(ANKARA) - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 'Çerçeve yasanın öngördüğü Meclis İzleme Komisyonu'na dair kuruluş çalışmalarını hem toplum hem de siyasi partiler bekliyor. Bu çalışmalar artık tamamlanmalı. Beklentimiz, önümüzdeki hafta Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'un siyasi partilerle yapılması gereken görüşmeleri tamamlaması ve ardından kuruluş çalışmalarına ilişkin takvimin hızlandırılmasıdır. Meclis Komisyonu'nun ortak raporunda yer alan demokratikleşme önerileri somut yasa tekliflerine dönüştürülmeli' dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... CHP Grup Başkanı Öztrak'tan Bakan Şimşek'e istifa çağrısı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... CHP Grup Başkanı Öztrak'tan Bakan Şimşek'e istifa çağrısı
İçeriği Görüntüle

Doğan, 4 Kasım 2016'da aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu milletvekillerinin tutuklanmasının 10. yılına ilişkin şunları söyledi:

'Bugün hepimizin bir yanı hapiste, sürgünde, adliye koridorlarında. Acaba bu haksızlık ve hukuksuzluk ne zaman son bulacak? Barış ve demokratik çözüm sürecinde bu haksızlıklara son vermek için neler yapılacak diye büyük bir beklenti içerisindeyiz. 4 Kasım 2016 bir kırılma anıydı ve ilk kırılma anı değildi. Yazık ki son kırılma anı da olmadı. Türkiye'de demokratik siyasetin ve halk iradesinin hedef alındığı tarihsel bir kırılma noktasıydı. Bu yüzden bir siyasi darbe olarak nitelendiriyoruz. Bunu unutturmamak ve bu haksızlığın ortadan kalkması için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu dosyalar istinafta neden iki yıldır tutuluyor? Ortada bir hüküm yok. Kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı yok. Peki, Kobani kumpas davası tutsakları neden hâlâ hapiste? Bir saniye, bir an dahi hapiste olmaması gereken siyasetçileri, gazetecileri, yazarları serbest bırakın artık. Bu hukuksuzluklar ortadan kaldırılmadan Türkiye'de gerçek bir demokratikleşmeden ne yazık ki söz edemeyiz.'

'ÇERÇEVE YASA SONRASI, YASANIN ÖNGÖRDÜĞÜ BAZI GELİŞMELER BEKLENİYOR' 

'Son günlerde sürecin tıkanıp tıkanmadığı, krizde olup olmadığı, duraksayıp duraksamadığı veya aşılamaz bir krize girip girmediği en çok tartışılan konulardan biri' diyen Doğan, şöyle devam etti:

'Süreçteki yavaşlama hâlinin yaratabileceği endişelere de dikkat çekildi. Ancak biz DEM Parti olarak bu belirsizlikler, gecikmeler ve aşılması gereken güçlüklerle ilgili en başından beri önerilerimizi dile getirdik. Bu uyarıları, sürecin tarihsel öneminin, barışın yaratabileceği potansiyel olanakların ve bu olanakların toplum üzerindeki etkilerinin gölgelenmemesi için yaptık. Bunun gölgelenmesine izin vermemek için de farklı toplumsal kesimlere ve farklı düşünenlere çağrılarda bulunduk. Şu anda içinden geçtiğimiz an kritik bir an. Çünkü çerçeve yasa sonrası, yasanın öngördüğü bazı gelişmeler bekleniyor. Hem iktidarın hem de muhalefetin, siyaset kurumunun genel olarak çerçeve yasa sonrasında yapması gerekenler var. Sürecin tüm taraflarının ihtiyaç duyduğu yaklaşım; yapılması gerekenleri hatırlatmak, bunlarla ilgili çaba sarf etmek ve yapılması gerekenleri bir siyasi polemik konusuna dönüştürmeden hayata geçirmektir. Komisyonun raporunun, rapordaki tespitlerin ve bu tespitlerin uygulanmasının öneminin her fırsatta altını çizdik. Altını çizdiğimiz konular, eksiklikler ve gecikmeler yeni bir tartışma yaratmak için değil, yapılması gerekenlerin hayata geçirilmesi içindir. Çünkü ne zaman süreçte bir yavaşlama hâli olsa, ne zaman süreç görece rölantide ilerliyor gibi görülse, işte o zaman bazıları dönüp özellikle DEM Parti'nin barış mücadelesini ölçmeye çalışıyor. Hepimiz bulunduğumuz yerden sürece nasıl katkı sağlayabileceğimizi düşünmeliyiz. Biz aylar önce buradan, herkesin kendi kabuğunu kırması gereken bir döneme girdiğimizi söyledik. Alışılagelmiş bazı söylemler terk edilmeli, ezber kalıplardan da vazgeçilmelidir.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile ilgili öncelikli olarak atılması gereken bazı adımları bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bundan sonraki günlerde bu adımlara ilişkin yeni gelişmeler de bekliyoruz. Barış ve Siyasallaşma Kurulu başta olmak üzere ilgili tüm kurulların artık etkin bir biçimde çalıştırılması gerekiyor. Çerçeve yasaya ilişkin tüm belirsizlikler giderilmeli, ülkeye dönüşler başlamalı, demokratik ve siyasal hayata katılım sağlanabilmeli. Biliyorsunuz, çerçeve yasa bir başlangıç adımı olarak değerlendiriliyor. Bu yasayı güçlendirecek tamamlayıcı yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli. Çerçeve yasanın öngördüğü Meclis İzleme Komisyonu'na dair kuruluş çalışmalarını hem toplum hem de siyasi partiler bekliyor. Bu çalışmalar artık tamamlanmalı. Beklentimiz, önümüzdeki hafta Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'un siyasi partilerle yapılması gereken görüşmeleri tamamlaması ve ardından kuruluş çalışmalarına ilişkin takvimin hızlandırılmasıdır. Meclis Komisyonu'nun ortak raporunda yer alan demokratikleşme önerileri somut yasa tekliflerine dönüştürülmeli. İktidarından muhalefetine bu konuda bir uzlaşı sağlanabilmelidir.'

'GAZETECİLER SAYIN ÖCALAN'I ZİYARET EDEBİLMELİ'

Doğan, PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan için İmralı'da hazırlanan yeni yapıya ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:

'Sayın Öcalan'ın ada hapishanesi içerisinde oluşturulan yeni bir çalışma ortamına geçmesini olumlu buluyoruz. Ancak bu, gecikmiş ve sınırlı bir adım. Düşünün, bu kadar önemli bir meseleyi çözmeye çalışıyorsunuz ve ana muhataplarından birisiniz. Barışı ve siyasallaşmayı gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz ama bir ada hapishanesindesiniz ve rutin bir görüşme periyodunuz dahi yok. Bu böyle nasıl ilerleyebilir? Bunun böyle ilerlemesi oldukça sorunlu ve paradoksal bir durum. O yüzden önümüzdeki günlerde gazeteciler Sayın Öcalan'ı ziyaret edebilmeli. Zaten çerçeve yasanın oluşturduğu kurullar buna zemin hazırlıyor. Bunu geciktirmemek gerekiyor. Bu ne kadar hızlanırsa süreçte yol almamız da o kadar hızlı olacaktır.'

Kurtuluş Parkı'nda 'barış nöbeti' tutan Barış Anneleri'nin taleplerine de değinen Doğan, annelerin Meclis'ten barış yasalarının çıkarılmasını ve barış yönünde karar alınmasını istediğini aktardı. Annelerin, asker ve polis ailelerine de çağrıda bulunarak barışın birlikte inşa edilmesi gerektiğini dile getirdiğini ifade eden Doğan, siyasi partilerin bu konuda sorumluluk alması ve inisiyatif üstlenmesi gerektiğini belirtti. Doğan, Barış Anneleri'nin Adalet Bakanı ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile de görüşerek taleplerini ilettiğini söyledi. Görüşmelerde annelerin taleplerinin dinlendiğini ve not alındığını aktaran Doğan, farklı siyasi görüşler arasında kurulan diyaloğun ortak sorumluluk duygusunu güçlendirmesini temenni etti. 
 
'KENT UZLAŞISI BİZİM İÇİN BİR PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİ'

Doğan, Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin DEM Parti'ye katılmasına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

'Kent Uzlaşısı bizim için bir pazarlık konusu değildi. Kent Uzlaşısı, bizim için iddia edildiği üzere birileriyle uzaklaşmaya başladığımız için ortaya çıkmış bir şey değil. Kent Uzlaşısı; halk iradesinin tanınması, yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve kimsenin bu konuda ayrımcılığa uğramaması için geliştirilmiş bir ortaklıktır. Bunu farklı şekillerde değerlendirmek ya da Kent Uzlaşısı stratejisini bu tür konuların bir malzemesine dönüştürmeye çalışmak, olsa olsa Kent Uzlaşısı'ndan hiçbir şey anlamamak olur.'

Kaynak: ANKA