Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in emniyette verdiği ifade ortaya çıktı. Güner, araç kiralama ihalesinin iptal edilmesi nedeniyle belediyenin zarara uğratıldığı yönündeki iddiaları reddederek, süreç sonunda kamu zararının değil, kamu yararının oluştuğunu savundu.
Soruşturmaya konu olan ihalenin, rekabet şartlarının yeterince oluşmadığı gerekçesiyle iptal edildiğini belirten Güner, kararın kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması amacıyla alındığını ifade etti.
"Belediye daha düşük bedelle hizmet aldı"
İfadesinde ihale rakamlarına da yer veren Güner, ilk ihalenin aylık 26 milyon 383 bin lira bedelle sonuçlandığını, iptalin ardından yapılan geçici ihalelerde ise hizmetin 21 milyon 950 bin lira ve 23 milyon 805 bin lira bedellerle alındığını söyledi.
Bu süreçte belediyenin aylık yaklaşık 4,5 milyon lira daha az ödeme yaptığını öne süren Güner, "Ortada bir kamu zararı değil, aksine kamu yararı ve tasarrufu bulunmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
"Danıştay da işlemi hukuka uygun buldu"
Güner, ihale iptalinin yalnızca belediyenin takdiriyle alınmadığını belirterek, sürecin Kamu İhale Kurumu'nundenetiminden geçtiğini ve Danıştay 13. Dairesi tarafından da hukuka uygun bulunduğunu savundu.
Hukuka uygunluğu yargı kararıyla kesinleşmiş bir işlem nedeniyle suçlanmasının doğru olmadığını ileri süren Güner, soruşturmaya konu edilen iddiaları kabul etmedi.
"Personel değişiklikleri rutin işlemlerdi"
Eski Mali Hizmetler Müdürlüğü çalışanı Songül Ulusal'ın, ihalenin iptali için belediye yönetiminin personel üzerinde baskı kurduğu yönündeki iddialarına da yanıt veren Güner, bu beyanların gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Görev değişikliklerinin izin, emeklilik, rapor ve liyakat esasına göre yapılan rutin idari işlemler olduğunu belirten Güner, herhangi bir personele ihale sürecini etkilemeye yönelik talimat vermediğini savundu.
Avukatından gözaltı kararına itiraz
Hüseyin Can Güner'in avukatı Deniz Aksoy da emniyette verdiği ifadede, gözaltı kararının hukuka aykırı olduğunu öne sürdü.
Aksoy, soruşturmanın İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin idari incelemesi tamamlanmadan başlatıldığını savunurken, henüz bilirkişi raporu ve müfettiş değerlendirmesi bulunmadan gözaltı tedbirine başvurulmasının hukuki değil siyasi bir değerlendirme olduğunu ileri sürdü.
Avukat Aksoy, müvekkili Hüseyin Can Güner'in adli kontrol uygulanmaksızın serbest bırakılmasını talep etti.




