(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Hürmüz Boğazı'na ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 'İran ve Umman'ın ortak muvafakatı olmadan kalıcı çözümün salt ABD baskılarıyla çözüme kavuşturulması asla mümkün değildir' dedi. Bekin, İran'ın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasının Türkiye başta olmak üzere tüm bölge ülkelerinin önceliği olması gerektiğini belirtti.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin İslamabad Mutabakatı'na geri dönüp dönmeyeceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran'ın geniş bir sahil şeridine sahip olduğunu belirten Bekin, Hürmüz Boğazı'na ilişkin çözümün İran ve Umman'ın ortak rızası olmadan sağlanamayacağını savundu. Bekin, şöyle konuştu:
'İran'ın kuzeyde Hazar Denizi'nden güneyde Basra Körfezi ve Umman Denizi'ne kadar uzanan yaklaşık 2 bin 500 kilometre uzunluğunda bir sahil şeridine sahip olduğunu göz ardı etmeden, Hürmüz Boğazı sorununun İran ve Umman'ın ortak muvafakatı olmadan kalıcı çözümün salt ABD baskılarıyla çözüme kavuşturulması asla mümkün değildir. ABD Başkanı Trump'ın Umman üzerinde baskı kurarak tek taraflı geçiş koridoru konusunda diretmesi ve İran ile imzaladığı 'Mutabakat Zabtı'na sadık kalmayarak İran'a saldırı başlatması ve onlarca masum insanın ölümüne sebep olması uluslararası hukukun temel ilkelerinin açık ihlali olup, kabul edilebilir bir durum değildir. Bu konuda İran'ın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunması başta ülkemiz olmak üzere tüm bölge ülkelerinin önceliği olması kaçınılmazdır. ABD Başkanı Trump'ın diplomasi geleneğinden uzak bir anlayışla Hürmüz Boğazı üzerinde hak iddiasında bulunması son derece vahim bir gelişmedir. İran Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin ifade ettikleri gibi, Birleşmiş Milletler'in, özellikle de Güvenlik Konseyi'nin ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin, görev ve sorumluluklarını Birleşmiş Milletler Şartı doğrultusunda yerine getirme yükümlülüğünü ne yazık ki yerine getirmekten aciz bir durum ortaya koymaktadır'
'BM ORGANLARININ SESSİZLİĞİ ULUSLARARASI GÜVENİLİRLİĞİ ZEDELİYOR'
Birleşmiş Milletler'in İran'a yönelik gelişmeler karşısında görev ve sorumluluklarını yerine getiremediğini savunan Bekin, özellikle BM Güvenlik Konseyi ve Genel Sekreter'in Birleşmiş Milletler Şartı doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Bekin, 'Birleşmiş Milletler Temel Şartı'nın, temel ilke ve kurallarının, özellikle de 2. maddenin 4. fıkrasının, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden biri tarafından ısrarla ve süreklilik arz edecek şekilde ihlal edilmesi karşısında Birleşmiş Milletler organlarının sergilediği sessizlik ve eylemsizlik, BM Örgütü'nün uluslararası itibarını ve güvenilirliğini daha da zedeleyecek; uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdidi ise büyütecek boyuttadır' dedi.
Bekin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından ortaya çıkan 'Mekke Mutabakatı'na ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Mutabakatın bölgedeki yeni ayrışma ve ötekileştirmelere neden olmaması gerektiğini belirten Bekin, mutabakatın tüm bölge ülkelerini kapsamasının önemine işaret etti.



