Haber: Zuhal Çiloğlan / Esra Tokat

Sezgin Tanrıkulu: 'Tanju Özcan suç olmayan bir eylem nedeniyle şu anda delilsiz bir biçimde cezaevinde tutuluyor'
Sezgin Tanrıkulu: 'Tanju Özcan suç olmayan bir eylem nedeniyle şu anda delilsiz bir biçimde cezaevinde tutuluyor'
İçeriği Görüntüle

(İSTANBUL) - CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası'nın üçüncü gününde savunma yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, '5 milyonluk para alacağım, yüzlerce kameranın olduğu yerde ve elimi kolumu sallayarak gideceğim öyle mi? Vicdanım çok rahat. Allah bana öyle paralar yedirmesin. Ben bu yaşıma kadar haram lokma yemedim bu saatten sonra da yemem' dedi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının üçüncü günü, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda sürüyor.  

Verilen aranın ardından tutuklu sanıklar salona yine izleyicilerin alkışları arasında getirildi. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık çıkarken izleyiciler, 'Mehmet Murat Çalık' şeklinde slogan attı. İzleyiciler, 'Az kaldı az, alacağız hepinizi' diyerek sanıklara seslendi. Son olarak İmamoğlu salona girince izleyiciler, 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' ve 'Hak, hukuk, adalet' sloganlarını attı.

Duruşmada, 'rüşvete aracılık etme' suçundan tutuklu yargılanan Sırrı Küçük savunma yaptı. Küçük, savunma yaparken sık sık gözleri doldu, salonda bulunan eşi de ağlayarak savunmayı dinledi. Mahkeme Başkanının, CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü sanık Sırrı Küçük'ü, sanık kürsüsüne 'Gel Sırrı' şeklinde çağırması dikkati çekti.

Üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen Küçük, 'Ben neden gözaltına alındım? Hadi alındım diyelim neden Vatan Yerleşkesi'nde günlerce tutuldum? Tutuldum diyelim neden tutuklandım? Ben küçük kızıma neden Silivri Cezaevi'nin bir polis okulu olduğunu anlatmak zorunda kaldım. Ben aileme hasret kaldım. Burada el salladık suçlu olduk. Ayda 1 defa 45 dakika görüyorum sadece kızımı, bana 45 saniye gibi geçiyor. Şükür bugünü gördük ve 285 gün sonra sizin önünüze çıktık' diye konuştu.

'İşlemediğim suçun cezasını çekiyorum'

Gözaltına alındığı günü anlatan Küçük, 'Eşim ve ben kızıma doğduğu günden bu yana bir tek yalan söylemedik. Ama sabah polis memurları kapımızı çaldığında 'kızımı korkutmadan alın beni' dedim ve telefon şifremi direkt ben verdim. Çıkacakken kızım 'babam nereye?' diye sordu. Hayatımda ilk defa kızıma yalan söyledim ve 'Polislerle işe gidiyorum' dedim. O günden bu yana işlemediğim suçun cezasını çekiyorum. Nezarete girdiğimde kimse neden alındığını bilmiyordu. Soruyorum 'abi sen neden alındın' diye 'abi ben de bilmiyorum' diyor. Başkasına soruyorum o da 'bilmiyorum' diyor' ifadelerini kullandı.

Küçük, gözaltı ve tutuklama sürecindeki basına servis edilen fotoğraflarda suçlu gibi yansıtıldıklarını belirterek, 'Bizi toplu şekilde götürürlerken polisler fotoğrafımızı çekiyordu. Ben de bunun rutin bir uygulama olduğunu sandım amirlere iletmek için. Ertesi gün gazetelerde ismimiz geçti 'suçlu' olarak. 31 Mayıs-3 Haziran tarihi arasında neyle suçlandığımızı bilmeden 86 milyonun karşısında bu fotoğraflar ve haberler nedeniyle suçlu duruma düşmüşüz. Ama Allah şahit ben neyle suçlandığımı bilmiyordum o sırada. Bir insanın evladına sınırlı sürede sarılmasının ne kadar kötü bir duygu olduğunu biliyorum, ben yaşadım, Allah kimseye yaşatmasın, düşmanım bile yaşasın istemem' dedi.

'Ömer Güngör 270 gündür çocuklarının yanındayken ben kızıma ayda bir 45 dakika sarılıyorum'

İddianamede, Aziz İhsan Aktaş'ın Ömer Güngör aracılığıyla 5 milyon liralık rüşveti teslim ettiği iddia edilen Ömer Güngör'ün kendisi ile aynı konumda olduğunu söyleyen Küçük, 'Güngör 270 gündür çocuklarının yanındayken ben kızıma ayda bir 45 dakika sarılıyorum. Siz de bir babasınız sizin de anlamanız lazım. Ben ve ailem psikolojik bir bunalım yaşıyoruz. Bu süreçte kızım ilk defa okula başladı, ilk karnesini aldı. Bana bir ömür verseniz ben bir daha kızımın ilk defa yaşayacağı şeylere şahit olamayacağım' şeklinde konuştu. 

Savunmasında cezaevi koşullarına da değinen Küçük, 'Eşim ilk defa duyacaktır. Benim kaldığım koğuşta bir çok kavgaya şahit oldum. Söz dalaşı dediğimiz türden değil. Tartışan iki hükümlüden biri birinin kafasını kırdı. Benim bir kavgam bile yoktur. Ben bunlarla aynı koğuştayım. Bu olayları ilk defa eşim burada duyacak. Başka hükümlü tahliye olmasına 20 gün kala bir başka hükümlünün boğazını kesti iki defa. Böyle bir ortamda kalıyoruz. Ben cezaevine girdiğimde 74 kiloydum şu an 59 kiloya düştüm. Ömer Güngör ile aynı pozisyonda olan biri olarak ben neden bugün burada tutuluyorum?' dedi.

'Gözlerinizin içine bakarak söylüyorum bir para alışverişi için Vekilimin görüşmesi söz konusu değildir'

Küçük, iddianamede kendisine isnat edilen eylemlere ilişkin Esenyurt'taki bir otel ve bir akaryakıt istasyonunun sorulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

'Ben bu otelde tabii ki bulunmuşumdur. Sayın Vekilimi etkinliklere götürmüşümdür, orada Sayın Vekilimizin birkaç fotoğrafını alırım, sosyal medyada paylaşmaları için arkadaşlarıma atarım. Ben alnımın teriyle ekmeğimi kazanan bir şoförüm. Ben Sayın Vekilimi havaalanından alır, havaalanına götürürüm, partililerin düğünlerine, cenazelerine, etkinliklere Sayın Vekilimizi götürmüşümdür. Gözlerinizin içine bakarak söylüyorum, otelde, araçta, herhangi bir mekanda bir para alışverişi için vekilimin görüşmesi söz konusu değildir, beni de bu konuda görevlendirmiş değildir.' 

'Burada baz vermem hayatın olağan akışına uygun'

Rüşvete aracılık ettiği konum olduğu iddia edilen İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'ndeki petrol istasyonunun yerini anlatan Küçük, şu savunmayı yaptı:

'Burası bizim ofisimize, Özgür Bey'in mali müşavirlik ofisine yaklaşık 2 kilometrelik uzaklıktadır. Ben ayrıca buradaki ofis işlerine de destek olurum. Benim ve Özgür Bey'in evimize giderek kullandığımız 3 yoldan giderken mecburen önünden geçmemiz gereken bir güzergahtadır. Buranın önünden benim gibi milyonlarca araç geçiyor, vatandaş geçiyor, toplu taşıma araçları geçiyor. Ayrıca buranın tuvaleti temizdir, burada börekçi vardır sabahları börek, poğaça alırdım ofise giderken, ayrıca hamburgerci var orada oturup sıcak sıcak yerdim. Yani burada baz vermem hayatın olağan akışına uygundur. 5 milyonluk para alacağım, bu petrolün orada alacağım, yüzlerce kameranın olduğu yerde ve elimi kolumu sallayarak gideceğim öyle mi? Ömer Bey ayrıca ifadesinde 'Şahsı görsem tanımam' diyor. Bana 5 milyon lira para verecek ve beni tanımayacak öyle mi? Vicdanım çok rahat. Allah bana öyle paralar yedirmesin. Ben bu yaşıma kadar haram lokma yemedim bu saatten sonra da yemem.

Kızımla oynamak, kızımla vakit geçirmek, kızımla market alışverişi yapmak istiyorum. Kısacası ailemle kaybettiğim günlerin telafi edilmesini istiyorum. Ömer Güngör'ün 273 gündür tutuksuz yargılandığı noktada Sırrı Küçük 285 gündür tutuklu. Adli kontrol şartı ne şartla olursa olsun sizden kızıma kavuşmak istiyorum. Aileme kavuşmak istiyorum. Tahliyemi ve tutuksuz yargılanmamı talep ediyorum. İnanıyorum ki bu dosyadan beraat edeceğime de inanıyorum ama öncelikli talebim kızıma kavuşmaktır.'

Duruşma, Küçük'ün avukatlarının savunmasıyla devam ediyor.

Kaynak: ANKA