Gündem

EMEP'li Karaca, Defne Devlet Hastanesi'nin sel nedeniyle kullanılamaz hale gelmesini TBMM gündemine taşıdı

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Defne Devlet Hastanesi'nin bir kez daha sel baskını nedeniyle kullanılamaz hale gelmesine ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Karaca, 'Hastanenin teknik olarak altyapısının sel baskınına uygun olmadığı açıldığı tarihte dahi belli olmasına karşın aradan geçen süreçte bu hayati eksiklikler neden görmezden gelinmiştir? Denetim görevini ihmal eden sorumlular hakkında soruşturma başlatılmış mıdır?' diye sordu. 

(ANKARA) - Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Defne Devlet Hastanesi'nin bir kez daha sel baskını nedeniyle kullanılamaz hale gelmesine ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Karaca, 'Hastanenin teknik olarak altyapısının sel baskınına uygun olmadığı açıldığı tarihte dahi belli olmasına karşın aradan geçen süreçte bu hayati eksiklikler neden görmezden gelinmiştir? Denetim görevini ihmal eden sorumlular hakkında soruşturma başlatılmış mıdır?' diye sordu. 

Hatay'da 26 Mart'ta etkili olan sağanak yağışın ardından yaşanan su baskınıyla Defne Devlet Hastanesi'nin acil servis, ameliyathane, poliklinikler ve yataklı servisleri zarar gördü. Hastanenin hizmet veremez hale gelmesi sonucunda hastalar, sağlık çalışanlarının desteğiyle  çevredeki hastanelere taşındı.

EMEP Gaziantep Milletvekili Karaca da konuyu TBMM gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Karaca, şunları kaydetti:

'6 Şubat depremlerinin ardından bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan hastanenin depremden sonra 60 günde inşa edilmesiyle övünülmüştür. Ne var ki açılışından henüz 1 hafta sonra sel baskını yaşanmış ve Erdoğan o dönemde de sorunun kendisiyle ilgilenmek yerine yapılan eleştirileri 'linç kampanyası' olarak nitelendirmiştir. Oysa hastaneyi ziyaret eden TTB ve Hatay Tabip Odası yetkilileri hastane açılsa da içinde inşaatın sürdüğünü, hastanenin bazı bölümlerinin hizmet vermediğini tespit etmişlerdir. Açıklama yapan Hatay Tabip Odası Başkanı Sevdar Yılmaz 'Hastane tamamen teslim edilmeden, kontrolleri yapılmadan hizmete açılması orada çalışan işçiler, sağlıkçılar ve oraya giden halkın sağlığı açısından da doğru değil' açıklamasını yapmıştır. Bu uyarılara karşın herhangi bir önlem alınmamış ve nihayetinde daha kötü bir sonuçla karşılaşılmıştır.'

Karaca, önergesinde Bakan Memişoğlu'ndan şu sorulara yanıt istedi:

'Açılışından yalnızca bir hafta sonra sel baskınına uğrayan ve 2026 yılında tekrar benzer bir felaketle hizmet dışı kalan Defne Devlet Hastanesi'nin altyapı ve yer seçimi kriterleri hangi bilimsel ve teknik raporlara dayandırılmıştır?

Hastanenin teknik olarak altyapısının sel baskınına uygun olmadığı açıldığı tarihte dahi belli olmasına karşın aradan geçen süreçte bu hayati eksiklikler neden görmezden gelinmiştir? Denetim görevini ihmal eden sorumlular hakkında soruşturma başlatılmış mıdır?

'60 günde hastane yaptık' övüncüyle halkın sağlık hakkını reklam malzemesi yapan bakanlığınız, her yağmurda sular altında kalmasının maliyetini ve yarattığı kamu zararını açıklayacak mıdır?

Hizmet veremez hale gelen hastanedeki cihazların gördüğü zarar ne kadardır? Bu cihazların yenilenmesi için ayrılan bütçe, halkın vergilerinden mi yoksa yüklenici firmadan mı karşılanacaktır?

Hatay'da deprem öncesi bin 200'ün üzerinde olan yatak sayısının yarı yarıya düşmüş olması gerçeği karşısında Defne, Altınözü ve Yayladağı ilçelerine de hizmet veren bu bölge için vaat edilen 400 yataklı tam teşekküllü hastane projesi neden hala hayata geçirilmemiştir?

Hataylı yurttaşların yoğun bakım ve yataklı servis ihtiyacı için çevre illere sevk edilerek yollarda can vermemesi adına tam teşekküllü ve geniş kapasiteli bir hastane yapılması planlanmakta mıdır? Bu konuda somut takviminiz var mıdır?

Hastanenin tahliyesi sırasında sağlık emekçilerinin ve hastaların yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve güvenli çalışma koşullarının sağlanması için hangi adımlar atılacaktır?'