Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nda savunma yapan İBB Akıllı Şehirler personeli İsmet Korkmaz, 'Bulunduğum koğuş aslında bir uyuşturucu koğuşudur. Bu nedenle oraya adapte olmam benim için son derece güç olmuştur. 20 kişilik koğuşta yaklaşık 70 kişiyle, son derece kalabalık bir ortamda yaşamaya çalışıyoruz. 6 aydır yerde yatıyorum' dedi. Duruşma yarın devam edecek.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması 17. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.
Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.
'70 yaşındaki annem ve babam, cezaevi görüşlerine gelebilmek için aylardır yollarda perişan'
Duruşmada tutuklu sanık İBB Akıllı Şehirler personeli İsmet Korkmaz'ın savunması alındı. Korkmaz savunmasında, şu ifadeleri kullandı:
'Sayın Başkanım, Sayın Heyet, savunmama, 6 aydır tutuklu bulunduğum cezaevi koşullarından ve ailemin yaşadığı zorluklardan bahsederek başlamak istiyorum. Bulunduğum koğuş aslında bir uyuşturucu koğuşudur. Bu nedenle oraya adapte olmam benim için son derece güç olmuştur. Yaklaşık 70 kişilik kapasiteye sahip, son derece kalabalık bir ortamda yaşamaya çalışıyoruz. 6 aydır yerde yatıyorum. Bu koşullar, psikolojik olarak beni derinden etkilemiştir. Ailem uzun süredir Erzurum'da, köydeki evimizde yaşamaktaydı. Ancak benim içinde bulunduğum bu durum nedeniyle İstanbul'a gelmek zorunda kaldılar. Herhangi bir gelirim bulunmadığı için, burada çok zor şartlar altında bir ev tutarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. 70 yaşındaki annem ve babam, cezaevi görüşlerine gelebilmek için aylardır yollarda perişan oluyorlar. Ailemin yaşadığı bu mağduriyetin artık son bulmasını istiyorum.
'Rolümüz teknik destekle sınırlıydı'
Iraz Bayrak da ifadesinde belirtti, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından yürütülen bu süreçte bizim rolümüz teknik destekle sınırlıydı. USOM raporlarında da açıkça görüleceği üzere, benim 'İBB Hanem' uygulamasının oluşturulma, proje aşaması ya da geliştirme süreçlerinde herhangi bir rolüm bulunmamaktadır. Raporda ismim bu süreçler kapsamında yer almamaktadır. Anlamadığım husus şudur, ben neden 'İBB Hanem' üzerinden buradayım?'
İsmet Korkmaz, savcılık aşamasında kendisine yöneltilen soruların büyük çoğunluğunun 'İstanbul Senin' uygulamasına ilişkin olduğunu da belirterek, 'Bu durum, iddia makamının bu iki uygulama arasındaki teknik ayrımı tam olarak yapamadığını düşündürmektedir. Oysa 'İstanbul Senin' aktif olarak yayına alınmış bir uygulamadır; 'İBB Hanem' ise hiçbir zaman hayata geçirilmemiştir. Buna rağmen, biz hayata geçmemiş bir proje üzerinden tutuklu bulunuyoruz. Bu temel farkın göz ardı edilmiş olması gerçekten üzücüdür' diye konuştu.
''İstanbul Senin' uygulamasında görev ve yetkim yoktur'
Bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru da savunmasında, 2006 yılından beri İBB'de çalıştığını, pandemi döneminde uygulanan 'Askıda Fatura' sisteminin yaratıcısı olduğunu ve bu nedenle 2021 yılında ödül aldığını belirtti. Kuru, '19 yıldır ülkeme ve ülkemin insanlarına sevgiyle hizmet etmekteyim. Tek eylemden yargılanmaktayım. 'İstanbul Senin' uygulamasında görev ve yetkim yoktur. USOM raporundan da görev ve yetkim olmadığı anlaşılmaktadır' dedi.
Sanık Kuru, ödüllü 'Askıda Fatura' projesinin yaratıcıları arasında yer almış
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) 4 Mayıs 2020'de hayata geçirdiği 'Askıda Fatura' projesi kapsamında, ihtiyaç sahiplerine ait 106 milyon TL'nin üzerinde su ve doğal gaz faturası hayırseverler tarafından ödenmiş, pandemi döneminde başlatılan uygulama, 2020 ve 2021 yıllarında hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda çok sayıda ödüle layık görülmüştü. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da proje kapsamında 2021 Bloomberg Küresel Belediye Başkanları Yarışması'nda ödül kazandı. İstanbul, Paris ve Londra gibi kentleri geride bırakarak finale kalan şehirler arasında yer almıştı.
'Eşi böbrek hastası, tutuklu olduğu sürece ona donör olamaz'
Kuru'nun avukatı Nejat Naci Kazan, insani bir gerekçe ile müvekkili Mehmet Çağlar Kuru'nun tahliyesini talep etti. Avukat, Kuru'nun eşinin böbrek nakli listesinde beklediğini, durumunun giderek acil hale geldiğini belirtti. Avukat Kazan, 'Şayet bir donör bulunamazsa, yani organ nakli için verici bulunamazsa, çapraz donör denilen yöntemde gerekirse eşi donör olabilecek. Ancak kendisi tutuklu olduğu sürece bu mümkün olmayacak. Umarım çok kısa sürede tahliye olur ve eşinin ameliyatı için donör olabilir' dedi.
'Talebim yalnızca kendim için değil, ailemin yaşadığı mağduriyetin de görülmesidir'
İBB Davası'nda 'veri sızıntısı' iddiası ile ilgili eylem 13 kapsamında tutuklu yargılanan şehir plancısı Nuri Cem Ceylan da savunmasında, şunları belirtti:
'Ben şu an neden burada olduğumu, daha doğrusu neden burada olmamam gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Çünkü ben hiçbir yerde yokum. Ne isnat edilen eylemlerin içinde varım, ne uygulamanın herhangi bir aşamasında. Avukatım iddianameyi getirdiğinde 'Seninle ilgili bir şey yok' dedi. Ben yine de 'Mutlaka bir şey vardır' diye düşündüm. Gerçekten yoktu. Herhangi bir suç işlemedim, herhangi bir suçun parçası olmadım.
'Ailem yüzlerce kilometre yol kat ederek Kütahya'dan beni görmeye geliyorlar'
Babam beyin kanaması geçirdi, annemin belinde vidalar var. Babam polis emeklisi. Yüzlerce kilometre yol katederek Kütahya'dan beni görmeye geliyorlar. 10 dakika telefon hakkım var, onu da ailem için önemsiyorum. Talebim yalnızca kendim için değil, ailemin yaşadığı mağduriyetin de görülmesidir.'
'Veri sızıntısı iddiasıyla bir hafriyat kamyoncusu da gözaltına alınmıştı'
Nuri Cem Ceylan'ın avukatı Cansu Çiftçi de savunmasında, 'veri sızıntısı' iddiasıyla, müvekkili gibi gözaltına alınanlar arasında bir hafriyat kamyoncu sürücünün de bulunduğunu belirterek, 'Şüpheli olarak alındı ve tutuklamaya sevk edildi. Adamın akıllı telefonu bile yokmuş. Savunmasında 'Kamyonla mı taşıyorum verileri?' diye bir argüman kurmasını önerdim. Benzer bir şey söyleyerek son anda tutuklanmadı' dedi.
Duruşma, yarın tutuklu sanıkların savunmalarıyla devam edecek.





