(ANKARA)- Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin (TRSM) kapatılmasını Meclis gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Karaca, yaklaşık 500 ruhsal engelli yurttaşa hizmet veren merkezin kapatılmasının gerekçesinin açıklanmasını istedi.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren TRSM'nin kapatılmasını Meclis gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi veren Karaca, Gaziantep Üniversitesi bünyesinde yaklaşık 500 ruhsal engelli yurttaşa hizmet veren Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin 16 Ocak 2026 tarihinde, gerekçesi ve takvimi belirsiz bir tadilat iddiasıyla kapatıldığını ve hizmetin durdurulduğunu belirtti. Merkezden hizmet alan ağır ruhsal rahatsızlığı bulunan hastalar ile ailelerine tadilat süresine ilişkin herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını ifade eden Karaca, geçici bir hizmet binasının da gösterilmediğini kaydetti. Karaca, kamu idaresinin sağlık hizmetini sürdürmek yerine hasta ve yakınlarını belirsizlik içinde bıraktığını dile getirdi.
'HASTA YAKINLARI HAKARET VE YOK SAYMAYLA KARŞILAŞTI' İDDİASI
Karaca, Gaziantep Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği'nin idari makamlar nezdinde yürüttüğü girişimlerin mülki amirler ve bürokratlar tarafından hakaret, azarlama ve yok saymayla karşılandığını öne sürdü. Dernek yöneticilerinin randevu taleplerinin yanıtsız bırakıldığını, CİMER başvurularının sonuçsuz kaldığını belirten Karaca, Gaziantep Valisi Kemal Çeber'in dernek yöneticilerine yönelik 'Niye dilekçe yazıyorsun, bin 700 dernek var, mecbur muyum, bize işimizi sen mi öğreteceksin, gel sen vali ol, müdür ol, yarım saatimi aldın' dediği iddiasına yer verdi. Karaca, kamu görevlilerinin tutumunun şizofreni hastaları ve yakınlarının maruz kaldığı damgalama, tecrit ve sosyal şiddet politikalarının bir yansıması olduğunu savundu.
'ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR ŞÜPHELERİ ARTIRIYOR'
Soru önergesinde, TRSM'nin kapatılmasına ilişkin idarenin farklı açıklamalar yaptığına dikkat çeken Karaca, başhekimliğin önce tadilat, ardından yeni bina açıklaması yaptığını, rektörlüğün ise merkezin kapanmadığını ileri sürdüğünü belirtti. Bu çelişkilerin merkezin üniversite bütçesine yük oluşturduğu gerekçesiyle kapatıldığı veya binanın gelir getirici başka bir işletmeye tahsis edileceği yönündeki iddiaları güçlendirdiğini ifade etti.
Karaca, bu durumun yaklaşık 500 hastayı ve ailelerini tedavisiz kalma ve yaşam hakkı tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını belirterek Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'na şu soruları yöneltti:
'-Gaziantep Üniversitesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin (TRSM) kapatılma gerekçesi tam olarak nedir? Başhekimlik ve rektörlük tarafından yapılan çelişkili açıklamaların hangisi gerçeği yansıtmaktadır? Merkezin bütçe yükü gerekçesiyle kapatıldığı ya da binanın gelir getirici başka bir işletmeye devredileceği iddiaları doğru mudur?
-Merkezden hizmet alan yaklaşık 500 ruhsal engelli yurttaşın tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin aksamaması için Bakanlığınız tarafından alınan geçici bir önlem veya gösterilen alternatif bir hizmet binası var mıdır? Yoksa bu hastalar tamamen kaderine mi terk edilmiştir?
-TRSM'lerin temel amacı şizofreni ve benzeri ağır ruhsal rahatsızlığı olan hastaları toplum içine kazandırmak ve damgalamayı önlemek iken, bu merkezin 'üniversite öğrencileri ile hastaların yan yana olmasından duyulan rahatsızlık' gerekçesiyle kapatıldığı iddiası Bakanlığınızca incelenmiş midir? Bakanlığınız bu kurumsal damgalama ve tecrit politikasına ortak olmakta mıdır?
-Hak arayan, anayasal dilekçe hakkını kullanan hasta yakınlarına ve dernek yöneticilerine yönelik; Gaziantep Valisi, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ve Halk Sağlığı Başkanı tarafından uygulanan azarlama, yalancılıkla itham etme ve hakaret boyutundaki ayrımcı ve nezaketsiz tutumlara ilişkin bir soruşturma başlatılacak mıdır?
-Şizofreni hastalarının hak ihlallerine ilişkin İçişleri Bakanlığı ve ilgili mülki amirlere yapılan CİMER başvurularının yanıtsız bırakılmasının ve idari görev ihlallerinin gerekçesi nedir?
-Türkiye genelinde şizofreni hastaları ve yakınlarına yönelik bizzat kamu kurumları ve memurları eliyle yürütülen; yok sayma, dışlama, aşağılama ve tecrit gibi 'sosyal şiddet' biçimleriyle mücadele etmek amacıyla Bakanlığınızın acil bir eylem planı var mıdır?
-Şizofreni hastalarının hak ihlallerine ilişkin CİMER başvurularının yanıtsız bırakılmasının gerekçesi nedir?
-Şizofreni hastaları ve yakınlarına yönelik dışlama, aşağılama ve tecrit gibi uygulamalarla mücadele için Bakanlığın bir eylem planı bulunmakta mıdır?'