(İSTANBUL) İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çatalca'da çiçek üreticileriyle biraraya geldi. İstanbul'a hizmeti ibadet saydıklarını belirten Aslan, ''İstanbul'da tarım olur mu?' dediler, inatla mücadele ettik. İnatla yazlık ve kışlık fide desteği veriyoruz. Verdiğimiz destek 83 milyon adede geldi. Biz mazot desteği veriyoruz, silaj desteği veriyoruz, küçükbaş hayvan ve büyükbaş hayvana yem desteği veriyoruz. Burada yapmak istediğimiz şey şu: Bu parayı nereden alıyoruz? Milletin ödediği vergiden bize düşen payı alıyoruz, tekrar milletin ayakta kalması için ve bu ülke için üretebilmesi için o millete harcıyoruz' dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde 2019 yılından bu yana kentin çeperlerinde uyguladığı tarım ve hayvancılık politikalarıyla yerel üreticinin en büyük destekçisi olmaya devam ediyor. Bu kapsamda Çatalca Kızılcaali Köyü'nde bulunan çiçek üreticileri ile buluşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Aslan'a Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel ve İBB Bürokratları da eşlik etti. Aslan'dan önce konuşan üreticiler, katkılarından dolayı İBB'ye teşekkürlerini iletti.
'İSTANBUL'DA TARIM MI OLUR DİYE ELEŞTİRİYORLARDI'
Ardından bir konuşma yapan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, sözlerine Ekrem İmamoğlu'nun selamlarını ileterek başladı. 'İstanbul'un 39 ilçesinden birisi ve Çatalca bölgesi. İstanbul için en verimli topraklar; Çatalca, Silivri, Şile, işte Beykoz, Çekmeköy gibi alanlar... Tabii ki Trakya bölgesinin toprakları gerçekten çok verimli topraklar. Ancak tabii İstanbul'daki şehirleşme hızı ve sanayileşme hızıyla beraber tarım, maalesef ikinci, üçüncü plana atılmış durumda' diyen Aslan şöyle devam etti:
'2019 seçimleri itibarıyla Ekrem Başkanımız, 'İstanbul'un çeperlerinde tarımı destekleyeceğiz.' dediğinde, 'İstanbul'da tarım mı olur?' diye insanlar eleştiriyorlardı. Ama işte 30 yıllık muhtar olduğunu söyleyen değerli ağabeyim şöyle diyor: '2000 yılında ben burada seracılık yapacağım, çiçekçilik yapacağım dediğimde, babam neredeyse beni evden kovacaktı. 'İşte naylonun altında sera mı olur, çiçek mi yetişir, tarım mı yapılır?' diyorlardı. Ama bugün, yaklaşık 230 tane seranın olduğu 50 haneli bir köy var ve insanlarımız —topraklarımızın miktarı az olmasına rağmen— İSKİ'nin sulama göletiyle, işte ve diğer arkadaşlarımızın büyük çalışmasıyla, ziraat odalarının, ziraat odasının katkısıyla beraber büyük bir hizmet gösteriyor. Ve şu an, 'İstanbul'un çiçek ihtiyacının büyük bir kısmını biz bu bölgede, Çatalca'da üretiyoruz.' diyor.
'EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞIMIZ İÇİN KİMİN KATKISI VARSA ALLAH RAZI OLSUN'
Burada iki tane önemli olay var: İnsanın hayatında iyi günler, kötü günler var; iyi zamanlar var, zor zamanlar var. Tarımın İstanbul'da, Trakya'da, Türkiye'de ayağa kaldırılması ve korunması, iyi günler için belki hiçbir kıymeti olmayabilir tarımla uğraşan üretici için. Ama bazen kuraklıkta, yoklukta ve zor zamanlarda... Hani Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi... 'Köylü, milletin efendisidir.' Üreten, milletin efendisidir. Dolayısıyla bugün de bu milletin efendisi çiftçidir, köylüdür, sanayicidir. Kim üretiyorsa... Bizim bağımsızlığımız için, ekonomik bağımsızlığımız için kimin katkısı varsa Allah ondan razı olsun.
'İBB OLARAK, YAKLAŞIK 10 BİN TARIM VE HAYVANCILIKLA UĞRAŞAN İNSANIMIZA ÇEŞİTLİ DESTEKLERİMİZ VAR'
Bir taraftan savunma sanayisini güçlendirirken bir taraftan ağır sanayimizi güçlendirmemiz lazım. Bir taraftan tarımımızı güçlendirirken bir taraftan tarım makinesi üretimimizi güçlendirmemiz lazım. Çiftçimizin yanında olmamız lazım. İşte İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, yaklaşık 10.000 tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanımıza İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çeşitli destekleri var. Arıcılık desteği var, balıkçılık desteği var, kışlık ve yazlık sebze fide desteği var ki şu an itibarıyla bu yılın sonunda, 7 yılda yaklaşık 80 milyonun üstünde, 83 milyon civarında kışlık ve yazlık sebze dağıtımını tamamlamış olacağız. Bir taraftan kooperatifleri desteklemeye çalışıyoruz, bir taraftan üreticileri desteklemeye çalışıyoruz, bir taraftan de kooperatiflere tarım makineleri veriyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kooperatiflere veya odaların hizmetine ama traktör, ama biçerdöver, ama başka ihtiyacı sağlayacak makineler alıp veriyor. Yeter ki çiftçi maliyetini ucuzlatsın ve ortak kullanım, ortak yaşam, ortak akıl, aile birliği, mahalle birliği, ilçe birliği ve ülke birliği sağlansın diye... Önemli olan bir arada ve bir bütün olarak yaşayabilmemiz, birlikte düşünebilmemizdir'
'BU YIL 200 MİLYONUN ÜSTÜNDE TARIM VE HAYVANCILIK DESTEĞİ İÇİN KAYNAK AYIRACAĞIZ'
Kimin hangi siyasi partiye mensup olduğunun, kimin nereli olduğunun kendilerini ilgilendirmediğini vurgulayan Aslan şu ifadelere yer verdi:
'Bizi ilgilendiren tek şey var: Biz İstanbul'a hizmeti ibadet sayıyoruz. İşte burada 2019'dan beri büyük desteklerle beraber, şu an bu yıl belki de 200 milyonun üstünde tarım ve hayvancılık desteği için kaynak ayıracağız. 'İstanbul'da tarım olur mu?' dediler, inatla mücadele ettik. İnatla yazlık ve kışlık fide desteği veriyoruz. Dediğim gibi, verdiğimiz destek 83 milyon adede geldi. Biz mazot desteği veriyoruz, silaj desteği veriyoruz, küçükbaş hayvan ve büyükbaş hayvana yem desteği veriyoruz. Burada yapmak istediğimiz şey şu: Bu parayı nereden alıyoruz? Milletin ödediği vergiden bize düşen payı alıyoruz, tekrar milletin ayakta kalması için ve bu ülke için üretebilmesi için o millete harcıyoruz. Bazen bir fikri İstanbul'da üretirsiniz, o fikir bir güneş gibi ülkenin üstüne doğar. Şu an tarım ve hayvancılıkta, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bizden gördüğü projelerin tamamını, İstanbul dahil Türkiye'nin birçok yerinde uygulamaya başladı.
'ÜRETEN HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEZ; YETER Kİ SİZ ÜRETİN'
Geldiğimiz nokta olarak İstanbul, Türkiye'nin en kalabalık ili. Dolayısıyla İstanbul bu ülkenin lokomotifi. Türkiye'nin herhangi bir yerinde çiçekçilik yapmak istiyorsanız İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne müracaat edin. Arıcılık yapmak istiyorsanız İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne müracaat edin. Balıkçılık yapmak istiyorsanız, hayvancılık yapmak istiyorsanız —küçükbaş, büyükbaş— yazlık ve kışlık sebze yetiştirmek istiyorsanız bize müracaat edin. Biz hem kendi tecrübemizi hem de kooperatiflerimizin, çiftçilerimizin, muhtarlarımızın tecrübelerini size sunalım. Hiçbir şekilde biz bu ülkede ya da İstanbul'da —önceliğimiz İstanbul, çünkü bizim birinci görevimiz İstanbul'a hizmet etmek, ikinci görevimiz devletimizin yanında Türkiye'deki tüm ihtiyaç duyan mahallelere, köylere destek olmak— İstanbul'da hiçbir esnaf, hiçbir çiftçi, hiçbir muhtar, hiçbir ziraat odası, hiçbir kooperatif, hiçbir sanayici kendini yalnız hissetmesin. Biz artık İstanbul'da ortak akılla ve ortak fikirle hareket eden bir belediye yapısı kurduk. Zorlu zamanlar olur mu? Çiftçinin, üreticinin zorlu zamanları olur. Ama öyle veya böyle, üreten hiçbir zaman kaybetmez; yeter ki siz üretin. Öyle veya böyle, bir gün emeğinizin karşılığını alırsınız.
'TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE DE ÜRETEN, EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜ OLAN YURTTAŞLARIN BULUNDUĞU ÜLKELERDE GERÇEKLEŞİR'
Biz de buradan, İstanbul'daki tüm çiftçilikle, tarımla, hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımızı tekrar İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bedelsiz hibe desteklerinden yararlanmaya davet ediyoruz. Öyle veya böyle, bu millete hizmet etmekten; çiftçinin, kooperatifçinin, üreticinin, esnafın, sanayicinin, iş adamının yanında olmaktan asla geri durmayacağız. Çünkü biz tam bağımsız Türkiye istiyoruz. Tam bağımsız Türkiye de üreten, ekonomik özgürlüğü olan yurttaşların bulunduğu ülkelerde gerçekleşir. İnşallah onu hep birlikte yapacağız'
Son olarak ilçede bulunan seraları gezerek kadın üreticilerle buluşan Aslan ve beraberindeki heyet, ilçe ziyaretini toplu anı fotoğrafıyla tamamladı.