. Bugün Ankara'da o banka, o bankada o kasa: Orası kapalı ama İçişleri Bakanlığı gidebilir, hızla bir karar aldırabilir, o banka kasasını açtırabilir, Akın Gürlek'in senin ilerisi için sesini kaydettiği o hafıza kartlarına el koyabilir. Bu operasyonu bugün yaparsan memleketi de kurtarırsın. Büyük bir yanlıştan da dönersin. Geçmişte Zekeriya Öz için uyardığımızda sen 'Ben arkasındayım. Bu işin savcısı benim' demiştin. Sonra mahcup oldun. Döndün, 'Kandırıldım. Milletim de Rabbim de affetsin' dedin. Eğer bu Akın Gürlek'i bu haysiyet cellatlıklarına devam ettireceksen bundan sonra sonraki tövbeyi Allah kabul eder mi bilmem ama millet affetmeyecek, millet affetmeyecek.

CHP'nin Rize mitingi... Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi: 'Çayda 40 lira taban fiyat, yıllardır eriyen emeğimiz için de 5 lira destekleme primi istiyoruz'
CHP'nin Rize mitingi... Fındıklı Çay Üreticileri Meclisi: 'Çayda 40 lira taban fiyat, yıllardır eriyen emeğimiz için de 5 lira destekleme primi istiyoruz'
İçeriği Görüntüle

ÖZEL'DEN BAKAN GÜRLEK'E: 'HODRİ MEYDAN, BANKA HESAPLARIMIZI AÇACAĞIZ'

30 yıldır içeride dışarıda ticaret yapan, 300 kamyonu orada, 200 kamyonu burada olan bir belediye başkanını uygunsuz gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar. Bütün mal varlığına el koyuyorlar. Bir aydır avukat yolluyorlar. Partiye iftira et, Özgür'e iftira et, mal varlığını verelim, seni dışarıya salalım diye. Bir itiraf diye, etkin pişmanlık diye iftiraname: Ama o kadar yalan yanlış işler var ki 14 yıl önceden icat çıkarmaya, genel başkan değilken de şahıslar belediye başkanı değilken günlere yalanlar atmaya, mekanı ispatlayamayacağı için 'Attım içeriye, gitti' demeye bir sürü yalanlara başvuruyorlar. Buradan Akın Gürlek'e söylüyorum: Hodri meydan. Sen savcı, ben genel başkan. Mal varlıklarımızı açacağız. Bütün banka hesaplarımızı açacağız. Bütün hesap hareketlerini açacağız. Birinci derece yakınların ve etraftaki korumanın, şoförün, çeşitli isimlerin tüm hareketlerine bakacağız. Şu kadar leke varsa bir dakika durmam. Hodri meydan, var mısın Akın Efendi? Var mısın hesap vermeye? Bana iftira attırmak için milleti özgürlüğüyle, malıyla tehdit eden Akın'a söylüyorum. Ya o iddialarını, altı boş, içi boş iddialarını ispat edecek ya da alçak bir iftiracı olarak tarihe geçeceksin. Hodri meydan.

Buradan Erdoğan'a sesleniyorum. Bir tarafta senin aparatın, bir tarafta milletin mücadelesi. Bu mücadelede CHP'nin mücadelesine omuz vermeye devam edecek misiniz? Ekrem Başkan'ın arkasında mısınız? Arkadaşlarımızın arkasında mısınız? İşte bir tarafta iftiracı Akın, onu savunmak için tek bir bakan bile bulamadın. Bir kişi arkasında durup onu savunamazken içeri attırdığın kişiyi ve onun yol arkadaşlarını her kentte on binler, yüz binler karşılıyor. Bu meydan hiç dolmadığı kadar doluyor ve sana bu hesabı soruyor. Buradan sonra Ekrem Başkan için, iktidar için hep birlikte yürümeye var mısınız? Bu iktidarı değiştirene kadar durmadan yürümeye var mısınız? Rize birlikte yürüyecek miyiz?'

(SON) 

Kaynak: ANKA