Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN
(İSTANBUL) - İBB Davası'nda etkin pişmanlık kapsamında ifade veren eski İBB Reklam Yönetimi Müdürü Adem Tuncay, savunmasında iştirak şirketlerinin alt ihaleleri ve sonrasındaki para hareketleri konusunda bilgi ve yetkisinin bulunmadığını, hakkındaki suçlamaların ağırlıklı olarak idari imzalarına dayandırıldığını söyledi. Savcılık sorgusunda ise Tuncay, reklam süreçlerinde Murat Ongun'un etkili olduğunu, Kağan Sürmegöz'ün Reklamist için 'patron firması' ifadesini kullandığını öne sürdü. Tuncay'a soru yönelten tutuklu Murat Ongun, 'Reklamist firmasının benim olduğuna dair delilinizi ortaya koyar mısınız?' dedi. Tuncay, 'Ortaya delil koyamayacağım. Resmiyette bunun sahibinin Nihat Sütlaş olduğunu ifademde geçirmişim' yanıtını verdi.
İBB Davası'nın 77'nci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri'de yeni inşa edilen duruşma salonunda devam edildi. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren eski İBB Reklam Yönetimi Müdürü Adem Tuncay, 2006 yılında İBB'de çalışmaya başladığını, 2017'de Reklam Yönetimi Müdürlüğü'nde müdür yardımcısı, 20 Eylül 2022'de ise müdür olarak görevlendirildiğini anlattı.
Tuncay, cezaevindeyken Hakan Karaköse'nin tahliyesinden sonra bazı belediye meclis üyeleri ve milletvekillerinin kendisini ziyaret etmeye başladığını, bu görüşmelerden birini 'dolaylı telkin ve baskı' olarak değerlendirdiğini söyledi. Savcılığa kendi iradesiyle başvurduğunu belirten Tuncay, 'Savcı Bey tarafından hiçbir şekilde kimsenin ismini vermem konusunda bir zorlama yapılmadı' dedi.
'İŞTİRAKLERİN ALT İHALELERİYLE İLGİLİ BİLGİM VE YETKİM YOK'
Tuncay, savunmasında ana ihaleler sonrasında iştirak şirketlerinin yaptığı alt ihaleler, muvazaalı olduğu ileri sürülen teklifler ve paraların 'sisteme' aktarıldığı yönündeki iddiaların kendi görev alanı dışında olduğunu söyledi.
'Birileri bir menfaat elde ettiyse veya iddianamede ileri sürüldüğü gibi başka işlemler yapılmışsa bile bu konularla benim hiçbir bilgim ve ilgim bulunmamaktadır' diyen Tuncay, 'Ben bilmediğim, içinde bulunmadığım, görev alanımın dışında gerçekleşen hususlarla ilgili bir değerlendirme yapmayacağım' ifadelerini kullandı.
Tuncay, Eylem 61 kapsamında 2 bin raket ve 400 megalight ihalesinin yapıldığı tarihte müdür değil, müdür yardımcısı olduğunu belirterek ihale onay belgesinde imzasının bulunmadığını söyledi.
Tuncay, 'Belediye encümeni üyesi değilim, ihale komisyonu üyesi değilim, ihale yetkilisi değilim, sözleşme imzalayan makam değilim. Bu eylemde ihaleye fesat suçlamasını anlayamıyorum' dedi.
'490 MİLYONLUK ZARAR KESİNLEŞMİŞ BİR KAMU ZARARI DEĞİL'
Muhammen Bedel Takdir Komisyonu'nda görev yaptığını kabul eden Tuncay, muhammen bedelin 'nihai ihale bedeli değil, tahmini bir başlangıç değeri' olduğunu savundu.
Eylem 61'de yaklaşık 490 milyon liralık kamu zararı hesaplandığını hatırlatan Tuncay, bu tutarın kendi belirledikleri muhammen bedelle olması gereken bedel arasındaki fark olmadığını söyledi.
Tuncay, söz konusu hesabın, fazla kullanım iddiasının 2030 yılına kadar sürmesi ve belediye encümeninin ceza kesmemesi varsayımına dayandığını belirterek bunun 'muhtemel ama kesin olmayan bir zarar hesabı' olduğunu savundu.
Eylem 62 kapsamında ise üst geçit reklam alanlarının üç yıllık işletilmesi için komisyon tarafından 90 milyon lira muhammen bedel belirlendiğini söyleyen Tuncay, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ndeki benzer ihalenin yalnızca yöntem açısından referans alındığını, İstanbul için belirledikleri yıllık 30 milyon liralık tutarın Ankara'daki bedelin yaklaşık 10-15 katı olduğunu belirtti.
SAVCIDAN 'TELEFONLARIN ALINMADIĞI TOPLANTILAR' SORUSU
Savcı, Serdal Taşkın ile Kağan Sürmegöz arasındaki ilişkiyi sorunca Tuncay, Taşkın'ın İletişim Koordinatörü olduğu dönemde Sürmegöz ile haftalık toplantılar yaptığını söyledi.
Savcı, Doğan Hamit Doğruer'in de sözünü ettiği, telefonların alınmadığı toplantıları sordu.
Tuncay, Doğruer'in kendilerine Serdal Taşkın'ın 'hızlı ve kontrolsüz gittiği' yönünde serzenişlerde bulunduğunu öne sürdü.
Savcının 'Hangi konularda hızlı?' sorusuna Tuncay, 'İddianamede birçok yerde bahsedilen yapılmamış işlere ilişkin drone hizmeti, çekim hizmeti, konsept belirleme gibi işlerle ilgili, altlıkları hazırlanmadan biraz hızlı, belgesiz hareket edildiğiyle ilgili serzenişlerde bulunuyordu' yanıtını verdi.
Tuncay, bu anlatımın kendi doğrudan gözleminden değil, Doğan Hamit Doğruer'den duyduklarından kaynaklandığını da söyledi.
'REKLAM DEĞERİ YÜKSEK DOSYALAR ONGUN'A GÖTÜRÜLÜYORDU'
Savcı, Kağan Sürmegöz ile Murat Ongun'un ilişkisini ve Ongun'un reklam süreçlerinde etkisinin bulunup bulunmadığını sordu.
Tuncay, Sürmegöz'ün reklam başvurularına ilişkin dosyalarla haftalık olarak İletişim Koordinatörlüğü'ne gittiğini, reklam değeri yüksek alanlara ilişkin dosyaların burada değerlendirildiğini söyledi.
Savcı, izin verilemeyen bazı reklam alanlarının kaldırılmaması için Ongun'un Sürmegöz üzerinden zabıtaya talimat verdiği yönündeki önceki ifadesini hatırlattı.
Tuncay bu soruya, 'Evet, özetle' yanıtını verdi.
ONGUN: BAŞKASININ İFADESİNDEN KOPYA İFADELER AKLINDA YANLIŞ KALMIŞ
Savcılık sorgusunun ardından Murat Ongun, Tuncay'a soru yöneltti. Ongun, Tuncay'ın Kağan Sürmegöz'ün kendisine 'patron' diye hitap ettiği yönündeki anlatımını sorguladı.
'Belediyede insanlar hiyerarşik olarak kendilerinden üstteki insanlara patron olarak mı hitap ediyor yoksa 'Başkanım' mı diyor?' diye soran Ongun'a Tuncay, 'Size bir konu anlatırken 'patron' diye hitap ediyor. Yoksa sizin şahsınıza karşı patron diye hitap etmez' yanıtını verdi.
Ongun ise bu ifadenin Hakan Karaköse'nin etkin pişmanlık beyanıyla aynı olduğunu öne sürerek, 'O cümle Hakan Karaköse'nin ifadesinden kopya. O yüzden aklınızda yanlış kalmış' dedi.
ONGUN, ÜÇ ETKİN PİŞMANLIK İFADESİNDEKİ FARKLILIĞI GÜNDEME GETİRDİ
Ongun, Kağan Sürmegöz'ün Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı'na atanmasına ilişkin etkin pişmanlık ifadelerinde farklı anlatımlar bulunduğunu söyledi.
Tuncay'ın Ertan Yıldız'ı etkili gösterdiğini, Hakan Karaköse'nin Sürmegöz'ün Ekrem İmamoğlu'na yaptığı sunum sonrasında yükseldiğini söylediğini, başka bir etkin pişmanlık anlatımında ise atamanın kendisine bağlandığını belirten Ongun, 'Üç etkin pişman ifadesi ve üç farklı kaynak var. Acaba Kağan Sürmegöz'ün liyakati daire başkanı olmaya yeterli değil miydi de bizler devreye girdik?' diye sordu.
Tuncay, Emlak Daire Başkanlığı'nda geçmişte ağırlıklı olarak hukuk ve emlak alanını bilen kişilerin görev yaptığını, Sürmegöz'ün ise bu alanlarda geçmişinin bulunmadığını söyledi ancak 'layık' olup olmadığı yönünde değerlendirme yapamayacağını belirtti.
ONGUN: SAVUNMANIZA 'BİLMİYORUM' DİYE BAŞLADINIZ, SONRA HER ŞEYİ BİLDİĞİNİZİ BEYAN ETTİNİZ
Ongun daha sonra Tuncay'ın savunmasının başındaki sözleriyle savcılık sorgusunda verdiği yanıtların çeliştiğini öne sürdü.
Tuncay'ın iştirak şirketlerinin yaptığı işlemleri ve sonrasında yaşananları bilmediğini söylediğini hatırlatan Ongun:
'Görev alanımın dışındaki hususlarla ilgili değerlendirme yapmıyorum dediniz. Bunu dedikten sonra 'İlbaklar'ın ihalesi, Murat Ongun'un şirketidir Reklamist' diye bunları söylediniz. Savunmanızın tersinde bir beyan vermiş durumdasınız. Neden bunu tercih ediyorsunuz?' diye sordu.
Tuncay:
'Ben her şeyi bildiğimi iddia etmiyorum. Kafamda oluşan soruların ve tereddütlerin araştırılması amacıyla savcılık makamına bildiğim hususları anlattım. Araştırıldığında belki bir suç çıkar düşüncesiyle... Ben hiç kimseye 'şöyle akçeli bir işe bulaşmıştır, şu parayı almıştır, şunu vermiştir' gibi bir suç isnadında bulunmadım' yanıtını verdi.
ONGUN: REKLAMİST'İN BENİM OLDUĞUNA DAİR DELİLİNİZİ ORTAYA KOYAR MISINIZ?
Ongun, 'O zaman Reklamist firmasının benim olduğuna dair delilinizi ortaya koyar mısınız lütfen?' diye sordu.
Tuncay, 'Ortaya delil koyamayacağım. Çünkü bu Reklamist ile alakalı hususun, resmiyette zaten bunun sahibinin Nihat Sütlaş olduğunu ifademde geçirmişim' dedi.
Ongun, 'Diğer iddialarınız da duyum üzerine mi? Somut bir şey olmadan diyorsunuz' diye karşılık verdi.
Tuncay, yalnızca kendi beyanına dayanmadığını, dosyada başka kişilerin de Ongun ile Reklamist arasında ilişki bulunduğu yönünde anlatımları olduğunu savundu.
'BİZ 18 AYDIR HAPİSTEYİZ O İDDİANAME YÜZÜNDEN'
Ongun daha sonra Tuncay'ın savcılık ifadesindeki örgüt değerlendirmesini gündeme getirdi.
Tuncay'ın, 'Bu örgütün parçası olsaydım hem örgütün üst düzeyiyle hem de üyeleriyle geçmişten gelen sıkı bir ilişkim olması gerekirdi' şeklindeki ifadesini okuyan Ongun'a Tuncay önce bu sözü söylemediğini belirtti.
Ongun ifadenin ilgili bölümünü okuyunca Tuncay, savcılıkta verdiği sözleri o anda tam hatırlamadığını söyledi.
Tartışmanın devamında Ongun, 'Bir anlığına iddiayı doğru kabul edelim. Bir örgüt var...' dedi.
Tuncay araya girerek, 'Bir anlığına kabul edelim yani işi böyle...' ifadelerini kullandı.
Ongun bunun üzerine, 'Ya iddianame bu, iddianame. Biz 18 aydır hapisteyiz o iddianame yüzünden. Sen bir anlığına kabul etme, ben her gün kabul ediyorum' dedi.
Tuncay, '18 aydır hapiste olmanızın sitemini bana yapmayın' karşılığını verdi.
ONGUN: SİZİ MÜDÜR YAPAN, LOJMAN VEREN İMAMOĞLU ÖRGÜT LİDERİYSE SİZ DE ÖRGÜT ÜYESİ OLURSUNUZ
Ongun, Tuncay'a 20 yıllık belediye görevi boyunca ilk kez hangi dönemde müdür olduğunu sordu.
Tuncay, Eylül 2022'de müdür olduğunu söyledi.
Ongun, 'Ekrem İmamoğlu İBB Başkanı'yken müdür olarak atandınız. Hangi dönemde ilk kez belediye lojmanı size tahsis edildi?' diye sordu.
Tuncay, '2022 olması lazım' yanıtını verdi.
Ongun bunun üzerine, 'Sizi 20 yıldır çalıştığınız belediyede müdür yapan, size lojman veren Ekrem İmamoğlu örgüt lideriyse, örgütün üyesi olursunuz. Lojmanınızı ve makamınızı veren kişi olarak. Şu anda da hâlâ İBB lojmanında yaşıyorsunuz' dedi.
Tuncay ise lojman konusunda baskı altında olduğunu belirterek 'Sürekli bir baskı altındayım oturduğum lojmanla ilgili. Ayrıca bu belediyenin herhangi bir yöneticisinin lojmanı değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin lojmanı. Orada oturan bir sürü memur var' ifadelerini kullandı.
Tuncay daha sonra Ongun'a, 'O zaman siz de örgütün varlığını kabul ederek örgütün yöneticisi olduğunuzu mu iddia ediyorsunuz şu anda?' diye sordu.
Mahkeme Başkanı araya girerek, 'Sıradaki sorumuza geçelim' dedi.
Duruşma, sanıkların Tuncay'a sorularıyla devam ediyor.





