Yalova’da kamuoyunda “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un 26 Eylül 2025’te 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ilk duruşması Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davada tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ilk kez hakim karşısına çıktı. Gülter, duruşmadaki savunmasında hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

Duruşmada savunmasını yaptı

Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay gecesi evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. Gülter tutuklanırken, Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.

Yaklaşık 10 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Sultan Nur Ulu hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

“Arkamı döndüğümde annem yoktu”

Duruşmada savunmasını yapan Tuğyan Ülkem Gülter, olay gecesi annesiyle ve Sultan Nur Ulu ile birlikte vakit geçirdiklerini anlattı. Gün içerisinde Sultan Nur Ulu ile markete gittiklerini ve daha sonra bir bakıcıyla görüşmek üzere AVM’ye gittiklerini belirten Gülter, görüşmenin ardından eve döndüklerini söyledi.

Gülter, evde annesiyle sohbet ettiklerini, yemek hazırlayıp film izlediklerini ve annesinin alkol aldığını ifade etti. Daha sonra salonda müzik açıp dans ettiklerini anlatan Gülter, kendisinin bir süre odasına giderek eski erkek arkadaşı K.E. ile konuştuğunu söyledi.

Gülter, daha sonra Sultan Nur Ulu ile odasına geçtiğini, bu sırada annesinin de yanlarına geldiğini belirterek olay anını anlattı.

“Sonra bir ses geldi. Arkamı döndüğümde annem yoktu. Sonra Sultan’a ‘Koş’ diye bağırdım. Birlikte aşağı indik.”

Gülter, annesinin nasıl düştüğünü görmediğini belirterek, “Ben arkam dönükken annem düştü. Bir şey temas ettiğini görmedim, eğer onu görseydim tutmaya çalışırdım” dedi.

Mesajlaşmalar da dosyada

Duruşmada Gülter’e, eski erkek arkadaşı K.E. ile yaptığı mesajlaşmalarda yer alan bazı ifadeler de soruldu. Bunlardan biri olan “Annem birazdan kendini atıyor” şeklindeki mesajla ilgili açıklama yapan Gülter, söz konusu mesajın farklı bir konuya ilişkin olduğunu savundu.

Gülter, annesiyle dövmeleri üzerinden yaşadıkları bir konuşmayı anlatarak mesajın bu konuşmanın ardından gönderildiğini söyledi.

Sanığa ayrıca eski erkek arkadaşına gönderdiği “Vallahi annem ölüyor” şeklindeki mesaj da soruldu. Gülter, bu mesajın daha önce odasına giren bir kargayla ilgili yaşanan olayın ardından gönderildiğini ifade etti.

TBMM'de yeni yasama yılı açılış resepsiyonu: Numan Kurtulmuş: 'Muhalefetin sesi kısılıyor' eleştirilerini doğru bulmuyorum
TBMM'de yeni yasama yılı açılış resepsiyonu: Numan Kurtulmuş: 'Muhalefetin sesi kısılıyor' eleştirilerini doğru bulmuyorum
İçeriği Görüntüle

Olay sonrası İstanbul’a gitti

Duruşmada Gülter’in olay sonrasında İstanbul’a gitmesi de gündeme geldi. Gülter, olayın ardından İstanbul’a gittiklerini kabul ederek bunun kaçma amacı taşımadığını söyledi.

İstanbul’da bir otele gittiklerini ve kendilerine telefonlarını kapatmalarının söylendiğini anlatan Gülter, kaçma şüphesinin bulunmadığını savundu.

İddianamede kamera ve ses kayıtları

İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve diğer dijital delillere yer verildi.

Bilirkişi incelemesinde, Gül Tut’un düşmesinden önce kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter’in olay sırasında Gül Tut’a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğu yönündeki bilirkişi değerlendirmesine yer verildi.

Sultan Nur Ulu’nun ifadeleri

Dosyada olay gecesi evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun ifadeleri de yer aldı. İddianameye göre Ulu, soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un düşmesini farklı şekilde anlatırken daha sonraki ifadesinde Tuğyan Ülkem Gülter’in Gül Tut’a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söyledi.

Ulu hakkında ayrıca “yalan tanıklık” suçlamasıyla ayrı bir dava açıldı.

İddianamede bazı tanıkların Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan önce annesiyle ilgili tehdit içerikli sözler söylediğini ileri sürdüğü aktarıldı.

Tanık beyanlarında, Gülter’in yaklaşık üç ay önce “Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim” şeklinde söz söylediğinin iddia edildiği belirtildi. Bu ifadeler iddianamede tanık anlatımları olarak yer aldı.

Adli Tıp raporu dosyada

Adli Tıp Kurumu raporuna göre Gül Tut’un kanında 3.53 promil alkol tespit edildi. Raporda ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiği belirtildi.

Dosyada ayrıca Gülter’in internet aramalarına ilişkin dijital incelemeler de yer aldı. İddianamede, Gülter’in uyuşturucu maddelerin saçtan ve vücuttan ne kadar sürede temizlendiğine ilişkin aramalar yaptığı belirtildi. Ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde “Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma” isimli bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi.

Yargılama devam edecek

Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter’in savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. Yargılama, sanık savunmaları, tanık beyanları ve dosyadaki delillerin mahkeme tarafından değerlendirilmesiyle devam edecek.

İlk duruşma itibarıyla dosyada kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.