Taksim Sanat'ta 'Yüzeyin Derinliği' yolculuğu: 20 sanatçıdan 60 eser sanatseverlerle buluştu
Taksim Sanat'ta 'Yüzeyin Derinliği' yolculuğu: 20 sanatçıdan 60 eser sanatseverlerle buluştu
İçeriği Görüntüle
(ANKARA) - İYİ Parti Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mustafa Tolga Öztürk, ara seçim tartışmalarına ilişkin, 'Gerek Anayasa, gerek Milletvekili Seçimi Kanunu ve gerekse TBMM İç Tüzüğü, ara seçimlerin yapılması konusunda TBMM Başkanlık Divanı'na ve Genel Kurul'a herhangi bir takdir yetkisi tanımamıştır. İstifaların geçerliliği tespit edildiği anda Genel Kurul'da oylama yapılması zorunludur. Mevcut siyasi tablo dikkate alındığında, istifaların kabul veya reddine ilişkin verilecek kararın önemli siyasi sonuçları olacağı açıktır. Siyasi değerlendirmeyi siyasilere bırakmak daha doğru olacaktır' dedi.
 
 İYİ Parti Yüksek Seçim Kurulu Temsilcisi Mustafa Tolga Öztürk, sosyal medya hesabından 'ara seçim' gündemine ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti:
 
'Ara seçimlere ilişkin usul ve esaslar, Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası emredici bir hüküm içermektedir: 'Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir'. Kanun, TBMM'ye bu konuda herhangi bir takdir yetkisi tanımamaktadır. İkinci fıkra ise şu hükmü getirmektedir: 'Ara seçimleri, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına Türkiye Büyük Millet Meclisince karar verilir.'. 600 üyeli TBMM'de yüzde beşlik eşik, 30 milletvekilliğinin boşalması anlamına gelmektedir. Şu anda 8 boş koltuk bulunduğu için ara seçim kararı verilebilmesi amacıyla 22 milletvekilliğinin daha boşalması gerekmektedir. Kanun, bu şartın oluşması halinde ara seçimin 3 ay içinde yapılmasını emretmektedir. Ayrıca maddenin son fıkrası, özel bir durum öngörmektedir: Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de hiç milletvekilinin kalmaması halinde, TBMM'nin kararına gerek olmaksızın Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk pazar günü ara seçim yapılır. Bu hüküm, illerden ve seçim çevresinde bulunan tüm üyeliklerin boşalmasını düzenlemektedir. Örnek vermek gerekirse; Ankara 1. Bölgeden seçilen tüm üyeliklerin boşaldığı veya Bayburt ve Tunceli gibi sayıca az milletvekilli ile temsil edilen iller için önem taşımaktadır.
 
'Kanun Yüksek Seçim Kurulu'na bazı süreleri kısıtlama hakkı tanımıştır'
 
Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 9. maddesi ise YSK'ya, seçim takvimindeki bazı süreleri kısaltma yetkisi vermektedir. Ancak bu yetki, seçimin tarihini değiştirmeye değil, yalnızca teknik sürelerin kısaltılmasına ilişkindir. Milletvekili Seçimi Kanunu'nun Sürelerin tespiti başlıklı 9. maddesinde 'Seçimlerin yenilenmesine veya ara seçimi yapılmasına karar verildiği hallerde, Yüksek Seçim Kurulu, bu Kanun ile 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun seçimlere ilişkin olarak tespit ettiği süreleri kısaltarak uygulayabilir'. Kanun Yüksek Seçim Kurulu'na bazı süreleri kısıtlama hakkı tanımıştır. Ancak bu hak seçimin tarihini değiştirmeye yönelik olmayıp seçim takviminde yer alan bazı kısımlara ilişkindir. Örneğin siyasi partilerden birkaçının adaylarını ön seçim ile belirlemek istemesi durumunda kanunda yer alan ön seçim süreleri YSK tarafından kısıtlanabilir. Ara seçim tartışmalarına yönelik değerlendirmelerimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hukuk devleti olduğuna inanarak yaptığımı belirtmek isterim.
 
'Verilecek kararın önemli siyasi sonuçları olacağı açıktır'
 
Gerek Anayasa, gerek Milletvekili Seçimi Kanunu ve gerekse TBMM İç Tüzüğü, ara seçimlerin yapılması konusunda TBMM Başkanlık Divanı'na ve Genel Kurul'a herhangi bir takdir yetkisi (seçimlik hak) tanımamıştır. İstifaların geçerliliği tespit edildiği anda Genel Kurul'da oylama yapılması zorunludur. Mevcut siyasi tablo dikkate alındığında, istifaların kabul veya reddine ilişkin verilecek kararın önemli siyasi sonuçları olacağı açıktır. Siyasi değerlendirmeyi siyasilere bırakmak daha doğru olacaktır.'

Kaynak: ANKA