Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı davanın 28. gününde, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin'in savunması tamamlandı. Duruşma Savcısı, Soytekin'in, 'Ekrem İmamoğlu tarafından Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince başlayan öncelik hedef olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonrasında da Cumhurbaşkanlığı için gerekli sermayeyi toplamak amacıyla kurulan, Beylikdüzü'nde temelleri atılıp İstanbul'un tamamına yayılan çıkar amaçlı suç örgütünün tüm yapısını ve faaliyetleri hakkında bildiğim, gördüğüm ve dahil olduğum tüm olayları anlatarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorum' beyanını hatırlatarak, bunu ayrıntılandırmasını istedi. Soytekin ise 'Ben sorulan bir şablon soru üzerine bunu söyledim yoksa ben nereden bileyim 2014'te Beylikdüzü'nde bir örgüt kurulmuş sonra Türkiye'yi ele geçirecekmiş: Bu çok hayalperest olurdu zaten' diye cevapladı.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 28. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda, devam ediyor.
Duruşmada, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ancak tutuklu yargılanan Soytekin'in savunması dinlendi. Ardından duruşmaya bir saat ara verildi. Aradan sonra salona getirilen İmamoğlu, duruşmayı takip etmeye gelen sanatçı İlyas Salman'ı görünce, 'İlyas abim, hoş geldin. Ellerinizden öpüyorum' diye seslendi. Salman da yanıt olarak 'Umudumuz seninle' dedi.
Mahkeme Başkanı'ndan Soytekin'e: 'Adem, seninle diyalogda zorlanıyoruz'
Savunmasını tamamlayan Soytekin'e, Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısı sorular yöneltti.
Mahkeme Başkanı, Soytekin'e daha önce verdiği etkin pişmanlık ifadelerindeki iddialarını sorarak ayrıntılandırmasını istedi. Soytekin, yanıtlarında net cevaplar veremeyip, 'bu konuya çalışmadım', 'hatırlamıyorum', 'şimdi ismini vermek istemediğim biri söyledi' şeklinde konuştu.
Mahkeme Başkanı, hatırlatma yapması için önceki beyanlarını okuduğunda, 'Doğru' şeklinde yanıtlayan Soytekin, ayrıntılandırması istendiğinde önceki beyanlarını tekrarlayamadı. Mahkeme Başkanı bunun üzerine 'Adem, seninle diyalogda zorlanıyoruz' dedi. Soytekin ise '10 ay önce ifade verdim şimdi bir kelime farklı söylesem akşam şu şöyle, bu böyle yazacaklar' dedi. Mahkeme Başkanı 'Anlattıklarını mahkeme değerlendirecek sen ne yazılacağına bakma. Doğru bir tanedir, sen bildiğini anlat' şeklinde konuştu.
Soytekin: 'Ben sorulan bir şablon soru üzerine bunu söyledim, bu çok hayalperest olurdu zaten'
Sonrasında duruşma savcısı söz aldı. Savcı, Soytekin'in, 'Ekrem İmamoğlu tarafından Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince başlayan öncelik hedef olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonrasında da Cumhurbaşkanlığı için gerekli sermayeyi toplamak amacıyla kurulan, Beylikdüzü'nde temelleri atılıp İstanbul'un tamamına yayılan çıkar amaçlı suç örgütünün tüm yapısını ve faaliyetleri hakkında bildiğim, gördüğüm ve dahil olduğum tüm olayları anlatarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorum' beyanını hatırlatarak, bunu ayrıntılandırmasını istedi.
Soytekin ise 'Ben sorulan bir şablon soru üzerine bunu söyledim, yoksa ben nereden bileyim 2014'te Beylikdüzü'nde bir örgüt kurulmuş sonra Türkiye'yi ele geçirecekmiş: Bu çok hayalperest olurdu zaten' diye cevapladı. Salonda bulunanlar bu cevabı şaşkınlıkla karşıladı.
'Ankara'da emek ve hak mücadelesi veren tüm madencilere buradan selam gönderiyorum'
Ardından sanıklardan ilk olarak Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, 'Sayın Başkan, Sayın Heyet, öncelikle Ankara'da emek ve hak mücadelesi veren tüm madencilere buradan selam gönderiyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sinde ifade edilen o 'birinci vazife' sorumluluğunu en üst düzeyde taşıyan Akbelen'deki Esra'yı da selamlıyorum. Zeytin ağacını ve tarım alanlarını korumanın, vatanı korumak kadar kutsal olduğunu hatırlatıyorum. Ellerinin kelepçelenerek hapse götürülmesini kınıyorum. Esra'nın özgür olması gerekirken kelepçeyle götürülmesine ilişkin yapılan yanlış işlemin düzeltilmesini umuyorum' dedi.
Soytekin'e sorular yönelten Ekrem İmamoğlu ile Soytekin arasında geçen diyalog şöyle:
İmamoğlu: 'Sayın Başkan, Sayın Heyet, elbette kolay bir süreçten geçmiyoruz. Sizin için de zor, bizim için de zor ve alışılmadık bir dava. Süreç meşakkatli ve engebeli şekilde ilerliyor. Ben kendi adıma, sizin yargılamayı en doğru ve en sağlıklı şekilde yapabilmeniz için, hem bir vatandaş olarak hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve 15,5 milyon insanın oyuyla aday olmuş bir cumhurbaşkanı adayı olarak elimden gelen tüm gayreti göstererek adil yargılama sürecinize katkı sunmayı bir vatan hizmeti olarak görüyorum. Bunları ifade ettikten sonra Sayın Adem Soytekin: Size de kolay gelsin: Şimdi, 2008 yılından itibaren firmamla ticaret yaptınız. İlk ticaretimizde ben siyasette değildim, birlikte başladık. Sonrasında siyasi dönemde de sürdü. Ben yaklaşık 3 bine yakın konut, 500'e yakın iş yeri ve 200'e yakın villa yapmış bir iş insanıyım. Yani bu işin içini, damarını bilirim. Dolayısıyla benimle yapılan her ticarette kuruşuna kadar hassas davranmış bir iş insanıyım. 2008'den, 2020'li yıllara kadar İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticaret kapsamında, karşılığını almadığınız tek bir işlem oldu mu?'
Adem Soytekin: 'Hayır. Yaptığım tüm ticaretin karşılığını aldım.'
Ekrem İmamoğlu: 'Bunu sorma ihtiyacı hissediyorum. Çünkü kısa bir görüşmemiz olmuştu. Zaten uzun görüşmelerimiz olmamıştır, bunu siz de biliyorsunuz. Bir görüşmemizde Tuncay Bey'le birlikte geldiniz ve reel bir ticari süreci anlattınız. Arsa payı ödeneceğini, bir arsa hissesi satın alınıp payının ödeneceğini, kalan kısımda ise inşaat maliyetini karşılayarak Topkapı'daki projeden yer alınacağını ifade ettiniz. Ben de Tuncay Bey'e 'Ödeyebilecek misiniz?' diye sordum. 'Ödeyeceğiz, zorlanırsak satabileceğimiz gayrimenkullerimiz var' dedi. SSB firması üzerinden bu şekilde bir protokol yapıldı. Bildiğim kadarıyla arsayla ilgili peşinat ödendi; sonraki ödemelerde de bir miktar ödeme yapıldı ancak süreçte zorluk yaşandı ve o şekilde kaldı. Bu anlattığım, reel bir ticaret midir ve bu şekilde mi gerçekleşmiştir?'
Adem Soytekin: 'Evet, bu bir reel ticarettir. Biz Tuncay'la mahsuplaşarak, yaptığımız işlerle ve gayrimenkullerle ilgili hesabı kapattık. SSB'nin bize bir borcu yoktur.'
Ekrem İmamoğlu: 'Tamam, teşekkür ederim. Son sorum da şu, Sayın Hakim, Sayın Heyet. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçekten burada bazı şeyleri anlamakta ve tarif etmekte zorlanıyorum. 19 Mart ile 23 Mart arasında çok sıkıntılı 5 gün yaşadık. Bu süreç, iddia makamı tarafından bize yaşatıldı. Bu beş gün kolay değildi; aç ve susuz geçen bir süreçti. İlk gün ramazan ayı nedeniyle çok hissedilmedi, ancak sonrasında ağır şekilde hissedildi. Allah kimsenin başına vermesin; bu bir eziyetti, bir işkenceydi ve bu işkence bir rutine dönüştürüldü.
Bu sürecin ardından Çağlayan Adliyesi'nin bodrumunda da benzer bir muamele yaşadık. Daha sonra yukarı çıkarıldık. Orada, sonradan ismini öğrendiğim savcı Cahit Cihat Sarı, içeri girer girmez bir ses kaydından söz etti. Küfürlü, sinkaflı ifadeler kullandı ve hakaret etti.
Bu durumu anlatıyorum çünkü iki olay yaşadım. Birini daha önce söylemiştim, şimdi detaylandırıyorum. İfademi verdikten sonra bana şöyle dedi: 'Sayın Başkan, sizi bugün biz yargılıyoruz. Yarın siz cumhurbaşkanı olursunuz, masanın bu tarafına geçersiniz; biz de o tarafa geçeriz. O zaman siz bizi yargılarsınız.' Bu ifadeleri kullanan savcı, şu anda Adalet Bakanlığı Personel İşleri Genel Müdürü yapılmıştır.
Bu kişi, bu ifadeleri kullandıktan sonra ben şaşkınlıkla avukatlarıma döndüm ve 'Kime söylüyor?' diye sordum. 'Bizden önce ifade veren Adem Bey'e söylüyor' dediler. Ben de 'Bunları bana niye söylüyorsunuz?' dedim. 'Ses kaydı var, milyon dolarlar verilmiş, ben ayarlanmışım...' gibi ifadeler kullandı. Şimdi soruyorum, bu savcı size de bu şekilde sinkaflı konuştu mu? Ya da size bu ses kaydından bahsetti mi?
Adem Soytekin: 'Ben hiçbir bant kaydı duymadım. Bana karşı böyle sinkaflı bir konuşma da olmadı. Her gittiğimde sadece yemek ısmarladı. İlk başta, benim için Ankara'dan arayan bir siyasiyle yaşadığı bir tartışmadan söz etmişti.'
Ekrem İmamoğlu: 'Peki, size herhangi bir tape ya da ses kaydından bahsetmedi mi?'
Adem Soytekin: 'Hayır, bahsetmedi.'
Ekrem İmamoğlu: 'O hâlde demek ki benim huzurumda size küfretmiş oldu ve avukatlarımın huzurunda gerçekleşti bu durum. Teşekkür ederim.'
Duruşma, Soytekin'in çapraz sorgusuyla devam ediyor.




