(ANKARA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim, su-i misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız, bunda son derece kararlıyız' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen 2. İletişim Şurası'na katıldı. Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, yeni medya araçlarının ve dijital platformların bilginin üretim ve ulaşım hızını çok önemli ölçüde artırdığına değindi. Eskiden saatleri, günleri, haftaları alan işlerin artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebildiğine dikkati çeken Erdoğan, 'Özellikle yapay zeka modellerinin devreye girmesiyle eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz' dedi. Araç ve mesaj bahsinin giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkardığını söyleyen Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
'Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler, aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat, bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.'
Olgu ve algı arasındaki makasın giderek açıldığını belirten Erdoğan, kitlelerin 'algoritma faşizmi' denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi. Erdoğan, bu süreçte en fazla zarar gören kavramın hakikat olduğunu vurguladı. 'Oysa iletişimin temel amacı doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır' diyen Erdoğan, dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getirdiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
'MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ İSTİSMAR EDİLDİ'
'Biz bu acı gerçekle özellikle COVID-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştik. O süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısına muhatap olduk. Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık.
Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte, sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına dahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.
'BUNLARIN HESABI YARGIMIZ TARAFINDAN SORULUYOR'
Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken, diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık. Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle, hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor.
Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim, su-i misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız, bunda son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın, bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.'
'DEZENFORMASYONLA MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ'
Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülke, demokrasi ve toplumsal barış açısından bir milli güvenlik meselesi olarak gördüklerine dikkati çeken Erdoğan, günümüzde dezenformasyonun yanlış bilgi yaymanın ötesine geçtiğini, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüştüğünü söyledi. Erdoğan, 'Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz' şeklinde konuştu.





