(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, fon soruşturmasıyla ilgili 'Hiç ummadığınız insanlar, bu işlerin içerisine girmişler' diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a listeyi eksiksiz şekilde kamuoyuna açıklaması çağrısında bulundu. ABD'deki seçim sonuçlarını değerlendiren Kılıç, 'Trump'ın zorba politikaları ABD seçmeni tarafından çöpe atılmıştır. Türkiye'ye düşen milletimizin menfaatleri doğrultusunda stratejik iş birliklerini korumak ama bugünkü Amerikan yönetimine de hiçbir zaman güven duymamaktır' diye konuştu.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin MYK toplantısı ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı, TRT ve TRT Haber'in programı takip etmemesine tepki göstererek konuşmasına başlayan Kılıç, 'Türk halkının 86 milyon insanımızın vergileriyle finanse edilen satın aldığımız her televizyon başına bandrol ücretini yaşaması için aktardığımız TRT, TBMM'de temsil edilen Yeniden Refah Partisi'nin basın toplantılarını maalesef takip etmiyor. Bir süre öncesine kadar basın toplantılarımızı takip eden Anadolu Ajansı da maalesef Kurtuluş Savaşı yıllarında bile sahada olan cephede olan Anadolu Ajansı da maalesef basın toplantılarımızı takip etmiyor' dedi.

'FON DOLANDIRICILIĞI ORGANİZE SUÇLAR KAPSAMINDA İŞLENMİŞ BİR SUÇTUR'

Kılıç, fon dolandırıcılığına ilişkin şunları söyledi:

'Gündemimizin birinci sırası tabii ki iktidarı da iktidarın kontrolündeki kurumları da rahatsız eden bir mesele. Fon dolandırıcılığı. 16-17 Eylül tarihinde fon krizi patlar patlamaz Yeniden Refah Partisi olarak adını ilk günden doğru koyduk. Bu bir kriz değildir. Bu bir vurgun da değildir. Bu bir yol kazası da değildir. Fon hadisesi başlı başına bir dolandırıcılık hadisesidir. Olay üzerinden kırk günden fazla bir süre geçtikten sonra hükümet yetkililerinin de fon dolandırıcılığı demeye başlamış olmalarını memnuniyetle takip ediyoruz. En son Sayın Adalet Bakanı, 'bu bir fon dolandırıcılığıdır' dedi. Çok doğru. Yeniden Refah Partisi olarak sürecin en başında yaptığımız bir diğer teşhis de şuydu. Bu olay bir piyasa manipülasyonu değildir. Fon olayı bir piyasa spekülasyonu da değildir. Böyle dediğiniz takdirde kanunda 200 yıllık bir yaptırımla cezayla karşı karşıya kalırsınız. Oysaki yaşanan olay organize suçlar kapsamındadır. Fon dolandırıcılığı organize suçlar kapsamında işlenmiş olan bir suçtur. Daha da ileri bir tabir kullanmak istiyorum. Fon dolandırıcılığı organize ekonomik terör eylemidir. Amaç elbette ki doymak bilmeyen iştahlarını doyurmak olduğu kadar dolduramadıkları ceplerini, keselerini, kasalarını doldurmak olduğu kadar Türkiye'nin finansal sistemine de bir darbe vurmaktır.

'BUNCA SUÇU SİYASİ HİMAYE OLMADAN BÜROKRASİNİN İŞLEMESİ MÜMKÜN DEĞİL'

Bürokrasinin bunca suçu siyasi bir himaye görmeksizin işlemiş olması mümkün değil. İnsanın aklı, hafızası, muhayyilesi böyle bir şeyi almıyor, kavrayamıyor. Dolayısıyla siyaseti kenarda tutup bürokrasi üzerinden bu soruşturmayı derinleştirmek tek başına yeterli değildir. İktidarda bulunan AK Parti'nin sözcülerinin grup başkanvekillerinin talep ettiği gibi biz de Yeniden Refah Partisi kürsüsünden talep ediyoruz. Fon dolandırıcılığına karışan bürokrat, siyasetçi ve yakınlarının sıralı tam listesi fonladıkları paranın miktarına göre kamuoyuna açıklanmalıdır, yayınlanmalıdır, haklarında gereken işlemler sonuna kadar yapılmalıdır. Bu insanların yüreği yanıyor. Söyledik bir daha ifade ediyoruz. Ana paralar derhal ve behemahal ödenmelidir. Soyanlardan alınmalıdır. Soyulanlara verilmelidir. Soyanlar ayrıca yargı önünde hesaba mecbur edilmelidir. Fon kurulunda dışarıya çıkarılan paranın büyük olduğu anlaşılıyor. Zira henüz iade hesaplarına yapılan aktarımların kayda değer bir büyüklüğe ulaşmadığını görüyoruz.'

'FONZEDELER SESİNİZİ YÜKSELTİN'

Fon mağdurlarına seslerini yükseltmeleri çağrısında bulunan Kılıç, şöyle devam etti:

''Kenâr-ı Dicle'de bir kurt aşırsa bir koyunu, Gelir de adl-i İlâhî sorar Ömer'den onu' diyor ya. İşte devleti yönetenlerin batan her kuruştan haberdar olması yapılan her yanlıştan haberdar olması ve hesabını da sonuna kadar ucu nereye giderse gitsin sorması lazımdır. Yeniden Refah Partisi olarak biz Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan liderliğinde fonzedelerin sonuna kadar yanında olmaya ana paralar ödeninceye kadar işin peşini bırakmamaya hortumcular da yargı önünde hesap verinceye kadar adliye koridorlarında beklemeye devam edeceğiz. Bunu net olarak ifade ediyorum. Türkiye bu dolandırıcılığın altından hesap sormadan kalkamaz buna dikkatlerinizi çekiyorum.'

'2027 YILI BÜTÇESİNDE FAİZ LOBİLERİ VAR VATANDAŞ YOK'

2027 yılı bütçesine değinen Kılıç, şunları söyledi:

'Baktığımız zaman bu bütçenin rakamlarına gördüğümüz şey yine borç faiz zam vergi sarmalıdır. 2027 yılı bütçesinde de hükümetin faizleri ayırdığı kaynak üç trilyon 975 milyar Türk lirasıdır. Yani yine emekliye yok, yine emekçiye yok, işçiye, memura yok, çiftçiye, köylüye yok, garibana, ezilene yok, dar gelirliye, asgari ücretliye yok, faiz lobilerine var, imtiyazlı holdinglere var, vergi istisnalarına var, yurt dışından alınan borçların yüklü faiz ödemelerine var. Vatandaşa yok.

'2027 BÜTÇESİNE HAYIR OYU VERECEĞİZ'

Fonda var da vatandaşa gelince para niye yok? İşte bu sorunun cevabını bütçe görüşmeleri devam ederken de hepimizin hep birlikte sormak mecburiyeti vardır. Değerli basın mensupları 2027 yılı bütçesini bu yönüyle biz takip etmeye devam ediyoruz. Bu borç faiz zam vergi bütçesinden çıkışın tek alternatifi vardır. Yine bir milli görüş iktidarında yeniden bir denk bütçe yapmak. Şimdiden ilan ediyoruz. 2027 yılının bütçesine mali bütçe kanununa Yeniden Refah Partisi olarak ret oyu vereceğiz. Çünkü içine milleti almayan, halkı almayan, ezileni, dar gelirliyi, yoksulu almayan, açlık sınırının altındaki milyonları umursamayan bir bütçeye kabul oyu vermemiz mümkün değildir.

'BU ANLAŞMA DA D-8 ÜLKELERİ NEDEN YOK'

Mekke Savunma ve İşbirliği Anlaşması'na ilişkin Kılıç, şöyle konuştu:

'Daha önce söyledik. Bir kere daha ifade ediyoruz. Bu anlaşma artık komisyon aşamasını geçti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu aşamasına geldi. Mekke Savunma ve İşbirliği Anlaşması'nda güvenlik savunma ve işbirliği anlaşmasında üç ülke var. Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan. Başından beri dediğimiz şudur. Niye üç ülkeyle bu savunma işbirliği anlaşması yapıldı da D-8'in sekiz gelişmiş Müslüman ülkesiyle yapılmadı. İçinde Mısır niye yok? İran niye yok? Nijerya niye yok? Malezya, Endonezya niye yok? Daha geniş kapsamlı bir savunma işbirliği anlaşması yapılmış olsaydı dünyaya vereceği umut emin olun bugün olduğundan çok daha fazla olacaktı. Bu anlaşmadan İsrail'in memnun olduğunu görüyoruz. Bu anlaşmadan Trump'ın ziyadesiyle memnun olduğunu görüyoruz. 

'NATO TÜRKİYE'Yİ KORUMAKTAN İMTİNA MI EDECEK'

Daha önce Irak'ı paramparça ettikten sonra çekip gittikleri gibi Suriye'yi paramparça ettikten sonra çekip gittikleri gibi Gazze'yi de muhtemelen kan gölüne çevirdikten sonra çekip gitmeyi gündemlerini alacaklardır. Şimdi bakıyoruz. Mekke Savunma İşbirliği Anlaşması'nda Kudüs'ü koruyacak ne var? Hiçbir şey yok. Gazze'yi koruyacak ne var? Hiçbir şey yok. Türkiye'nin güvenliğine ilave katkı sağlayacak ne var? Hiçbir şey yok. Anlaşmanın bir numaralı maddesi, en önemli maddesi, kalbi diyebileceğimiz madde bu üç ülkeden herhangi birine hariçten bir saldırı geldiği takdirde ülkeler birlikte savunma yapacak. Türkiye zaten bir NATO üyesi ülke. Türkiye'ye zaten herhangi bir harici güç saldırdığı takdirde NATO'nun koruma kalkanlarının normal koşullarda zaten Türkiye için çalışması lazım. NATO Türkiye'yi korumaktan imtina mı edecektir? Türkiye'nin korunması güvenliği NATO dışında bir yeni birlikteliğe havale mi edilmektedir?

'MEKKE ANLAŞMASINA HAYIR OYU VERECEĞİZ'

Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan'ın Mekke Savunma İşbirliği Anlaşması NATO anlaşmasını tamamlayıcı niteliktedir sözünün de açılmasını bu söze anlam ve içerik kazandırılmasını bekliyoruz. Dolayısıyla bir muamma olan yeri belli olmayan ne için örgütlendiği tam anlaşılamayan bu işbirliği anlaşmasına TBMM'de yapılacak oylamada yeniden refah partisi olarak hayır oyu vereceğimize ilişkin kanaatimizi sizlerle paylaşıyorum. Biz diyoruz ki bu anlaşmaya Mısır da dahil olmalıdır. ABD Ankara Büyükelçisi diyor ki hayır bu anlaşmaya Mısır dahil olmayacak. Peki ABD anlaşmaya taraf mı? Değil. Öyleyse ABD'nin Ankara Büyükelçisi'nin bu anlaşmaya taraf olacak ülkelerle ilgili ahkam kesmesinin dayanağı nedir? Bu gücü nereden alıyor? Bu yetkiyi nereden alıyor? Demek ki bu anlaşmanın arka planındaki dizayn aşamasında kendileri var ve bunu oradan biliyorlar. Trump'ı memnun eden Mekke Anlaşması bizi memnun ve mutlu etmemiştir. O nedenle de anlaşmaya karşı itirazlarımız bellidir ve nettir.' 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... CHP Grup Başkanı Öztrak'tan Bakan Şimşek'e istifa çağrısı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... CHP Grup Başkanı Öztrak'tan Bakan Şimşek'e istifa çağrısı
İçeriği Görüntüle

'LİSTENİN EKSİKSİZ İLAN EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ'

Yaniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, açıklamalarından sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir muhabirin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fon krizine ilişkin 'Hiç ummadığımız isimler bu işin içine girmiş' açıklamalarını hatırlatarak, 'Tam liste sizde var mı' sorusuna şöyle yanıt verdi:

'AK Parti'nin grup başkanvekillerine bakıyorum. Özlem Zengin Hanım bu liste açıklanmalıdır diyor. Leyla Şahin Usta Hanım aynı şekilde bu liste açıklanmalıdır diyor. Başka parti sözcüleri de listenin herhangi bir isim eksiksiz olarak açıklanması gerektiğini ifade ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı gibi biz de gerçekten bu işin işine girenlerin varlığı karşısında şaşkınlık içindeyiz. Hiç umulmadık isimlerin bu işin içerisinde olduğu görülüyor, anlaşılıyor ama maalesef sıralı tam listede bir türlü ortaya çıkmıyor. Ve Sayın Cumhurbaşkanı listede olan isimleri gördüğünde şaşkınlık yaşıyor. Biz de o isimlerin tümünü göremesek bile gördüklerimiz boyutunda büyük bir şaşkınlık yaşıyoruz. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanı'ndan listenin eksiksiz bir biçimde kamuoyuna açıklanmasını ilan edilmesini biz de aynı şekilde talep ediyoruz.

'CUMHURBAŞKANLIĞINA VE AK PARTİ'YE DAVET GÖNDERİLMİŞTİR'

'Konya'daki Necmettin Erbakan'ı anma programına AK Parti davet edilmedi mi' sorusuna Kılıç, 'Programın davetiyesi hem Sayın Cumhurbaşkanı'na ulaştırılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne hem de AK Parti Genel Başkanlığı'na ulaştırılmak üzere AK Parti Genel Merkez Özel Kalem Müdürlüğü'ne intikal ettirilmiş. Genel Merkez'deki özel kalemle görüşmeyi bizzat Sayın Genel Sekreterimiz gerçekleştirmiştir. Davet vaki olduğu halde bir katılım gerçekleşmemiştir. Biz bu katılımın olmayışın ardında bir art niyet aslında aramıyoruz. Unutulmuş olabilir, ihmal edilmiş olabilir ya da katılmama kararı alınmış olabilir. Ama davet kendilerine ulaştığı halde AK Parti Genel Sekreteri'nin davet edilmemiş ya da davetiye gönderilmemiş gibi bir açıklama yapmasını da yadırgadığımızı beyan ediyoruz' yanıtını verdi.

'TRUMP TOPAL ÖRDEK KONUMUNA DÜŞEBİLİR'

'ABD ara seçim sonuçlarının hem Erdoğan-Trump hem de CATSA uygulamaları ve F-35 projesini nasıl etkiler' sorusuna ise Kılıç, şöyle yanıt verdi:

'Trump'ın seçimlere iki yıldan fazla bir süre kala topal ördek konumuna düşürülebileceğini gösterir. ABD'de hükümet kapanabilir. Bütçe reddedilebilir. Çünkü çoğunluk tamamen demokratların elinde. ABD Başkan Yardımcısı'nın dün apar topar yaptığı bir açıklamayı gördüm. Hatalarının farkında oldukları anlaşılıyor. Ne diyor açıklamasında? İsrail yanlısı politikalarımızı seçmen cezalandırdı diyor. Bizimle alakalı olmayan bir savaşa taraf olmuş olmaktan dolayı seçmen bizi cezalandırdı diyor. ABD'de enflasyonun ve yaşamın pahalılaşmasından dolayı seçmen bizi cezalandırdı diyor. Ve uluslararası konjonktürde ABD'nin yanlış politikalarından kaynaklanan sosyoekonomik tercihlerin stratejik tercihlerin ABD piyasalarına olumsuz yansımalarından dolayı seçmen bizi cezalandırdı diyor. Özetle: İran'la savaş, İsrail yanlısı tutum Hürmüz Boğazı'nda bütün dünyaya kan kusturan zorbalık ABD Başkan Yardımcısı tarafından da mağlubiyetin gerekçeleri arasında sıralanmıştır.

'SEKİZ MİLYAR İNSANLIĞA KAN KUSTURAN POLİTİKALARLAR ABD SEÇMENİ TARAFINDAN ÇÖPE ATILMIŞTIR'

Buradan bizim beklentimiz nedir? ABD yönetiminin Türkiye'yi de ötekileştiren ikinci plana iten CAATSA yaptırımları gibi F-35 ambargosu gibi F-16'ların modernizasyon ambargosu gibi hep Temsilciler Meclisine ve Kongreye havale edilen konular vardı. Artık bunların çözülmesine yönelik bir adım atılır mı? Bilemiyorum ama bildiğim bir şey var. Trump'ın zorba politikaları dünyayı savaşa sürükleyen Gazze'de kan kusturan Hürmüz Boğazı'nda kan kusturan ve petrolün bedelini sekiz milyar insanlığa ödeten politikaları ABD seçmeni tarafından çöpe atılmıştır. Belli ki Trump rejimi de aynı çöp sepetine gönderilecektir. Türkiye'ye düşen milletimizin menfaatleri doğrultusunda stratejik iş birliklerini korumak ama bugünkü Amerikan yönetimine de hiçbir zaman güven duymamaktır.'

Kaynak: ANKA