(ANKARA) - BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, iktidarın NATO Zirvesi'ne yönelik uygulamalarını eleştirerek, 'Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız. İtibar, brandanın önünü güzelleştirerek değil brandanın arkasını güçlendirerek elde edilir. Güçlü devlet fakirliğe branda çekip misafirin göz zevkini düşünen değil, branda çekilmeye gerek kalmayacak bir ülke oluşturmaktır' dedi.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ve iktidarın ekonomi politikalarına değinen Baş, şunları kaydetti:
'Bugün yabancı liderlerin geçeceği güzergahlardaki gecekondular panellerle, brandalarla kapatılıyor. Vatandaşımız, kendisi için atılmayan adımların bir gecede başkaları için atıldığını görünce haklı olarak isyan ediyor. Halkı sefalete mahkûm edenlerin, bu fakirlikten utanmak yerine bunu gizlemek için harcadığı çaba ibretliktir.
'BRANDANIN ARKASINA GİZLEMEYE ÇALIŞTIĞINIZ ACI EKONOMİK GERÇEKLERLE YÜZLEŞECEKSİNİZ'
Buradan iktidara sesleniyorum: Gerçekleri brandalarla kapatamazsınız. İtibar, brandanın önünü güzelleştirerek değil brandanın arkasını güçlendirerek elde edilir. Güçlü devlet fakirliğe branda çekip misafirin göz zevkini düşünen değil, branda çekilmeye gerek kalmayacak bir ülke oluşturmaktır. O brandanın arkasına gizlemeye çalıştığınız acı ekonomik gerçeklerle eninde sonunda yüzleşeceksiniz.
Bugün eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik krizin tam ortasındayız. Etrafımızda savaş halinde olan ülkelerde bile enflasyon bizden kat kat düşüktür. Başımıza fiziki bombalar düşmüyor olabilir ancak her gün çarşıda pazarda patlayan zam bombaları yüzünden, savaşan ülkelerden daha beter bir ekonomik tablonun içindeyiz. Dünyada enflasyonda ve faizde ilk 5'te olmamız bir kader değil, bilinçli bir tercihin sonucudur.
'TÜRK HALKI BİLİNÇLİ OLARAK FAKİRLEŞTİRİLMİŞTİR'
Türkiye planlı bir krizin içine sokulmuş, Türk halkı bilinçli olarak fakirleştirilmiştir. İnsanımız; 'Kiramı nasıl ödeyeceğim, evime nasıl ekmek götüreceğim, çocuğumu nasıl okutacağım' sorunlarına boğdurularak suni gündemlerle uyuşturulmak istenmektedir. Bu ülkeyi yönetenlerin bu kara tabloyu düzeltmek gibi bir derdi de niyeti de yoktur.
Milyonlarca emekli ve memur Cuma günü TÜİK'in açıklayacağı enflasyon rakamlarını beklemektedir. Ancak TÜİK yine iktidarın siparişine uygun olarak enflasyonu düşük gösterecek ve milyonların hakkına el uzatacaktır. Bugün 20 bin lira alan emeklimiz, o ucube 'kök maaş' sistemi yüzünden yine hüsrana uğrayacaktır. İktidar ekranlarda 'Zam yaptık' propagandası yaparken, insanımız aynı sefalet ücretini almaya devam edecektir.
Bu kör kapitalist zihniyetin Türk milletine verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Fabrikalarımız, madenlerimiz, topraklarımız satıldı ama millete yine sadece fakirlik düştü. Kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akarken milletin sefalete mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz.
'ONURLU BİR YAŞAM İÇİN MİLLİ EKONOMİ MODELİ'NİN UYGULANMASI ŞARTTIR'
Aziz milletimize ilan ediyoruz: Milli Ekonomi Modeli olmadan bu ekonomik enkazın altından kalkılamaz. Onurlu bir yaşam ve tam bağımsız bir ekonomi için, yerli ve milli tek model olan Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanması şarttır. Türk halkı, layık olduğu onurlu ve başı dik yaşama ancak ve ancak Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) iktidarıyla kavuşacaktır.'




