(İSTANBUL) - TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Danıştay 8. Dairesi'nin, Çalıştırılması Zorunlu Personel (ÇZP) Taban Ücret Uygulaması'nın iptaline yönelik açılan davada verdiği yürütmeyi durdurma kararını protesto etti.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, ISS Hazır Yemek Üretim ve Hizmet AŞ tarafından Çalıştırılması Zorunlu Personel (ÇZP) Taban Ücret Uygulamasının iptaline yönelik açılan davada danıştay 8. Dairesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma talebini protesto etmek amacıyla ISS Türkiye Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
Basın açıklamasını TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak okudu. Toprak, şunları kaydetti:
'Emeğin gaspı sömürünün ta kendisidir. Bilim patrona değil halka hizmet eder. Türkiye'de emek rejimi uzun yıllardır sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekillendirilmektedir. Bu süreçte güvencesizlik yaygınlaştırılmış, düşük ücretler kalıcı hale getirilmiş ve nitelikli emek sistematik biçimde değersizleştirilmiştir. Bugün çalışanların büyük bir bölümü asgari ücret ve civarında gelirlerle yaşam mücadelesi vermektedir. Bu tablo bir tesadüf değil, doğrudan doğruya sınıfsal bir tercihtir. Gıda mühendisleri de bu sömürü düzeninin hedefindedir. Gıda güvenliğinin güvencesi olan meslektaşlarımız; düşük ücret politikaları, güvencesiz çalışma koşulları ve bilinçli itibarsızlaştırma ile karşı karşıya bırakılmaktadır.'
Toprak, Çalıştırılması Zorunlu Personel Taban Ücret uygulamasının yalnızca gıda mühendisleri için bir ücret güvencesi olmadığının altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
'TMMOB Gıda, Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odası tarafından hayata geçirilen Çalıştırılması Zorunlu Personel (ÇZP) Taban Ücret Uygulaması; yalnızca meslektaşlarımız için bir ücret güvencesi değil, aynı zamanda halkın sağlıklı ve güvenli gıdaya erişiminin de temel dayanaklarından biridir. Bu nedenle doğrudan hedef alınmaktadır. ISS adlı çok uluslu şirketin ÇZP taban ücretine açtığı dava ve Danıştay üzerinden aldığı yürütmeyi durdurma kararı, sermayenin emeğe yönelik saldırısının açık bir göstergesidir. Bu girişim, yalnızca bir hukuki süreç değil; emeği örgütsüzleştirme, standartları ortadan kaldırma ve mühendislik emeğini ucuz iş gücüne indirgeme hamlesidir. Yoksulluk sınırının altındaki ücretlere bile tahammül edemeyen bir sömürü düzeni ile karşı karşıyayız. Bu düzen, emeği bir maliyet kalemi olarak görüyor. İnsanı, sağlığı ve toplumu ise tamamen gözden çıkarıyor. ÇZP taban ücretinin ortadan kaldırılması; on binlerce mühendisin daha düşük ücretlere zorlanması, mesleğin itibarsızlaştırılması ve en önemlisi halkın güvenli gıdaya erişim hakkının zayıflatılması anlamına gelmektedir.'
ISS'E DAVAYI GERİ ÇEKME ÇAĞRISI
Söz konusu girişimin yalnızca gıda mühendislerini değil, emeği ve halk sağlığını hedef aldığını belirten Toprak, şirkete davayı geri çekme çağrısı yaptı. Toprak, 'Biliyoruz ki bu saldırı yalnızca gıda mühendislerine değildir. Bu saldırı doğrudan emeğedir. Bu saldırı halkın sağlığınadır. ISS'in 'sosyal sorumluluk' ve 'yaşanabilir ücret' söylemleri ile Türkiye'de yürüttüğü politikalar arasındaki çelişki, sermaye düzeninin ikiyüzlülüğünü gözler önüne sermektedir. Küresel ölçekte etik söylemler geliştirenler, bu ülkede mühendisleri düşük ücretlere mahkûm etmektedir. Biz bu tabloyu kabul etmiyoruz. Gıda üretimi bir piyasa faaliyeti olmanın ötesinde kamusal bir sorumluluktur. Gıda mühendisleri bu sorumluluğun taşıyıcısıdır. Bu mesleği ucuz iş gücüne indirgemeye çalışanlar, doğrudan halkın sağlığıyla oynamaktadır. Buradan açıkça çağrı yapıyoruz: ÇZP taban ücretine yönelik bu saldırı sonlandırılmalı, ISS açtığı davayı derhal geri çekmelidir. Tüm meslektaşlarımızı, meslek odalarını, sendikaları, emek örgütlerini ve tüm yurttaşlarımızı ortak mücadeleye, dayanışmayı büyütmeye ve başlattığımız imza kampanyasına destek vermeye çağırıyoruz. Bu bir tercih değil, zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, emeğin değersiz olduğu bir yerde halkın sağlığı da güvende değildir. Biz, ne emeğimizi ne de halkın sağlığını sermayeye teslim edeceğiz. Gıda mühendisleri halkın sağlık güvencesidir. Bu güvenceyi ortadan kaldırmaya çalışanlara karşı mücadelemiz büyüyecek. Bu mücadele, emek ile sermaye arasındaki mücadelenin bir parçasıdır. Ve biz emeğin tarafındayız. Biliyoruz ki emeğin örgütlü gücü, patronların kâr hırsından büyüktür. Bu yüzden mücadelemiz bireysel değil, sınıfsaldır' ifadelerini kullandı.
ÇOK SAYIDA ODA, SENDİKA VE TEMSİLCİ DESTEK VERDİ
Basın açıklamasına TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Zelal Kal, İstanbul Şube ile Kocaeli Şube yöneticileri ve üyeleri, İzmir Şube Başkanı Ömer Ulaş Kırım, Tekirdağ İl Temsilcisi İnci Mine İrkin, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Murat Kapıkıran, TMMOB İstanbul İKK Sekreteri Aydan Adanır Usta, TMMOB Kocaeli İKK Sekreteri Mehmet Ali Elma, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Deniz Kapıkıran, Kocaeli İl Temsilcisi Veysel Ayhan ve yöneticileri, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Ali Cemil Akın, İstanbul Barosu'ndan Av. Nimet Acar, DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar ile sendika yöneticileri, Dünya Sendikalar Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve DİSK/Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ile sendika yöneticileri ve DİSK Sosyal-İş Sendikası Genel Başkanı İlhan Ağırbaş katılarak destek verdi.
Etkinlik sırasında 'Taban ücret hakkımız engellenemez', 'ISS davanı geri çek', 'Susma haykır taban ücret haktır', 'Yaşasın örgütlü mücadelemiz', 'Gıda mühendisi halkın sağlık güvencesi' sloganları atıldı.
Basın açıklamasının ardından ISS Türkiye Genel Müdürlüğü önüne siyah çelenk bırakıldı. Danıştay 8. Daire tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı da şirket binasının kapısına asıldı.





