Gündem

HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: 'Başbağlar Katliamı'nın neden karanlıkta kaldığı araştırılmalı'

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 1990'lı yıllarda yaşanan katliamların aydınlatılması için Adalet Bakanı'na çağrıda bulundu. Yapıcıoğlu, 'Başbağlar Katliamı'nın zaman aşımına uğramış dosyasında bir arasınlar, onun altında yatan sebepler neydi? Onları kimler koruyup kolladı, neden olay karanlıkta kaldı?' ifadelerini kullandı.

(ANKARA) - HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 1990'lı yıllarda yaşanan katliamların aydınlatılması için Adalet Bakanı'na çağrıda bulundu. Yapıcıoğlu, 'Başbağlar Katliamı'nın zaman aşımına uğramış dosyasında bir arasınlar, onun altında yatan sebepler neydi? Onları kimler koruyup kolladı, neden olay karanlıkta kaldı?' ifadelerini kullandı.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Başbağlar Katliamı'nın 33. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, 1990'lı yıllarda yaşanan katliamları hatırlatarak, Başbağlar dosyasının yeniden araştırılması çağrısında bulundu.

Başbağlar Katliamı'nda yaşamını yitirenleri anan Yapıcıoğlu, '5 Temmuz 1993, 33 masum insan, 33 şehit. 90'lı yıllar gerçekten memleketin belki bir daha yaşamak istemeyeceği pek çok karanlık olayın, pek çok karanlık tablonun yaşandığı yıllar. Birkaç gün önce; 26 Haziran 1992'de Diyarbakır'da Silvan'a bağlı Yolçatı köyünde yine benzer bir katliam yaşandı. Yine bir akşam saati, yine camide toplanan kalabalığın camiden çıkarılıp katledilmesi, caminin duvarının dibinde kurşuna dizilmesi...' ifadelerini kullandı. 

'TETİKÇİLER BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERE SALDIRDI'

11 Temmuz'un Srebrenitsa Katliamı'nın yıl dönümü olduğunu hatırlatan Yapıcıoğlu, 'Tetikçiler aynı. Hep aynı karanlık zihniyet bizi biz yapan değerlere saldırdı orada, sadece masum insanlara değil. Aslında onların bir kimliği vardı, her birisinin ortak bir kimliği vardı' ifadelerini kullandı.

Doğu Türkistan, Srebrenitsa, Diyarbakır ve Erzincan örneklerini sıralayan Yapıcıoğlu, 'Doğu Türkistan nereye, Srebrenitsa, Bosna nereye? Diyarbakır nereye, Erzincan nereye? Biri Boşnak, biri Türk, biri Kürt. Ama hepsinin ortak özelliği, hepsi aynı kıbleye dönüyordu, hepsi aynı Allah'a inanıyordu. Hepsi birbirine kardeşti, hepsi birbirine kardeş olduğuna inanıyordu. Sıkılan kurşunlar aslında sadece onların bedenlerine sıkılmamıştı. Bir hedef vardı. Bizi biz yapan değerler hedefteydi' dedi.

Yapıcıoğlu, 'Bin yıldır bu topraklarda kardeş yaşadık. Kardeşliğin hukukunu icra ettik. Omuz omuza birlikte cepheden cepheye koştuk. Yeri geldi ortak vatanımızı savunduk. Ortak acılarımızı paylaştık, ortak hayaller kurduk. Ortak bir geleceği birlikte inşa etmeye mecburuz' ifadelerini kullandı.

Yapıcıoğlu, 'Merhum Ali İzzet Begoviç'in 'Katliamları unutmayın, unutulan katliamlar tekrarlanır' sözü çok güzel bir söz. Bilge Kral'ın bir sözünü daha burada hep birlikte hatırlayalım: 'Bizi toprağa gömdüler ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.' Evet, belki Başbağlar'da 33, Urumçi'de 187, Srebrenitsa'da 8 binden fazla, Susuz'da 11 kardeşimiz şehit oldu. Toprağa gömdüler ama o tohumlar yeşerdi, onlar meyveye durdu ve Allah'ın izniyle kıyamete kadar o meyveler devam edecektir' dedi.

'BAŞBAĞLAR KATLİAMI NEDEN KARANLIKTA KALDI?'

Adalet Bakanlığı'na çağrıda bulunan Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:

'Sayın Adalet Bakanımız göreve başladıktan kısa bir süre sonra faili meçhul cinayetleri araştırmak için bir daire başkanlığı kurulduğunu duyurmuşlardı. Biz de buradan bu vesileyle sesleniyoruz Sayın Bakanımıza, Başbağlar Katliamı'nın zaman aşımına uğramış dosyasında bir arasınlar. Onun altında yatan sebepler neydi? Onun faillerini oraya yönlendiren şey neydi ve onları kimler koruyup kolladı? Neden o dava bin 400 kilometre öteye götürüldü, dosya orada açıldı ve niçin takipsizlik ile sonuçlandı? Neden olay karanlıkta kaldı? Bununla ilgili de bir araştırma yapılmasını buradaki kardeşlerim adına, 86 milyon millet adına ifade ediyorum.'