Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) - Cankurtaran Yaşam Savunması, Esra Işık'ın tutuklanmasını Hopa'da düzenlediği yürüyüşle protesto etti. Grup adına açıklamayı yapan Ali Şükrü Kibar, 'İkizköy'den mücadele arkadaşımız Necla Işık'ın söylediği gibi, 'Başımız dik, alnımız ak'. Dayanışmadan ve haklılığımızdan aldığımız güçle örgütlü mücadeleyi sürdüreceğiz. Cankurtaran Yaşam Savunması olarak talebimiz açıktır, Esra Işık serbest bırakılsın. Doğa savunucularına yönelik baskılara derhal son verilsin' ifadelerini kullandı.
Artvin'in Hopa ilçesinde Cankurtaran Yaşam Savunması, Esra Işık'ın Akbelen Ormanı'yla ilgili eylem sonrasında tutuklanmasını protesto etmek için Hopa Parkı'nda bir araya geldi. Grup, 'Esra Işık yalnız değildir' sloganları eşliğinde Hopa Meydanı'na yürüdü. Cankurtaran Yaşam Savunması adına basın açıklamasını Hopa Meydanı'nda okuyan Ali Şükrü Kibar şunları söyledi:
'Bir yandan sermaye-devlet iş birliğiyle halka ait olan doğal kaynaklar sistematik biçimde gasbeiliyor. Yaşam alanlarımız yok ediliyor. Tarım alanlarının işgal edilmesiyle köylünün geçim kaynağı elinden alınıyor. Yöre halkı, birkaç yıl boyunca şirketlere kar sağlayacak kömür, altın ve benzeri madenler uğruna adeta katlediliyor. Kasıtlı olarak gerçekleştirilen bu mülksüzleştirme ve işçileştirme politikalarıyla hâlihazırda yoksul olan halk daha da yoksul hâle getiriliyor. Diğer yandan havamız, suyumuz, toprağımız kirletiliyor. Soframızdaki yiyecekten içtiğimiz suya, soluduğumuz havadan yaşadığımız kentlere kadar bütün yaşamımız zehire dönüştürülüyor. İşte bu atmosferde doğayı, yaşam alanlarımızı savunanlar gözaltı, tutuklama gibi baskı araçlarıyla susturulmak isteniyor.
'Çeteler eliyle yaşam savunucularını katlediyor ve failleri cezasızlık politikalarıyla ödüllendiriyor'
Şubat ayında Polen Ekoloji Kolektifi ve Bakırtepe Çevre Platformu'nda yaşam savunucuları, sürdürdükleri meşru faaliyetler kriminalize edilerek tutuklandı. Hukuki yollarla sesimizi kısamayanlar ise Ali ve Aysin Büyüknohutçu, Metin Lokumcu, Reşit Kibar ve Hakan Tosun örneklerinde gördüğümüz gibi çeteler eliyle yaşam savunucularını katlediyor ve failleri cezasızlık politikalarıyla ödüllendiriyor. Akbelen'de yaşananlar bu politikalardan bağımsız, münferit bir olay değildir. Aksine doğayı savunan herkese verilen bir gözdağıdır.
'Doğa savunucularına yönelik baskılara derhal son verilsin'
Yanı başımızda süren emperyalist savaşlar; bombalar, füzeler yürütülürken, siyasi iktidar doğaya karşı fiziki şiddet, hukuk sopası ve toplumsal baskıyla hareket etmektedir. Bilinsin ki korkmuyoruz. Baskılar karşısında toprağı, havası, suyu için mücadele edenler hiçbir zaman susmadı. İkizdere'de HES'lere, Cerattepe'de altın ve bakır madenlerine karşı; bütün bir ekolojik yıkıma karşı valilik önlerinde, mahkeme koridorlarında, bulunduğumuz her yerde doğa ve yaşam için mücadeleyi sürdürdük. Bugün bu tutuklama saldırıları karşısında da yine öyle olmaya devam edeceğiz. İkizköy'den mücadele arkadaşımız Necla Işık'ın söylediği gibi, 'Başımız dik, alnımız ak'. Dayanışmadan ve haklılığımızdan aldığımız güçle örgütlü mücadeleyi sürdüreceğiz. Cankurtaran Yaşam Savunması olarak talebimiz açıktır, Esra Işık serbest bırakılsın. Doğa savunucularına yönelik baskılara derhal son verilsin.'




