Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) - Diyarbakır'da, 'Güneydoğu Yerel Zincirler Fuarı' kapılarını açtı. Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün, İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilimin petrol fiyatlarıyla birlikte gıda arzını doğrudan etkilediğini belirterek 'Bu tür jeopolitik riskler lojistik hatları, enerji maliyetlerini ve gıda fiyatlarını ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, maliyet baskıları ve talep dengelerindeki değişimler Türkiye'ye doğrudan yansımaktadır. Bugün tam anlamıyla bir pembe tablodan söz etmek mümkün değil' dedi.
Türkiye Perakendeciler Federasyonu, Güneydoğu Perakendeciler Derneği ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle düzenlenen Güneydoğu Yerel Zincirler Fuarı, Mezopotamya Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde ziyaretçilere açıldı.
Fuarın açılışına DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün ile çok sayıda oda, borsa ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.
'Küresel gerilimler gıda arzını ve fiyatları etkiliyor'
TPF Başkanı Ömer Düzgün, konuşmasında küresel gelişmelerin ticaret üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şunları söyledi:
'Bugün dünyada çok farklı bir ekonomik ve siyasi tabloyla karşı karşıyayız. Özellikle Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilim, küresel ticareti ve özellikle petrol fiyatlarıyla birlikte gıda arzını da doğrudan etkilemektedir. Bu tür jeopolitik riskler lojistik hatları, enerji maliyetlerini ve gıda fiyatlarını ciddi şekilde etkileyebilmektedir.
Dünya belirsizliklerle sarsılırken bizim en büyük gücümüz aramızdaki güven ve dayanışma, ortak hareket etme kabiliyetimizdir. Elbette şunu da açık yürekli de ifade etmek gerekir ki içinde bulunduğumuz süreçte yatırım yapmak, büyümek ve ticari sürdürülebilir kılmak her zamankinden daha fazla dikkat ve tedbir gerektirmektedir.
Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, maliyet baskıları ve talep dengelerindeki değişimler Türkiye'ye doğrudan yansımaktadır. Bugün tam anlamıyla bir pembe tablodan söz etmek mümkün değil. Ancak bu tabloyu doğru okuyabilenler için hala büyük fırsatlar var. Bu nedenle bizler üyelerimizde sadece büyümeyi değil doğru zamanda, doğru ölçekte ve sağlam adımlarla büyümeyi tavsiye ediyoruz.'
'Sanayici ile perakendeciyi buluşturan alanlar artırılmalı'
DTSO Başkanı Mehmet Kaya ise fuarın bölgesel kalkınma açısından önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
'Dönem dönem hükümet bunun farkına varıp enflasyonu bunlar arttırıyor diye açıklamalar yapıyor ama adım atıyor. Aslında bu fuarlar tam da bu adımlardan bir tanesi, önemli bir tanesi. Sizden bir talebimiz daha var. Evet, Diyarbakır'dan başladınız bu Anadolu'nun seyahatine diyelim. Anadolu üretimde de denilen noktada değil. Tam da bu da onların ayaklarından bir tanesi. İşte bugün deprem olsa Allah korusun diyoruz İstanbul'da, Trakya bölgesinde, Türkiye'nin yüzde 60'ı, sanayinin yüzde 60'ı çökecek diyoruz.
Adım var mı? Evet, bir mega endüstri bölgesi diye bir çalışma var ama yeterli değil. Sadece yasa çıkararak sanayiyi taşıyamazsınız. Sanayicinin tüketiciye, perakendeciye ulaşacağı yöntemleri de birlikte yaratmak zorundasın. Bu fuar tam da böyle bir fuar. Ben buradan hem size hem de yetkililere seslenmek istiyorum. Evet, bu sese bir kulak vermemiz lazım. Niye bunu istiyoruz? Tam da bölgenin sanayisinin gelişmesi için istiyoruz. Bölgede üreten bir sanayicinin limana veya büyük lojistik maliyetlerle uğraşması değil, onu yapacak olan parakendeci ile buluşacağı alanları yaratmak için istiyoruz.
Yani bu fuarlarla kentin ticareti genişleyeceği gibi aynı zamanda sanayisi de gelişecektir. Onun için bu çalışmanız gerçekten önemli. Beş defa da olsa size teşekkür edeceğim. İyi bir başlangıç yaptınız. Bunu lütfen bölgenin geneline yayın.'
'Fuar, üretim ve perakendenin dayanışma alanı'
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun da fuarın toplumsal ve ekonomik önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
'Bence en kıymetli kısım burada. İlk defa belki de üretim yapanlar ve üretimi halka sunan perakendecilerin birlikte dayanışma ördüğü alan olarak değerlendiriyoruz bu fuarı. O yüzden kıymeti ve değeri bizim nezdimizde biraz daha fazladır.
Orta Doğu'da hakikaten çok büyük bir savaş var. Orta Doğu halkının kendisi savaşa doymuş. Bunu önce bir dillendirmek gerekiyor. Halkın savaş istemediği bir yerde hegemonik güçlerin ısrarla savaşı halklara dayattığı bir coğrafya maalesef ki yıllardır kan gölü içerisinde. Bizler en azından kendi ülkemizde, kendi coğrafyamızda ve buradaki bütün halkların birlikte eşit, adil, kendini özgür ifade edebileceği ve kendimizden sonraki nesillere de bu özgürlükleri miras bırakacağımız bir akıl hareket etmek zorundayız.
Tam da bunlar olduğunda bir üretim, bir dayanışma ağları güçlü kalabiliyor. Nasıl birbirine binlerce yıldır sırt ve omuz veren halklar ayakta kalmışsa bunun 12 bin 500 yıllık tarihi kadim Amed kentindedir. Kim birlikte yaşamı örmek istiyorsa muhakkak gelip Diyarbakır'ı görmelidir. Onlarca medeniyetin, farklı farklı ırkların, farklı siyasi düşüncelerin, farklı dini inançların birlikte aynı sokakta nasıl yaşadığının yegane örneklerinden başında gelen bir kenttir burası. Ve aynı şekilde sizlerin de bahsettiği bu tarihi ipek yolunun da en güvenilir, en seküler kentlerinden bir tanesi. Yani ana ticaret merkez üstünün güvenilir olan kısımlarından bir tanesidir bizim kentimizde.
Bugün Orta Doğu'da belki onlarca ticari merkez üs diyebileceğimiz şehirler var. Kendine yetinebilen ve amasız her fikri, her düşünceyi, her dili kendi bünyesinde saygıyla birbiriyle besleyen, kucaklayan ve bunu bir kültür haline gelen ve ayakta duran tek kentiz şu anda. Diğerleri maalesef ki hepsi kan gölünde ve savaşla cebelleşiyor. Kendi iradesini korumaya çalışanlar da var. Hegemonik güçler tarafından bu binlerce yıllık kültürünü yok etmek isteyen bir sistem de var. Ama Amed kenti, Diyarbakır kenti Mezopotamya'nın beşiğinde binlerce yıldır üretimiyle, kültürüyle, zenginliğiyle dimdik ayakta tutan ve hiçbir zaman yaşamı kesintiye uğramayan yegane şehir olarak dimdik ayakta duruyor.'
Konuşmaların ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini keserek fuarın açılışını gerçekleştirdi. Katılımcılar daha sonra stantları gezerek firmalarla bir araya geldi.




