Gündem

Erkan Baş'tan, Mustafa Bozbey'in gözaltına alınmasına tepki: 'Sandıkta yenemediğini savcıyla, hakimle, polis zoruyla yenmeye çalışan bu anlayış açık bir zorbalıktır'

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de gözaltına alındığı operasyona tepki göstererek, 'Milyonlarca insanın iradesi ve bu iradeye dönük bir saldırıyla karşı karşıyayız. Ben buradan açık, net, tereddütsüz bir şey söylemek istiyorum: Sandıkta yenemediğini savcıyla, hakimle, polis zoruyla yenmeye çalışan bu anlayış açık bir zorbalıktır' dedi. 

(ANKARA)- Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de gözaltına alındığı operasyona tepki göstererek, 'Milyonlarca insanın iradesi ve bu iradeye dönük bir saldırıyla karşı karşıyayız. Ben buradan açık, net, tereddütsüz bir şey söylemek istiyorum: Sandıkta yenemediğini savcıyla, hakimle, polis zoruyla yenmeye çalışan bu anlayış açık bir zorbalıktır' dedi. 

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dünya Otizm Farkındalık Günü'ne değinerek konuşmasına başlayan Baş, 'Bu ülkede otizimli yurttaşlar bir gün hatırlanıyor. 364 gün yalnız bırakılıyor. Görmezden geliniyor, yok sayılıyor ve en önemlisi de en ağır yükü annelerin omuzlarına bırakıp kaçıyorlar. Bu ülkede devletin yapması gerekenleri anneler yapmaya çalışıyor. Anneler de yalnız bırakılıyor. Ortada sadece bir eksiklik yok. Ortada bozuk bir düzen var. O yüzden bu dünya farkındalık gününü vurgulamak istedim. Sormak da istedim. Neyin farkındasınız? Bu yalnızlığın mı farkındasınız? Bu yoğunluğun mu farkındasınız? Bu adaletsizliğin mi farkındasınız' dedi. 

A Milli Takımı'nın Dünya Kupası'na katılmasının mutluluk verici bir gelişme olduğunu belirten Baş, bu başarıda emeği geçen herkese teşekkürlerini bildirdi. Baş, A Milli Takımı'nın 24 yıldır bu başarıya neden erişemediğine ilişkin bazı sorular yönelterek şu ifadeleri kullandı: 

'Biz neden 24 yıl bekledik? Bu ülkenin gençleri yok muydu? Bu ülkede yetenekli gençler ortadan mı kalktı? Hayır. Ama her alanda olduğu gibi burada torpil, kayırma, adaletsizlik... Hani her yerde soruyoruz ya 'hak eden mi kazanıyor? Yoksa tanıdığı, yandaşı, dayısı olan mı kazanıyor' diye. Futbolda benzer bir şekilde ele alınıyor. Şunu söylemem lazım: Bu yaklaşımla hiçbir başarı kalıcı olamaz.'

'Milyonlarca insanın iradesine dönük bir saldırıyla karşı karşıyayız'

Baş, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Musatafa Bozbey'in de gözaltına alındığı operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 'Burada Bursa'nın sadece bir şehir olarak anılmasını ya da belediye başkanlığını sadece bir makam, sadece bir bina olarak görülmesine itiraz ederek söz girmek istiyorum. Ortada milyonlarca insanın iradesi var. Milyonlarca insanın iradesi ve bu iradeye dönük bir saldırıyla karşı karşıyayız. Ben buradan açık, net, tereddütsüz bir şey söylemek istiyorum: Sandıkta yenemediğini savcıyla, hakimle, polis zoruyla yenmeye çalışan bu anlayış açık bir zorbalıktır' ifadelerini kullandı.  

'Ormanına sahip çıkan insan tutuklanır mı?'

Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı açılan dava kapsamında bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösteren Baş, şunları kaydetti:

'Memlekette doğasına, toprağına, ormanına sahip çıkan insan tutuklanır mı ya? Bakın Esra Işık, gencecik bir kardeşimiz. Suçu ne? yaşadığı toprağına sahip çıkmış. Ormanına sahip çıkmış. Yaşadığı yerdeki havanın temiz olması için mücadele etmeye devam etmiş. Vatanını satmamış, toprağını satmamış. Ne yaptılar? Tutukladılar.'

Tutuklamalara tepki gösteren Baş, şu ifadeleri kullandı:

'İşçinin hakkını arayan, patron zulmü karşısında işçileri örgütleyen, işçilerle beraber direnen Mehmet Türkmen tutuklanıyor. Gerçeği, yalnızca gerçeği yazdığı için İsmail Arı tutuklanıyor. Gazeteci tutuklanıyor. Arkadaşlar böyle ülke olur mu? Böyle adalet olur mu? Hırsızlık yapanlar dışarıda geziyor. Yolsuzluk yapanlar dışarıda geziyor. Memleketi sömürenler dışarıda geziyor. Her tür uyuşturucu, her tür fuhuş, her tür
kumar, gençleri bataklığa sürükleyen her türlü eylemin failleri, çeteler, mafya  dışarıda geziyor.'

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş'ın, eski ABB Başakanı Melih Gökçek hakkında vermiş olduğu suç duyurularını hatırlatan Baş, 'Melih Gökçek'nin yargılanmadığı bir ülkede kimseyi yargılayamazsınız. Daha ne olacak ya? Partinizin kurucusu eski Meclis Başkanınız 'Ankara'yı parsel parsel sattı' bu adam diyor Yedi sülalesi zenginleşmiş. O elini kolunu sallayarak gezecek afrasını, tafrasını yapacak sonra birtakım belediye başkanları yolsuzluk yapmış, hırsızlık yapmış gibi bir takım iftiralarla yargılayacaksınız, akıl mantık alıyor mu? Mansur Yavaş diyor ki 100'ün üzerinde suç duyurusunda bulundum Melih Gökçek hakkında. Bir tane işlem yapmıyorsunuz' diye konuştu. 

'Bu Meclis seçilmiş bir milletvekilini cezaevinde bırakan bir meclis olarak mı tarihe yazılacak?'

Hatay Milletvekili Can Atalay'ın tutukluluğuna tepki gösteren Baş, şunları söyledi:

'Buradan Numan Kurtulmuş'a çağrıda bulunuyorum. Herkes kendi kaderini biraz da kendi çizer. Numan Kurtulmuş sen tarihe nasıl geçeceksin kardeşim? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 28. Dönemi'nde görev yapan bütün milletvekillerine onları temsil eden Numan Kurtulmuş'a soruyorum: Bu Meclis seçilmiş bir milletvekilini cezaevinde bırakan bir meclis olarak mı tarihe yazılacak? Numan Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayı bile beceremeyen bir Meclis Başkanı olarak mı tarihe geçeceksin? Can Atalay bu Meclise Hatay halkı tarafından vekil olarak gönderildiği andan itibaren ben ne kadar sorumluysam sende o kadar sorumlusun.'

'Bu ülkenin egemenliğini kimsenin masasına meze etmeyiz'

İstanbul'da NATO'ya bağlı Deniz Unsur Komutanlığı kurulması planına ilişkin Baş, şu ifadelerle tepki gösterdi:

'İstanbul'da NATO'ya bağlı bir Deniz Unsur Komutanlığı kurulmak isteniyormuş. Bu ne demek biliyor musunuz arkadaşlar? Herkesin dikkatini çekiyorum. Bu Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin tartışmaya açılması demektir. Montrö ne demek? Bu ülkenin egemenliği, bağımsızlığı demek. Montrö demek, Karadeniz'in bir savaş alanına dönüşmemesi demek. Ama şimdi bunu aşındırarak ilerlemek istiyorlar. Ben boğazların pazarlık konusu olmadığının bir kez daha altına çiziyorum. Bu memleketin egemenliği hiç kimsenin masasında bir meze olamaz. Tekrar ediyorum. Bu ülkenin egemenliğini kimsenin masasına meze etmeyiz.'

'NATO'ya karşı mücadeleyi yükseltme kararlılığındayız'

7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne karşı çıkmak için NATO'nun kuruluş yıl dönümü olan 4 Nisan'da çeşitli illerde eylemler düzenleneceğini bildiren Baş, şöyle konuştu:

'4 Nisan bu NATO'nun kuruluş yıl dönümü. Önümüzde büyük bir mücadele var. Temmuz ayında gerçekleşecek NATO zirvesine kadar sürdüreceğimiz büyük bir mücadele. 4 Nisan'da alanlarda olacağız. Çeşitli illerde İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Adana'da, Malatya'da gücümüzün yettiği, NATO üssününün olduğu, Amerikan üssününün olduğu her yerde Biz bu katillerin karşısına çıkacağız ve gözlerinin içine baka baka sözlerimizi söyleyeceğiz. Bunlar gibi ikili oynamıyoruz. Orada başka, burada başka yok. Neye inanıyorsak, doğru neyse onu gidip muhatabının yüzüne söylemekten hiçbir güç bizi alıkoyamaz. 4 Nisan NATO'nun kuruluş yıl dönümü ve biz de tam bu nedenle 4 Nisan'da Temmuz ayındaki NATO zirvesine kadar giden sürecin ilk adımını atıyoruz. 'NATO'ya hayır' demek için Türkiye'nin bağımsızlığına sahip çıkmak için Tüm dünyada barışa kardeşçe sahip çıkmak için NATO'ya karşı mücadeleyi yükseltme kararlılığındayız.'

'TİP, İstanbul'daki 1 Mayıs kutlamalarının Taksim'de yapılması için son derece kararlıdır'

TİP'in, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı İstanbul Taksim Meydanı'nda kutlamaya kararlı olduğunu aktaran Baş, şu ifadeleri kullandı:

'Türkiye İşçi Partisi, İstanbul'daki 1 Mayıs kutlamalarının Taksim'de yapılması için son derece kararlıdır. Bu Türkiye İşçi Partisi adına bir inatlaşma, bizim kendi kararımız değil. Biz buradan çağrı yapıyoruz. Tüm sendikalara, tüm muhalefet güçlerine, emek örgütlerine bu mücadelenin bir parçası olan tüm yurttaşlarımızla birlikte 1 Mayıs'ta iktidarın meydan okumalarına karşı iktidarın bu katillerle ülkemizin göbeğinde toplantı yaparken Anayasa Mahkemesi'nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına rağmen işçilere 'yok kardeşim ben izin vermiyorum kutlayamazsın' dayatmasını reddetmemiz lazım. 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması Anayasal bir haktır Anayasal Mahkemesi'nin bu doğrultuda verilmiş kararları vardır.'

'Mersin'deki liman işçisi arkadaşlarımı selamlıyorum'

Mersin Liman işçilerinin TÜMTİS Sendikası'na üye oldukları gerekçesiyle işten çıkartıldıklarını belirten Baş, şunları kaydetti: 

'Bu hafta bize Mersin Limanı'ndan işçi arkadaşlar ulaştı. Uluslararası Liman İşletmeciliği işçileri. Tüm TİS Sendikası'nda örgütlenmiş arkadaşlarımız toplu iş sözleşme görüşmeleri başladıktan sonra işten çıkartılmışlar. Akıl alır gibi değil. İşçi en basit hakkını, anayasal hakkını kullanıyor. Ne zaman patronlar zora gelse, 'Zaten iktidar arkamda, ben bunları atarım. Zaten dışarıda milyonlarca işsiz var; onları daha ucuza
çalıştırırım' diye bakıyor. Bu hukuksuzlukla, ülkenin tepesindeki hukuksuzluk arasındaki ilişkiyi görmemiz lazım. Ben buradan Mersin'deki liman işçisi arkadaşlarımı selamlıyorum.'