(İSTANBUL) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Bugün nasıl Erdoğan Irak işgali sırasında, işgali yapan Amerika'ya destek verdi ve 1 Mart tezkeresini geçirmek için uğraştıysa bugün de İsrail'le birlikte Amerika'nın planlarına sessiz kalmaktadır. Bu planların karşısında Müslüman bir ülkeye yapılan saldırının karşısında durmak yerine bu ayıbın ortağı olmaktadır. Sayın Erdoğan'ın kendine ait bir planı, Türkiye'ye ait bir planı yoktur; Trump'ın planının bir parçası olmuştur. Tek hesabı Trump'tan alacağı destekle bir kez daha Türkiye'de seçim kazanmaktır' dedi. Bölgedeki risklere karşı hava savunma sistemlerinin önemini vurgulayan Özel, 'AK Parti iktidarında, duyduğunuzda kulaklarınıza inanamayacaksınız; son 14 yıldır bir tek savaş uçağı Hava Kuvvetleri'ne kazandırılamamıştır. Hava savunma sistemimiz yoktur. İHA'lar vardır ama bu durumlarda savaş uçaklarına, dışarıdan gelen saldırılara karşı deniz kuvvetlerinin güçlü hava savunma sistemi olan fırkateynlerine, yüzer birliklerine ihtiyaç vardır' diye konuştu.

CHP'nin Silivri'de tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na özgürlük ve erken seçim talebiyle düzenlediği 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 94'üncüsü Eyüpsultan-Kağıthane'de yapıldı. Mitingde konuşan CHP lideri Özgür Özel, şunları söyledi:

'Dünyada, bölgemizde, Türkiye'de yıllardır kurgulanan bir düzen var. Değişmeyen aktörleri ve planları millete göre olmayan, millete dayatılan bir düzen var. Bu düzenin adına kimi 'Büyük Ortadoğu Projesi' diyor, kimi başka isimler takıyor. Ama bu düzen; müesses nizamdır. Türkiye'deki bu müesses nizamın adı; AK Parti'nin kara düzenidir. Diploması olanı içeri atıp, diplomasızı tutan da emeklileri sefalet ücretine mahkum eden de gençlerin umudunu tüketip yurt dışına gitme hayalleri kurdurtan da AK Parti'nin kara düzendir.

Bugün nasıl Erdoğan Irak işgali sırasında, işgali yapan Amerika'ya destek verdi ve 1 Mart tezkeresini geçirmek için uğraştıysa bugün de İsrail'le birlikte Amerika'nın planlarına sessiz kalmaktadır. Bu planların karşısında Müslüman bir ülkeye yapılan saldırının karşısında durmak yerine bu ayıbın ortağı olmaktadır. Sayın Erdoğan'ın kendine ait bir planı, Türkiye'ye ait bir planı yoktur; Trump'ın planının bir parçası olmuştur. Tek hesabı Trump'tan alacağı destekle bir kez daha Türkiye'de seçim kazanmaktır. Ancak bu millet meşruiyeti Trump'tan alana, Netanyahu ile kayıkçı kavgası yapıp sonra Filistin'in bulunmadığı sözde barış masasına Netanyahu ile birlikte oturana bu yalanların hesabını sorar. Bunun için biz kendisine ait bir planı olmayıp, başkasının planının parçası olanlara karşı Türkiye'nin birliğini, bütünlüğünü, onurlu duruşunu savunuyoruz. Bizim Erdoğan gibi Trump'tan meşruiyet almaya ihtiyacımız yok. Meşruiyetin kaynağı millettir, sandıktır. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin birinci partisidir, son seçimlerin birinci partisidir, gelecek ilk sandıkta Türkiye'nin iktidar partisidir.

'Türkiye Cumhuriyeti'nin liyakatli harici kadrolarına hızla kulak verilmeli'

Bir yanda 20 gün önce daha 'İran'da bir savaş beklemiyorum' diyen Hakan Fidan: O Hakan Fidan'ın; sadece ve sadece kendisine imaj çalışması yapmakla meşgul olan, olanı biteni başka ülkelerin perspektifini takip ederek ilerleyen Hakan Fidan'ın bölgeden sağlıklı bilgi alması gereken büyükelçileri varmış. İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Suudi Arabistan'daki hiçbir büyükelçimiz kariyer olarak diplomat kökenli değildir. Büyükelçilerin tamamı diplomat kökenli değil; AK Parti'nin siyasetinin beslendiği SETA'dan, TÜGVA'dan ya da AK Parti'nin eski milletvekillerinden seçilmiştir. Dünyanın en zor bölgesinde diploması gibi en zor vazifeyi yapacak olanlar en iyi seçilmişler olması gerekirken maalesef Erdoğan tarafından liyakata göre değil, kendisine sadakate göre atanmış kişilerdir. Bunun için AK Parti'nin kara düzeninin ahbap - çavuş ilişkilerine inat, bir an önce iktidar değişmeli; Türkiye Cumhuriyeti'nin liyakatli harici kadrolarına hızla kulak verilmeli; diplomasi, bölgesel barış, sözü dinlenen saygın Türkiye, dışarıda yeniden değer gören güçlü bir pasaporta ihtiyaç vardır.

'F35'leri Erdoğan'ın dostu Trump vermemektedir'

Bu AK Parti iktidarında, duyduğunuzda kulaklarınıza inanamayacaksınız; son 14 yıldır bir tek savaş uçağı Hava Kuvvetleri'ne kazandırılamamıştır. Hava savunma sistemimiz yoktur. İHA'lar vardır ama bu durumlarda savaş uçaklarına, dışarıdan gelen saldırılara karşı deniz kuvvetlerinin güçlü hava savunma sistemi olan fırkateynlerine, yüzer birliklerine ihtiyaç vardır. Erdoğan hükümetleri hepsini ihmal etmiş. Bugün Hatay'a yönelen füze NATO tarafından düşürülmese büyük bir facia ortaya çıkacaktı. F35'leri Erdoğan'ın dostu Trump vermemektedir, F16'ları Erdoğan hükümetleri modernize ettirememektedir. S400'leri aldığı için F35 projesinden çıkmış ama Amerika korkusundan S400'leri de hangarda tutmuş ve bugün Hatay'a, Kahramanmaraş'a konuşlandıramamaktadır. Sanki bütün dünya Amerika Birleşik Devletleri'ne teslim olmuş gibi düşünmeyin. Biz İran'daki baskıcı rejime tek başına ve muhalefet olarak karşı çıkmıyoruz. İspanya Başbakanı dostum, ağabeyim, kardeşim Pedro Sanchez İspanya'da baştadır ve Amerika'ya üslerini kullandırmamaktadır. Trump efelenip Pedro Sanchez'e meydan okumaktadır. Pedro Sanchez'e bugün bir mektup yazarak sonuna kadar yanında olduğumuzu, Amerika'nın katliamına karşı dik duran İspanya'yı yürekten kutladığımız ifade ettim.

'Sen benzine, mazotta zam yaparsan iğneden ipliğe her şeye zam gelir'

Malum savaş böyle olunca İran da Hürmüz Boğazı'nı kapatınca, petrol tankerleri Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyince petrol fiyatları fırladı. Dün dediler 'Mazot 6,7 lira zam olacak.' Doldu bütün benzin istasyonlarının önü. Dün uyardım. 'Sakın bu zammı yapmayın' dedim. 'Nasıl yapalım?' 'Böyle yapın. Mazottan, benzinden yüzde 40 ÖTV alıyorsunuz. ÖTV'den karşılayın farkı, pompaya yansıtmayın.' Niye? Sebebi şu: Sen benzine, mazotta zam yaparsan iğneden ipliğe her şeye zam gelir. Sonra petrol düşer, Hürmüz aşılır petrol düşer. Zamlar geri gelmez. Bu memlekette artan fiyat bir daha düşmez. Büyük bir enflasyon olur. Dün bunu söyledik, ekonomist arkadaşlar reçeteyi çalıştı. Duyurduk. Dün akşam ertelediler. Şimdi düşünüyorlarmış. Ya bu gece yüzde 13,5 zam yapacaklar, ya da ÖTV'den bunu karşılayacaklar. Bir kez daha sesleniyoruz: Kesinlikle ve kesinlikle zammın ÖTV'den karşılanması, pompaya yansıtılmaması, iğneden ipliğe her ürüne zam gelmesinin, yeni bir enflasyon furyasının karşısında durulması gerekir. Biz muhalefet partisiyiz. Ama enflasyon olsa sevinmeyiz. Çünkü artan her fiyat bu milletin sırtına yüktür. Biz ülkesini seven, halkını seven, siyasi başarıdan önce milletin huzurunu düşünen bir partiyiz. Onun için de yapılacak her zamma karşıyız.

'Bu iktidarın anneyi ve kızını korumayan düzeninde bir büyük acıyı yaşadık'

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... CHP'li Ocaklı'dan AK Partili Şahin'e: Emekli maaşını asgari ücret seviyesine getirmek için çaba göster. Bu kabul edilmezse de oturma orada
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... CHP'li Ocaklı'dan AK Partili Şahin'e: Emekli maaşını asgari ücret seviyesine getirmek için çaba göster. Bu kabul edilmezse de oturma orada
İçeriği Görüntüle

Maalesef bugün İstanbul Ümraniye, bir başka Fatma'nın cenazesine tanıklık etti. Fatmanur Çelik ve sekiz yaşındaki kızı Hifa İkra'yı toprağa verdik. Bu iktidarın anneyi ve kızını korumayan düzeninde bir büyük acıyı yaşadık. Fatmanur Çelik eski eşi hakkında hem kendisine hikaye çok acıklı. Fatmanur Çelik küçükken kocası olacak ahlaksız, namussuz ona tacizde bulunmuş, tecavüzde bulunmuş. Sonra Fatmanur Çelik'le zorla evlendirmişler. Fatmanur Çelik buna katlanmış. Tecavüzcüsüyle, tacizcisiyle evlenmiş, için için ağlamış. Sonra Hifa İkra olmuş, kızı. Sekiz yaşındayken kızı, görmüş ki sapık kocası bu sefer de kızını taciz ediyor. Kızını almış, kaçmış. Devlete sığınmış. Devletten yardım istemiş. Ancak devlet ne Fatmanur'u ne kızını koruyamamış. İşin içinde bir cemaatin yöneticisi olan kocası tutuksuz olarak yargılanıyor. Fatmanur Çelik ise adliyenin önünde sekiz yaşında kızıyla ve kendi eliyle yazdığı yamuk yumuk bir yazıyla 'O daha çok küçüktü, onu koruyun, ona kıymayın' yazıyor. Ve bütün kış o adliyenin önünde titriyormuş. Onu korumayanlar, geçtiğimiz akşam onun ve evladının cansız bedenini kıyıya vururken bulmuşlar.

Hemen 'İntihar etti' diyorlar. Koca koca kurumlar 'intihar' diyorlar. O anneyle evladın gerçek akıbetini sormuyorlar, soruşturulmasının önüne bariyer çekiyorlar. Böylesi bir sapık, hangi siyasi güce sahip olursa olsun, hangi cemaatin, hangi tarikatın üyesi olursa olsun, bu namussuzu koruyanlar alçaktır, onun kadar namussuzdur. Onun için tüm kamu görevlilerine sesleniyoruz: Üzerinize ne baskı gelirse gelsin kanunsuz emir tanımayın. Vicdanınızdan sapmayın. Sayın Erdoğan'a sesleniyorum. Sizin talimatınız aşağıya doğru hızla gitmelidir. Birileri o tarikattan, bu cemaatten diye asla korunmamalıdır. Fatmanur Çelik'in ve evladı Hifa İkra'nın kanı yerde, canı yerde kalmamalıdır. O alçak derhal cezasını bulmalı, hakikat de derhal ortaya çıkmalıdır. Bu konuda basına ve yandaş basına, merkez medyaya sesleniyorum. Dünyanın neresinde böyle bir trajediye kulak kapanır, göz yumulur? Olur olmaz konuları bir gecede altı saat tartışanlar bu annenin ve evladın trajedisine nasıl susarlar? Nasıl görmezler? O görmeyen gözler büyük bir günahın ortağıdır. O verilmeyen haberler, o sansürlenen haberler kimden niye korkmaktadır? Bu haberleri yapan özgür gazetecilere, Fatmanur Çelik'in ve evladının yasını tutan herkese teşekkür ediyorum. Ve şunu söylüyorum: Kötülük karşısında iyilik kazanacak. Siz kazanacaksınız, siz kazanacaksınız...

'Haksızlıklara karşı büyük bir mücadeleyi hep birlikte örgütlüyoruz'

Biz bu meydanlarda sadece haksızlığa uğrayan, adaletsizliğe uğrayan, arkadaşlarımız için toplanmıyoruz. Biz kadın cinayetlerinin kurbanları için, biz istismara uğrayan evlatlarımızın yarınları için toplanıyoruz. Biz bu meydanlarda emeklinin sesini duymaya, duyurmaya uğraşıyoruz. Emekçilerin uğradığı haksızlıklara karşı büyük bir mücadeleyi hep birlikte örgütlüyoruz. Yokluğa, yoksulluğa karşı hep birlikte çalışmayı, hep birlikte kazanmayı ama hakça, adil bir şekilde bölüşmeyi istiyoruz. Bunun için AK Parti'nin kara düzenine karşı hep birlikte yeniden adaletli, hakkaniyetli, sosyal bir hukuk devletini ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz. Bu AK Parti'nin kara düzeni gitmelidir. Bu müesses nizam bitmeli, bir devir kapanmalı, bir devir açılmalıdır.'

(Son)

 

 

Kaynak: ANKA