(İSTANBUL) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul'da 2026 Nevruz Deklarasyonu açıklamasında, Kürt gençlerine 'Sevgili gençler çalıştığınız iş yerlerinde, mahallede en az bir arkadaşınızla, Kürt olmayan bir arkadaşınızla lütfen konuşun Nevroz'u anlatın. El ele tutuşun ve Nevroz alanlarını hep birlikte, siz gençler Kürt olmayan arkadaşlarınızla birlikte oraları doldurmayı hedefleyin. Nevroz direnişin, umudun, inancın tazelenmesi demektir. Doğanın yeniden yeşermesi demektir. Nevroz Kürtlerin özgürlüğü, Türkiye'nin demokrasiye kavuşması mücadelesidir. Nevroz tüm halklar için kutlu olsun' diye seslendi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul'da 2026 Nevruz Deklarasyonu açıklamasına katıldı.

Tülay Hatimoğulları, yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail emperyalizminin İran'a karşı savaş başlattığını belirterek 'Bu savaş Irak'a, Lübnan'a ve Körfez ülkelerine parça parça yayılıyor. 2026 Nevroz'u bu alacakaranlığa karşı halkların özgürlük ve demokrasi meşalesi olarak yankılanacak. İran'da ABD-İsrail'in emperyalist müdahalelerine ve molla rejiminin otoritesine, otoriter rejimine karşı alternatif halkçı bir iradenin gelişmesinin güçlü bir refleksi olacak. Suriye'de Kürt, Alevi, Dürzi, Hristiyan, seküler Sünni Araplar; yani Suriye'de yaşayan bütün farklı halkların ve inançların Suriye'nin eşit yurttaşı olarak kabul edildiği yeni bir demokratik Suriye'nin inşaasının talebini yükseltecek' ifadelerini kullandı.

BAE'de İran'dan fırlatılan 12 balistik füze ve 17 İHA düşürüldü
BAE'de İran'dan fırlatılan 12 balistik füze ve 17 İHA düşürüldü
İçeriği Görüntüle

Irak'ta adil, eşit bir düzenin tahkim edilmesinin önemine değinen Hatimoğulları, '2026 Nevroz'u Orta Doğu halkları için onurlu barış, özgürlük, demokrasi ve demokratik birlik Nevroz'u olacak' dedi.

'Kapitalist sistemin derinleşen krizinin ağır bedelleri ne yazık ki Türkiye'de işçi sınıfına ezilenlere ve sömürülenlerin sırtına yükleniyor'

Hatimoğulları, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki 'Barış ve Demokratik çağrısı'nın tam da bu siyasi ve toplumsal talepler fikrinin çağrısı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

'2026 Nevroz'u demokratik toplumun inşasında önemli bir ivme olacaktır. Türkiye kadın hareketi, Kürt kadın hareketi sadece dün değil 8 Mart'ı karşılamak üzere günlerdir alanlarda, meydanlarda. Bizler de dün gündüz İstanbul mitinginde, akşam da Feminist Gece Yürüyüşü'ndeydik. Çok kalabalıktı, enerjisi çok yüksekti, isyanı çok büyüktü kadınların çünkü kadın cinayetlerinin gittikçe yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bizler bu sene 8 Mart'ı 5 Kasım'mış gibi geçirdik. Çünkü kadın cinayetleri artık kabul edilemez bir düzeyde büyük bir artış göstermiş durumda. Biz kadınlar 8 Mart'ın ruhuyla, rengiyle Nevroz ateşini daha da harlayacağız. Türkiye'de işçiler, emekçiler, yoksullar, emekliler, küçük esnaf aç, yoksul ve barınamıyor. Açlık Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan herkesi sarmış durumda. İçinden geçtiğimiz bu süreçte kapitalist sistemin derinleşen krizinin ağır bedelleri ne yazık ki Türkiye'de işçi sınıfına, ezilenlere ve sömürülenlerin sırtına yükleniyor. Gençler işsiz, güvencesiz ve geleceksiz ve çok mutsuz.

'Bütün farklılıklarımızla mücadelemizi ortaklaştıralım'

Ekolojik yıkım tarihin gördüğü en yıkıcı seviyeye ulaşmış durumda. Türkiye'deki bütün bu özneler olarak her birinin kendi özgün mücadelesinin güçlü bir biçimde örgütlenmesi son derece önemli ve bütün bu farklı dinamiklerin değiştirici, dönüştürücü, örgütleyici bir güce sahip olması son derece önemlidir. Bütün bu dinamiklerin isyanının, itirazlarının örgütlü bir güce dönüşmesi son derece kıymetlidir. Biz bütün bu kesimlere ve öznelere buradan çağrımızı yineliyoruz. Bütün farklılıklarımızla mücadelemizi ortaklaştıralım ve gelin mücadelemizi Nevroz'un ateşi ile birlikte harmanlayalım. 2026 Nevroz'unda bizler burada bütün farklı kesimlere çağrımızı yineliyoruz. Herkes Nevroz alanlarına kendi rengiyle, kendi diliyle, kendi savunduğu mücadele dinamiğiyle Nevroz alanlarında hep birlikte, hep beraber olalım. Burada aynı zamanda çağrımız demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum örgütlerinedir, kadın örgütlerine, kadın hareketine, ekoloji hareketinedir. Burada aynı zamanda çağrımız bütün mücadele dinamiklerinedir. Bu Nevroz'da Sayın Öcalan'ın yaptığı çağrının ve devam eden sürecin ihtiyacı olan demokratikleşme adımlarını hep beraber haykıralım. Sürecin artık yasal ve hukuki bir zemine oturması gerektiğini hep beraber haykıralım. Sayın Öcalan'ın özgür çalışma ve iletişim imkanlarının artık sağlanması gerektiğini haykıralım. Kürt halkının oyalanma değil şov adım taleplerini ve beklentilerini haykıralım.'

Tülay Hatimoğulları Kürt gençlerine 'Sevgili gençler çalıştığınız iş yerlerinde, mahallede en az bir arkadaşınızla, Kürt olmayan bir arkadaşınızla lütfen konuşun Nevroz'u anlatın. El ele tutuşun ve nevroz alanlarını hep birlikte, Kürt olmayan arkadaşlarınızla birlikte doldurmayı hedefleyin. Nevroz direnişin, umudun, inancın tazelenmesi demektir. Doğanın yeniden yeşermesi demektir. Nevroz Kürtlerin özgürlüğü, Türkiye'nin demokrasiye kavuşması mücadelesidir. Nevroz tüm halklar için kutlu olsun' dedi.

Kaynak: ANKA