(ANKARA) - CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, 'Ofisine giden siz, araçlarına binen siz, rüşvet alan siz, bağıran da siz; butlancı olan da biz, öyle mi? Müteahhitleri ayarlıyorlar, müteahhitler delegeleri ayarlıyor, delegeler de kurultayı: Hiç kusura bakmayın, bundan sonra hangi rezillik varsa yüzünüze yüzünüze vuracağız' dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı'nda açıklama yaptı.
Saraç, burada yaptığı açıklamada, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılının demokrasiyle taçlanmak zorunda olduğunu belirtti. Çünkü Cumhuriyet'in ikinci yüzyılının yalnızca Türkiye'de yeniden bir yapılanmayı değil, bölgesi açısından da yeni bir yapılanmayı gösterdiğini ifade eden Saraç, 'Bölge tümüyle yeniden yapılanıyor. Aslında dünyada da benzer bir tartışmayı yakından görüyoruz' diye konuştu.
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yaşanan sürece işaret eden Saraç, şunları söyledi:
'24 yıllık AKP iktidarı var ve AKP iktidarı her alana dün de müdahale ediyordu, bugün de müdahale eder. Beceri o müdahaleyi tersine çevirmektir. Bakın, dün bir adım attık. İki gündür Üsküdar'daydık. Bir şeyi sağlamamız gerekiyor. Bu iktidarı değiştirmek için bizim güçlerimizi ve enerjimizi birleştirmek gerektiğini dünden beri Üsküdar'da konuşuyoruz ve Üsküdar'daki tavrımız, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanının yerinde kalması, onun yerine seçilecek başkan vekilinin de AKP'ye teslim edilmemesiydi. O noktada önemli bir adım attık. O noktada CHP'nin tavrıyla, bizlerin ısrarı ve tavrıyla, 'Belirleyici olan nedir? Belirleyici olan parti değildir. Belirleyici olan halkın iradesine sahip çıkmaktır. Belirleyici olan, AKP'ye rağmen Üsküdar'ı CHP'de tutmaktır', dedik ve bu noktada önemli bir adım attık. Umuyorum salı günü de bunun devamını getireceğiz.'
Saraç, dünü tartışmanın bir getirisi olmadığını, bugüne ve yarına bakılması gerektiğini ifade ederek, 'Duruşumuz belli. Herkes tercihini yapmıştır. İdeolojik duruşumuz belli. Politik duruşumuz belli. İdeolojik, politik fark koyamayanlar ayrılıp gittiler. Hiçbir fark yok. Söyleyebildikleri yeni bir şey yok. Çok net söyleyeyim; CHP'den ayrılan arkadaşların CHP'nin daha solunda yer alma şansları yok, daha sağında yer alacaklar. Yarın göreceğiz. O yüzden bizim duruşumuzu bozmadan devam ettirmemiz gerekiyor' dedi.
'YENİ BİR SOSYAL DEVLET KURMAK ZORUNDAYIZ'
Necdet Saraç, 9 Eylül Çarşamba CHP'nin 103'üncü kuruluş yıl dönümünün kutlanacağını belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü:
'103. kuruluş yıl dönümüyle birlikte hem bir yandan bir kampanya başlayacak, 'Yerimiz, yurdumuz ve yolumuz belli' sloganıyla başlayacak hem de bizim Türkiye'ye yönelik yeni bir siyasi manifesto yayınlamamız lazım. Yeni şeyler söylememiz lazım. Düne takılmak yerine yeni şeyler söylemek, Türkiye'ye dair yeni şeyler söylemek zorundayız. Yeni bir sosyal devlet kurmak zorundayız. Bölgeye dair yeni şeyler söylemek zorundayız. Yeni olan biziz. Yeni olan biziz çünkü biz değişen Türkiye dengeleri ve bölge dengelerinde yeni şeyler söylüyoruz. Önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.'
Partisinin içinde yer alacağı bir 'Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'nın hem Türkiye'yi hem bölgeyi başka bir yere taşıyacağını söyleyen Saraç, 'Bizim o noktada bölgedeki iki temel kriterimiz var. Bir tanesi tereddütsüz barış, ikincisi de demokrasi. Türkiye demokrasiyle buluştuğunda, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı demokrasiyle taçlandığında, barış ve işbirliği, kalkınma iş birliği kaçınılmaz biçimde gerçekleşecektir ve Türkiye başka bir yere doğru evrilecektir' dedi.
GÜRSEL TEKİN'İN SÖZLERİ
CHP İstanbul İl Başkanı Tekin de 'çok kirli, olağanüstü bir çeteyle karşı karşıya olduklarını' ifade ederek, şunları söyledi:
'Medya ayağı var, basın ayağı var, 76 tane itirafçı var. Sol dünyadan gelen bütün arkadaşlarımız bilir, eğer bizim mahallemizde bir itirafçı varsa o itirafçının bizim mahallede yaşama imkânı yoktu. Ama bu 76 itirafçının çok şükür sadece 7 tanesi CHP'li, geri kalanın hiçbirisi CHP'li değil. Akşam o kirli medyalarda insanlarımızı her türlü enfekte etmek için aklınıza gelebilecek ne yalan varsa söylendi, yapıldı.
Bir zenginleşme furyası başladı. Bu zenginleşme bir konfor yarattı, konfor lümpenliği yarattı ve lümpenlik yüzünden partimiz büyük sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Partimizin hiçbir genel başkanının asla ve asla para ilişkileri olmamıştır. 'Kimdi bu biraz önce 76 tane itirafçı dedikleriniz' diye aklınızda elbette bu soru vardır. Bunların hepsi bizim giden arkadaşlarımızın ortakları. Mesela Turgut Koç diye bir adam, eski Genel Başkan ve yöneticilerle 15 yıldır arkadaş. Vallahi ben de partide çokça üst düzey yönetimlerde görev yaptım. Yani belediyelerimize bir tane fakir fukaranın çocuğunu sokana kadar kırk takla atıyoruz. Bu vatandaş 46 belediyede iş almış. Kendisi itiraf ediyor, ben bunu söylemiyorum. Ve o belediyelerden almış olduğu işlerle delegelerin, milletvekillerinin... Ya milletvekili, Aziz İhsan Aktaş'ın arabasına biniyorsunuz, bir de caka atıyorsunuz utanmadan, rezil adamlar ya. CHP milletvekilleri Aziz İhsan Aktaş'ın arabasına biner mi?
'RÜŞVET ALAN SİZ, BUTLANCI BİZ, ÖYLE Mİ?'
Koşuyolu'nda ofisi var, girmedik siyasetçi bırakmamış ofisine. Şimdi adama bağırıyorlar. Niye bağırıyorsunuz ya? Ofisine giden siz, araçlarına binen siz, rüşvet alan siz, bağıran da siz; butlancı olan da biz, öyle mi? Müteahhitleri ayarlıyorlar, müteahhitler delegeleri ayarlıyor, delegeler de kurultayı: Oh ne güzel! Mesela izlemiş olduğunuz televizyonda bu 76 tane itirafçının hiç ismini duydunuz mu? Niçin, neden? AKP'li Gülibrahimoğlu'nun uçağına binen CHP'li olabilir mi? Seçim dönemlerinde AKP'li Gülibrahimoğlu'ndan harçlık alan milletvekili olabilir mi? Utandığımızdan diyoruz ki, 'Aman ha, ayrılık gayrılık olmasın' diye hiç sesimiz çıkmadı. Hiç kusura bakmayın, bundan sonra hangi rezillik varsa yüzünüze yüzünüze vuracağız kardeşim.
'BİZ GERÇEK CHP'LİLER BİR ARADA DURAMADIK'
Belediyelerde 16 kişi gözaltına alındı. Şimdi sormak lazım; kim bunlar, nasıl girmişler buralara? Hani bizim çocuklar gibi çöpçü, kapıcı olarak girmemişler; daire başkanları, müdürler, şunlar bunlar: Yani kısacası, elbette zaman zaman hepimiz yanlış yapmışızdır, hatalar işlemişizdir ama bir türlü biz gerçek CHP'liler bir arada duramadık. Sürekli yeni gelenler enfekte ettiler.
Kadıköy geleneğinin Türkiye'ye hakim olması lazım. Dayanışmamızı güçlendirmemiz lazım. Üç sıkıntımız var, onun için çok açık söyleyeyim: Bir, bir kere birbirimizi sevmiyoruz. Niye sevmiyoruz belli değil. İki, birbirimizle dayanışmamız sıfır. Eskiden sorulurdu: 'Çocuğun nasıl? Eşin nasıl?' Böyle bir geleneğimiz vardı. Bunlardan kopmuşuz. Alışveriş yapardık arkadaşlarımızın mağazalarından. Ama kardeşim, üç kuruş kazanırsa bugün o üç harfli marketlerin tamamının bu duruma gelmesinin temel nedeni dayanışma. Bunları sağladığımız zaman her şeyin üstesinden geleceğiz. Çokça arkadaşımız şimdi geri dönüyor. Çünkü bir kısım televizyonların, bir kısım yayın organlarının yalanlarına tepki gösteren farklı arkadaşlarımız var; onlar da gelecek. Gidenlere en ufak bir şey söylemeyin, onlar bizim ailemizin birer parçasıdır. Ama yöneticilerinin hepsinin ne olduğunu biraz önce anlattım. Çıksınlar mesela bir tane televizyona, hangisini istiyorsanız, kimi çağırıyorsanız gelin, onların gözlerinin içine bakarak bugün söylediklerimin hepsini söyleyeyim. Niye çağırmıyorsunuz? Özgür medyasınız, hadi bekliyorum. Bekliyorum, çağırın. Büyük bir suç ortaklığı var; içinde medyası var, içinde iş dünyası var, içinde itirafçıları var; var oğlu var.'





