Gündem

DEM Partili Türkoğlu'ndan doğum izni düzenlemesine tepki: İş yerlerinde ücretsiz kreşler açılmalı

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemede babaların bakım sürecindeki rolünün 'yardım' olarak nitelendirilmesini cinsiyet eşitsizliğinin göstergesi olarak niteleyerek, 'Babalık izni sembolik değil zorunluluk olmalıdır. Aksi her durum kadınları kamusal alanın dışına itmektir. Kadın işsizliğinin ve yoksulluğunun derinleşmesidir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmenin yolu, bakım emeğini kadınların omuzundan kaldırmak ve iş yerlerinde ücretsiz kreşler açmaktır. Bizlerin kadınlar adına talebi de budur' ifadesini kullandı.

(ANKARA) - DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemede babaların bakım sürecindeki rolünün 'yardım' olarak nitelendirilmesini cinsiyet eşitsizliğinin göstergesi olarak niteleyerek, 'Babalık izni sembolik değil zorunluluk olmalıdır. Aksi her durum kadınları kamusal alanın dışına itmektir. Kadın işsizliğinin ve yoksulluğunun derinleşmesidir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmenin yolu, bakım emeğini kadınların omuzundan kaldırmak ve iş yerlerinde ücretsiz kreşler açmaktır. Bizlerin kadınlar adına talebi de budur' ifadesini kullandı.

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, partisinin Kadın Meclisi toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, 'ABD-İsrail-İran savaşı bir ayını geride bırakırken taraflar arasında iki haftalık ateşkes kararı alındığı duyuruldu. 40 günlük süreçte en büyük yıkımı yine kadınlar ve çocuklar yaşamıştır. Sadece İran'la sınırlı olmayan saldırılar Lübnan ve Yemen'de de aynı tabloyu gözler önüne sermektedir. Hak örgütlerinin sunduğu verilere göre İran'da 701 sivil insan yaşamını yitirmiştir. Bunlardan 261'i kadın, 254'ü çocuktur. Yine Lübnan'da 130 çocuk saldırılarda yaşamını yitirmiştir. İranlı kadınlar hem dış saldırıların hem iç baskıların hedefi olmaktadır. 40 gün süren savaşta ateşkes ilan edilse de İranlı kadınların yaşamları ve hayatları Molla Rejimi tarafından tehdit altındadır. Rejim bir yandan dış güçlerle savaşırken, içeride de kendi tahkimini sağlamak için muhalifleri, özellikle de muhalif kadınları sindirmek üzere her türlü suçu işlemeye devam etmektedir' dedi.

Türkoğlu, şunları kaydetti:

'Sayın Öcalan'ın 27 Şubat çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, bu taleplerin yerine getirilmesinin zeminini ortaya koymuştur. Kürt sorununda demokratik çözümün sağlanması ve haksızlıkların, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin son bulması için tüm kesimlerin daha güçlü ve kararlı şekilde sorumluluk alması elzemdir. Sayın Öcalan'ın çağrısıyla birlikte halklarda, kadınlarda büyüyen barış umudunu kimsenin gölgelemesine izin vermeyiz.

Bir yandan sürecin ilerleyebilmesi için somut adımların atılması gerektiği konuşulurken, diğer yandan gözaltı ve tutuklamalar yapılmasını, keyfi uygulamaların devam etmesini kabul etmiyoruz. Yakılan her ateşte, çekilen her halayda barış talebi dile getirilmiştir. Newroz'a giden kadınların ve gençlerin ulusal kıyafetleri, şallarının renkleri bu ülkenin renkliliğidir. O alanlarda sadece Kürt kadınlar yoktu; demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyen sosyalist kadınlar, feminist kadınlar, farklı inançlardan, kimliklerden ve siyasetlerden kadınlar, genç kadınlar vardı. Yani bu ülkenin renkleri vardı. Boynumuza taktığımız şallar değil, o renklere tahammülsüzlük bir güvenlik sorunudur. Bu uygulamalarla barışa gölge düşürmek isteyen zihniyet bir güvenlik sorunudur.

'Psikologlara açılan soruşturmalar geri çekilmeli'

Barışa gölge düşüren bir diğer yaklaşım Antalya'da yaşanmıştır. Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevinde çıplak aramayı raporlaştıran psikologlar hakkında soruşturma açılmıştır. Bu uygulamaları asla kabul etmiyoruz. Bir hak ihlalini tespit etmek suç değildir. Asıl suç, bu ihlali tespit edenleri hedef almaktır; şiddetin, işkencenin üzerini örtmektir. Barışa gölge düşüren bu yaklaşımlar derhal sonlandırılmalıdır. Psikologlara açılan soruşturmaların geri çekilmesi, gerçek suçluların açığa çıkarılması ve yargılanması zorunluluktur. Bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.

'İş yerlerinde ücretsiz kreşler açılmalı'

16 haftadan 24 haftaya çıkarılan doğum izinleri düzenlemesi, ilk bakışta olumlu görülse de, düzenlemede babaların bakım sürecindeki rolünün yardım olarak tanınması cinsiyet eşitsizliğinin göstergesidir. Babalık izni sembolik değil zorunluluk olmalıdır. Aksi her durum kadınları kamusal alanın dışına itmektir. Kadın işsizliğinin ve yoksulluğunun derinleşmesidir. Tüm bu sorunların üstesinden gelmenin yolu, bakım emeğini kadınların omuzundan kaldırmak ve iş yerlerinde ücretsiz kreşler açmaktır. Bizlerin kadınlar adına talebi de budur.'