Gündem

İBB Davası başladı... CHP Sözcüsü Zeynel Emre: 'Bütün bu olayların sebebi seçimle iktidarın el değişmesine yönelik iradeyi tanımama'

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, bugün görülmeye başlanan İBB davasına ilişkin, 'Ben sağlıklı bir yargılama beklemiyorum. Adil bir yargılama, objektif bir bakış açısı beklemiyorum. Buradaki temel meseleyi halkımız kaçırmasın. Bütün bu olayların sebebi seçimle iktidarın el değiştirmesine yönelik iradeyi tanımama. Yani anayasadaki seçme ve seçilme hakkını tanımama, millî iradeyi tanımama' ifadelerini kullandı.

(İSTANBUL) - CHP Sözcüsü Zeynel Emre, bugün görülmeye başlanan İBB davasına ilişkin, 'Ben sağlıklı bir yargılama beklemiyorum. Adil bir yargılama, objektif bir bakış açısı beklemiyorum. Buradaki temel meseleyi halkımız kaçırmasın. Bütün bu olayların sebebi seçimle iktidarın el değiştirmesine yönelik iradeyi tanımama. Yani anayasadaki seçme ve seçilme hakkını tanımama, millî iradeyi tanımama' ifadelerini kullandı.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında bulunduğu İBB davasının duruşmasına ara verildikten sonra Silivri Cezaevi önünde açıklama yaptı. Sağlıklı bir yargılama beklemediğini söyleyen Emre, 'Ben sağlıklı bir yargılama beklemiyorum. Adil bir yargılama, objektif bir bakış açısı beklemiyorum. Çünkü bir defa başlangıcında lojistik olarak kötü başlandı. Yani bizim yargı tarihimizde, Türk yargı tarihinde böylesine geniş çaplı bir kumpas davası hiç olmadığından bugüne kadar buraya özel bir mahkeme salonu yapılması planlanmıştı. O mahkeme salonu, şu an arkamızdaki yer. Orası da bitirilemedi. Yani buradan baktığımızda inşaatçı değiliz ama en az 4-5 ayı var gibi görünüyor. Dolayısıyla burada da bir beceriksizlik var' dedi.

Halihazırda kullanılan mahkeme salonunun fiziki olarak yetersiz olduğunu vurgulayan Emre, şunları kaydetti:

'Fiziki şartların yeterli olmadığı için de biz buraya gelirken şunu da öngörmüştük: Acaba mahkeme başkanı, mahkeme heyeti bir bahaneyle bunu kapatır mı? Hani birkaç ay öteye atar mı ki burası bitsin. Çünkü o da görüyor bunu. Orada işte bin 200 avukatın rahat görev yapacağı, 400 küsur sanığın kendisini ifade edeceği sağlıklı bir ortam yok. Ailelerin izleyeceği, basının izleyeceği, aleniyet ilkesinin geçerli olabileceği bir ortam yok. Demin de aldığımız bilgiye göre içeriden az önce mahkeme başkanı duruşmaya ara vermiş. Herkesin salondan çıkarılmasına karar vermiş. Seyircisiz olmasına karar vermiş. Niye? İşte bu şartlarda sağlıklı yargılama olmaz diye.

'Biz buradayken Adalet Bakanı AK Parti'nin teşkilatlarını geziyor'

Şimdi son 1 yıldır yaşadıklarımızdan sonra bunlara şaşırıyor muyuz? Biz bunları tahmin ettik, olabilir diye. 1 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi olarak sistematik saldırılar altındayız. Bu partinin kurumsal yapısına, partinin tüm belediyelerine: Aslında özü şu: Tayyip Bey, millî iradeyi kendi kazanıyorsa seçimi meşru görüyor. Kendi kazanmadığı yerde meşru görmüyor. 2019'da Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin yerelde yerel iktidarını aldıktan sonra bakın seri soruşturmalar, engellemeler, kara propaganda, iftiralar: Yok işte PKK'lılar çalıştı, yok şunlar oldu, yok türlü türlü iftira. Hepsi saçma sapan olduğu ortaya çıktı. Ama baktı ki bu kara propaganda ve engellemelere rağmen halktaki desteği artıyor Cumhuriyet Halk Partisi'nin; almış olduğu yerlerdeki yerel destek, memnuniyet oranı yüksek ve yeni yerler aldı... Bu sefer de 'böyle olmayacak, bu Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerini sirkeleyin' dedi. Grup toplantılarında dosyada gizlilik varken 'Ahtapotun kolları' dedi. İddianamede yazıyor. Siyasi saikle yazıldı, o kadar açık. Aslında bunu artık gizlemiyorlardı. Yani Türkiye bu yönüyle başka bir evreye geçti.

Çünkü bu dosyaları baştan aşağı organize eden başsavcı, Adalet Bakanı oldu zaten. Biz buradayken belki şimdi AK Parti'nin teşkilatlarını geziyor şu anda. Siz buradan nasıl bir objektif yargılama bekleyeceksiniz ki? Zaten peşin hüküm de alınmış.'

Bir dizi iddianın ortaya atıldığını ancak bunların doğru olmadığını söyleyen Emre, 'İlk gün itibarıyla şaşırdık mı? Şaşırmadık. Daha böyle günleri çok yaşarız. Buradaki temel meseleyi halkımız kaçırmasın. Bütün bu olayların sebebi seçimle iktidarın el değişmesine yönelik iradeyi tanımama. Yani anayasadaki seçme ve seçilme hakkını tanımama, millî iradeyi tanımama. Ama bizim tarihimiz şunu göstermiştir: Kim ki milletle inatlaştıysa o kaybetmiştir' ifadelerini kullandı.