(İSTANBUL) - İBB Davası'nda konuşan Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İç Denetim Daire Başkanlığı'nın bulunduğunu belirterek, 'Büyükşehir Belediyesi'nden bizden önce bu İç Denetim Başkanlığı denetimi sıfırdı. Yani bunun ilginç bir detay olarak zihninizde durmasını özellikle istiyorum' dedi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın duruşması, 50'inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nin 1 No'lu Duruşma Salonu'nda sürüyor.
İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Taner Çetin'in savunmasının ardından verilen ara sona erdi.
Mahkeme Başkanı, Taner Çetin'e 'Özer Yıldız'ı tanıyor musunuz?' diye sordu. Çetin, 'Tanıyorum. Hakedişlerinin ödenmesi için market kartı aldığını söylüyor. Biz hakediş raporu hazırlarız. Mali İşler Başkanlığı ne zaman ödeyecekse öder' yanıtını verdi.
Asistanı Arzu Can ile ilgili para trafiğine ilişkin MASAK raporu sorulan Çetin, 'Annem 90 yaşında, hani geçen sene de 89 yaşındaydı. Annemin bütün ihtiyaçlarını Arzu karşılar. Ben toplantıları, çok toplantısı olan bir yerde çalışıyorum. Toplantılarda, toplantılarda olurum, konferanslarda olurum. Birçok şeye cevap veremem. Arzu halleder o işleri. Zaman zaman onda para olur, 'Bana gönder' derim, para gönderir. Kızıma gönderirim, bazen oğluma gönderirim' dedi.
Duruşma Savcısı ise Çetin'e, 'Uzun yıllardır belediyede çalıştığınızı görüyorum. Maaş harici geliriniz var mı?' sorusunu yöneltti. Çetin, 'İştiraklerden huzur hakkımız var' dedi.
Ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu'nun, 'Özellikle hem Beylikdüzü'nü katarak da sorayım, Direkt ya da dolaylı herhangi bir usulsüz talimatımı duydunuz mu, yaşadınız mı? Böyle bir süreç bizim çalışma düzenimizde oldu mu?' sorusu üzerine Çetin, 'Hayır Başkanım, hiçbir şekilde böyle bir talimatınız olmadı' dedi.
'HER SENE EN AZ 25-30 BİRİME İÇ DENETİM İŞLETMEYE GAYRET ETTİK'
İmamoğlu, 'İçişleri Bakanlığı'nın müfettişlerinden Sayıştay'a, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin denetim kuruluna varıncaya kadar denetimden geçiyorsunuz ve özellikle iç denetim biriminden de denetim talebinin olduğunu söylediniz. Evet, biz de her sene yaklaşık en az 25-30 birime iç denetim işletmeye gayret ettik. Buna tabi oldunuz mu? Yani iç denetim oldu mu sizin biriminizde de?' sorusuna karşılık Çetin, 'Çok. Yani her seferinde sizden geldiği gibi hani bazen biz aceleci davranıp, 'Bize bu sene gelecek misiniz?' diye sorduğumuz da oluyordu. Birçok kez denetimden geçtik aynı şekilde' diye konuştu.
Ekrem İmamoğlu da 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İç Denetim Daire Başkanlığı, yani daha doğrusu İç Denetim Başkanlığı vardır, hep vardır. Ama bizden önce iç denetim sayısı, Büyükşehir Belediyesi'nde, hafızanızda dursun diye söylüyorum -ben anlatacağım yüzlerce denetime nasıl talimat verdiğimizi- ama bizden önce bu İç Denetim Başkanlığı denetimi sıfırdı. Yani bunu, ilginç bir detay olarak zihninizde durmasını özellikle istiyorum' ifadelerini kullandı.
'SAVCININ TESPİT EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUM'
Taner Çetin'in savunmasında, savcının kendisine söylediği sözleri hatırlatan İmamoğlu, 'Anladığım kadarıyla beni de içine katacak şekilde, sorgu esnasında, tahmin ediyorum ki hukuka da uygun olmayan şekilde, hukukçu değilim ben, tamam, hukukçuların anlatımıyla söylüyorum ki bu sorgu usulsüz bir sorgu şekline dönüşüyor anladığım kadarıyla, yani bir hakarete ya da bir zorlamaya dönüştüğünde: Eksiksem onu artık hukukçular ya da Sayın Başkan, sayın heyet takdir etsin. Ama anladığım kadarıyla, size ve dolaylı olarak beni de içine alacak şekilde hakaret eden bir savcılık sorgusuna maruz kaldınız. Doğru mudur?' diye sordu.
Çetin, 'Evet. Doğrudur. Benim diplomamla ilgili, benim diplomam üzerinden... Zaten 'Ekrem'in de diploması yok, senin gibi lagara lugara adamları buralara koyuyor' tarzında bir yaklaşım vardı' demesi üzerine Ekrem İmamoğlu, şöyle konuştu:
'Sayın Başkan, sayın heyet, yani şöyle ifade etmek istiyorum, sizin huzurunuzda ediyorum. Tabii ki bunun mercii siz değilsiniz anladığım kadarıyla, daha önce de ifadenizde ama: Göğsünde tespih sallayan ya da göğsünü kaşıyarak bu şekilde ifadelerde bulunmak, gerçekten bir iddia makamı adına, savcılık mesleği adına, Cumhuriyet Savcısı şeklinde tanımlanan bir meslek adına utanç vericidir. Ben buradan yine bu sabah ilettiğim talebim üzerine tekraren iletiyorum ki, İlgili mercii Adalet Bakanlığı'dır, HSK'dır. Artık onlarcasını dinledik. Bunlara duyarsız kalınması noktasında ve 'Bu savcılar kimdir, bunu nasıl yaparlar?' SEGBİS, kamera vesaire gibi detaylar varken sorgulanmamasının bir şüphe doğurduğunu, büyük bir zafiyet yarattığını ifade edeyim. Bu sözleri söylemişse de o kişiyi, göğsünde tespih sallayarak bu ifadeyi alan kişiyi de kim ise tespit edilmesini hem talep ediyorum hem de en üst seviyede kınıyorum.'