Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İBB Davası'nın 77. gününde fenalaşarak bayılan tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in avukatı söz aldı. Türker'in avukatı, tutuklu sanıkların sabah erken saatlerde salona getirildiğini ve duruşmaların gece saat 02.00'ye kadar sürdüğünü belirterek, 'Burada 14-15 saat bir sandalye başında beklemeleri birçok sanık için sıkıntı teşkil ediyor. Mümkünse duruşmaları makul saatlerde, 8 saat içerisinde bitirebilirsek... Yarın bu insanların başına bir şey gelirse bunun vebalini hiçbirimiz ödeyemeyiz' ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.
Davanın 77. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor. Bugün savunma yapan isimlerden biri de tutuksuz yargılanan etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Murat Gülibrahimoğlu'nun eski şoförü Semih Bilgin oldu. Ancak öncesinde, bugün duruşmada bayılan tutuklu Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in avukatı söz aldı.
'BU İNSANLARIN BAŞINA BİR ŞEY GELİRSE VEBALİNİ HİÇBİRİMİZ ÖDEYEMEYİZ'
Türker'in avukatı, uzun duruşma saatlerinin sanıkların sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme heyetinden çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesini istedi.
Türker'in daha önce de koğuşta fenalaştığını belirten hakim, 'Duruşma arasında koğuşta da birkaç kere gerçekleşmiş, biliyorum. Tansiyon düşüklüğü problemi' dedi.
Türker'in avukatı ise tutuklu sanıkların sabah erken saatlerde salona getirildiğini ve duruşmaların gece saat 02.00'ye kadar sürdüğünü belirterek, 'Burada 14-15 saat bir sandalye başında beklemeleri birçok sanık için sıkıntı teşkil ediyor. Mümkünse duruşmaları makul saatlerde, 8 saat içerisinde bitirebilirsek... Yarın bu insanların başına bir şey gelirse bunun vebalini hiçbirimiz ödeyemeyiz' ifadelerini kullandı.
Daha sonra Bilgin'in savunmasına geçildi. Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri tekrar eden Bilgin, 2015 yılından itibaren Gülibrahimoğlu'nun yanında şoför olarak çalışmaya başladığını, yaklaşık sekiz yıl boyunca ağırlıklı olarak Gülibrahimoğlu'nun eşi ve çocuklarının ulaşım işlerini yaptığını anlattı.
Bilgin, farklı tarihlerde banka talimatlarıyla para çektiğini, şirket adına çeşitli para, çek ve evrak taşıma işlerinde görevlendirildiğini belirterek, bu işlemlerin kendisine verilen talimatlar doğrultusunda yapılan şoförlük faaliyetleri olduğunu savundu.
Bilgin'in savunmasının ardından mahkeme başkanı, sözünü ettiği para hareketlerinin kaynağını ve akıbetini sordu.
Hakim, 'Bir takım alışverişlerden, vesair işlerden bahsediyorsun. Para aldın. Yener Beyle beraber teslim ettiğiniz paralar, çektiğiniz paralar... Paraların akıbetiyle ilgili bir bilgin var mı senin? Nedir bu paralar? Ne parası?' diye sordu.
Bilgin, yaptığı işlemlerde yalnızca şoförlük yaptığını söyledi.
Hakimin, 'Yani o paraların kaynağının ne olduğunu, ne için verildiğini, ne amaçla alındığını, bunlara ilişkin bir bilgin yok?' sorusuna Bilgin, 'Kesinlikle bilmiyorum' yanıtını verdi.
Bilgin, Yener Torunler ile yaptığı işlemlerin ardından mesai saatleri içindeyse şirkete döndüklerini, şirket dışında herhangi bir yere para teslim etmediğini savundu.
HAKİMDEN 'İKİ KÜLÇE ALTIN' SORUSU
Mahkeme Başkanı, Bilgin'in Kapalıçarşı'dan alındığını anlattığı altınlara ilişkin önceki ifadesi ile duruşmadaki anlatımı arasındaki farkı da gündeme getirdi.
Hakim, 'Siz ifadenizde 'iki külçe altın' diye anlatmışsınız ama şimdi burada 'Poşetin içerisini açmadım ama ağırlığından ve şeklinden içinde altın olduğunu anladım' dediniz. Açıkça ne olduğunu görmediniz anladığım kadarıyla' diye sordu.
Bilgin, 'Bulunduğumuz mekân Kapalıçarşı'da bir altın dükkanının önü. Yener Bey içeriden çıktığında bana bir siyah poşet veriyor. Tuttuğumda 2-3 kilo ağırlığında sert bir cisim ve şeklinden anladığım kadarıyla altın külçe' diye tahmin ettiğini söyledi.
Hakimin bunun hangi amaçla alındığını ve hangi ilişkiyle bağlantılı olduğunu sorması üzerine Bilgin, 'Kesinlikle bilgim yoktur. Gittiğimiz mekâna bu arada parayla gitmedik, gidip sadece altını alıp çıktık' dedi.
' 'GİZLİ TOPLANTI' BENİM DEĞİL SAVCILIĞIN İDDİASIDIR'
Mahkeme Başkanı daha sonra Emirgan Korusu'ndaki toplantıya ilişkin 'gizli toplantı' nitelemesini sorguladı.
Hakim, 'Emirgan Korusu'nda, halka açık bir yerde bu nasıl gizli toplantı? Siz bunun gizli olduğu kanaatine nereden vardınız?' sorusunu yöneltti.
Bilgin, 'Gizli toplantı olduğunu ben iddia etmiyorum. Sayın Cumhuriyet Savcısı iddia etmiş. Ben olayı anlattım' yanıtını verdi.
Hakim, 'Sizin iddianız değil yani?' dedi. Bilgin de 'Yok, benim iddiam değil' dedi.
Mahkeme Başkanı, toplantıya kimlerin katıldığı ve toplantının içeriği konusunda bilgisinin bulunup bulunmadığını da sordu. Bilgin, 'Herhangi bir bilgim yok. 'Gizli' sözcüğü iddianamede kullanılan ifadeydi Sayın Başkanım' yanıtını verdi.
'İÇERİDE EKREM İMAMOĞLU'NUN OLDUĞUNU ŞOFÖRLERDEN DUYDUM'
Bilgin, Emirgan Korusu'ndaki Beyaz Köşk'e Gülibrahimoğlu'nu kendisinin götürdüğünü, ancak toplantıya katılmadığını anlattı.
Otoparktaki resmi araç yoğunluğu nedeniyle araçtan inip diğer şoförlerle konuştuğunu belirten Bilgin, 'Şoför arkadaşların yanına gittiğimde ayaküstü yaptığımız sohbette içeride Ekrem İmamoğlu'nun olduğunu söylediler' dedi.
Bilgin, toplantıda başka kimlerin bulunduğunu görmediğini, yaklaşık 40-45 dakika sonra Gülibrahimoğlu'nun araca dönmesi üzerine Levent'teki ofise gittiklerini söyledi.
'MURAT BEYİN SELAMINI GETİRDİĞİNİ SÖYLEDİ'
Savcı, Bilgin'in tutuklanmasının ardından kendisine avukat gönderildiği yönündeki beyanını da sordu. Bilgin, tutuklandığı ilk gece saat 02.00 sıralarında kendisine bir avukatın geldiğini ve Ahmet Keskin ile görüştüğünü belirtti.
Bilgin, 'Kendisi ilk etapta Yener Beyin köylüsü olduğunu, Yener Beyin de avukatı olduğunu söyledi. Aynı zamanda Murat Beyin selamını getirdiğini söyledi. Murat Beyin çok üzgün olduğunu, hatta 'Durum böyle devam edecekse ben geleyim teslim olayım' dediğini söyledi' ifadelerini kullandı.
Savcının, avukatın kendisine beyanını değiştirmesi veya nasıl ifade vermesi gerektiği konusunda bir yönlendirmede bulunup bulunmadığını sorması üzerine Bilgin, 'Yok, beyanda yönlendirme yapmadı. Olur da kendisiyle devam edeceğim takdirde masraflarımı karşılayacağını söyledi sadece' dedi.
HAKİM: PARANIN SAHİBİ ORTADA YOKSA BİZ NEYİ ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORUZ?
Adem Başer'in avukatının para çekme ve teslim süreçlerine ilişkin soruları sırasında Mahkeme Başkanı araya girdi.
Bilgin, Başer'in yazılı talimatıyla bankadan çektiği paraların Gülibrahimoğlu'nun şahsi hesabından olduğunu ve kendisine söylenen kişiye teslim ettiğini, ancak paraların ne amaçla kullanıldığını bilmediğini söyledi.
Mahkeme Başkanı bunun üzerine, 'Adem Başer paranın ne olduğunu bilmiyorum diyor. Yener Torunler bilmiyorum diyor. Taşıyan şoför bilmiyorum diyor. Paranın sahibi ortada yoksa biz neyi çözmeye çalışıyoruz şu anda?' dedi.
Bilgin, 'Zaten paranın sahibi burada olsa bütün problem çözülecek Sayın Başkanım' yanıtını verdi.
Duruşma, sanık savunmalarıyla devam ediyor.





