(İZMİR) - Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Enstitüsü'nün kapatılmasına tepki gösteren Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, rektörlük önünde yaptıkları basın açıklamasında kararın geri çekilmesini istedi.
İzmir'deki Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Enstitüsü, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kapatıldı. Karara tepki gösteren Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, DEÜ Rektörlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Yeşil Sol Parti İzmir İl Eş Temsilcisi Kenan Işık, İYİ Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Muhammed Gürcü, siyasi parti temsilcileri, sendika üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, burada yaptığı konuşmada, DEÜ Güzel Sanatlar Enstitüsü'nün İzmir ve Türkiye açısından önem taşıdığını söyledi. Akın, şunları kaydetti:
'Daha önce İstanbul'da Bilgi Üniversitesini kapattılar. İki gün sonra büyük itirazlar sonrası tekrar açmak zorunda kaldılar. Güzel Sanatlar Fakültesinin kapatılmış olması aslında sanata, kültüre ve eğitime karşı nasıl bir düşmanlık politikası izlediklerinin göstergesidir. Her ne kadar okulun başka biçimde devam ettirilmesini, öğrencilerin devam etmesini isteseler bile aslında bir akademi olarak oranın varlığı İzmir açısından ve Türkiye açısından kıymetlidir. Bir, rektörlüğe sesimizi duyurmamız lazım. İkincisi, üzülerek söylemek isterim ki İzmir'de bu durum karşısında bunu sessizce kabul etmek; İzmir'in demokratik kültürüne, demokratik siyasetine, ortak mücadelesine ve İzmir demokrasi mücadelesine yakışmıyor. Akademide olan, bu okulda yetişmiş olan, sanatla, kültürle bu kadar yoğunlaşmış olan insanlarımızın çok daha güçlü sesinin çıkması gerekiyor. Aksi takdirde, kabullenilmiş bir çaresizlik hâline dönüşen bu siyasal rejim karşısındaki mücadelemiz zayıflar ve bunlar da keyfi olarak her türlü antidemokratik uygulamalarını devam ettirirler.'
CHP'Lİ GÜMRÜKÇÜ: 'ÜNİVERSİTE HALKINDIR, ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNDİR'
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü de Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu olduğunu belirterek, Güzel Sanatlar Fakültesi'nin üniversitenin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Gümrükçü, 'Ben bir Dokuz Eylül Üniversitesi mezunuyum. Dokuz Eylül'ü Dokuz Eylül yapan, İzmir'de olması ve adının güzelliğinin dışında, güçlü bir mühendislik fakültesidir. İyi bir hukuk fakültesine sahip olmasıdır. Eğitim fakültesinin çok kıymetli eğitimciler yetiştirmesidir. Tıp fakültesinin ve hastanesinin binlerce doktor yetiştirmesi ve hastaya yardımcı olmasıdır. Güzel Sanatlar Fakültesi olmazsa Dokuz Eylül Üniversitesi olmaz. Üniversite ticarethane değildir. Üniversite, siyasal iktidarların kendi siyasi çıkarları için dizayn edebilecekleri bir yer değildir. Üniversite halkındır, üniversite öğrencilerindir. Biz halk olarak öğrencilerin yanındayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu mücadelenin sonuna kadar arkasındayız' diye konuştu.
YEŞİL SOL PARTİLİ IŞIK: 'PARLAMENTOYA TAŞIYACAĞIZ'
Yeşil Sol Parti İzmir İl Eş Sözcüsü Kenan Işık ise karara karşı İzmir'deki emek ve demokrasi güçlerine ortak mücadele çağrısında bulundu. Işık, 'Siyasal iktidarın yıllardır emeğe, sanata, sanatçıya yönelik ırkçı, gerici saldırıları devam ediyor. Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi de bundan payını aldı. Ancak İzmir'deki tüm emek güçlerini, İzmir'deki tüm demokrasi güçlerini, tüm sanatseverleri yan yana, omuz omuza; siyasal iktidarın üniversiteleri, eğitim kurumlarını ticarileştirme mantığına, özelleştirme mantığına karşı birleşik bir mücadeleye davet ediyoruz. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Güzel Sanatların özelleştirilmesi hazırlıklarına yönelik kapatma işlemine karşı birleşik bir mücadele başlatmalı. İzmir halkını, sanatı, sanatçıyı, demokratik olan İzmir halkını da bu mücadeleye destek olmaya çağırıyoruz. Biz Yeşil Sol Parti olarak bu işin başından sonuna kadar birlikte olacağız. Birleşeni olduğumuz DEM Parti milletvekilleriyle birlikte bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Mücadeleyi milletvekillerimiz aracılığıyla parlamentoya da taşımaya çalışacağız. İzmir'deki tüm sanatseverleri, tüm öğrencileri, tüm Emek ve Demokrasi Güçlerini Güzel Sanatlara sahip çıkmaya davet ediyoruz' ifadelerini kullandı.
İYİ PARTİLİ BİRCİ: 'GÜZELE DAİR, SANATA DAİR NE VARSA HER ŞEYİ MAHVETTİLER'
İYİ Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Berkay Muhammet Birci de konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştirerek, parlamenter sisteme dönüşü savunduklarını dile getirdi. Gürcü, 'Bugün yaşamış olduğumuz meselenin temel sebebi 2018 senesinde Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin yürürlüğe girmesi ve uygulanması. Biz bunu en başından beri parti olarak tek adam sistemine terk edilmemesi gerektiğini, tek adam sisteminin ülkeyi keyfiyete, hukuksuzluğa götüreceğini her defasında ifade ettik. Geldiğimiz noktada biz hâlâ bu meselenin bir numaralı çözümünün parlamenter dönüş olduğunu düşünmekteyiz. Bu bugünkü yaşanan problemlerden sadece bir tanesi. Pek çok hukuksuzluk, adaletsizlik... Bunları görüyoruz, şahit oluyoruz hep beraber. Bugün yapabilecek en büyük çözüm, bu iktidar anlayışından ve bu iktidardan seçim ve sandıkta milletimizin değişime gitmesidir. 25 yıllık iktidarlarında AK Parti hükûmeti ülkemizi güzel renklerinden grileştirmeye götürdü. İnsanlarımızı, vatandaşlarımızı, halkımızı mutsuzlaştırma yoluna gitti. İktidardaki arkadaşlar, güzelden ve sanattan çok fazla anlamaz. Bu arkadaşlarımızın anladığı şey betondur genelde. Güzele dair, sanata dair ne varsa her şeyi mahvettiler. Bu durumu hep birlikte milletimizle değiştirmek için biz de elimizden geleni yapacağız' dedi.
'BU KARARDAN VAZGEÇİN'
Birleşik Emekliler Sendikasınca yapılan basın açıklamasında da üniversitelerin kamusal eğitim ve sanat alanındaki işlevine vurgu yapılarak, kapatma kararından vazgeçilmesi istendi.
Açıklamada, 'Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, yılların emeğiyle oluşmuş köklü bir eğitim ve sanat kurumudur. Böyle bir kurumun kapatılmasını kabul etmiyoruz. Üniversiteler ticarethane değildir. Eğitim ticari mal değildir. Sanat lüks değildir. Öğrenci müşteri değildir. Kamusal eğitim hakkının piyasanın ve dar hesapların insafına bırakılmasına karşıyız. Bir fakültenin kapatılması yalnızca öğrencilerin değil, toplumun geleceğinden bir parçanın koparılmasıdır. Biz buna izin vermeyeceğiz. Buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu karardan vazgeçin. Öğrencileri dinleyin. Akademisyenleri dinleyin. Sanatçıları ve sanat emekçilerini dinleyin. Üniversiteleri kapalı kapılar ardında alınan kararlarla değil, demokratik ve katılımcı bir anlayışla yönetin' denildi.




