(ANKARA) - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Aydan Biri, 'Erken menopoza sokan şey, kanser riski de oluşturuyor. Bir de Türkiye'de mesela 40 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri oranı da çok yüksek. Dünyaya göre, beş kadından biri meme kanseri olan kadınların beşte biri 40 yaşın altında. Bu rakam dünyada böyle değil' dedi. 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Aydan Biri, Koru Hastanesi'nde düzenlenen toplantıda sağlıklı yaşlanma (longevity) konusunda önemli bilgiler paylaşarak, kadın hastalıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'Türkiye'de bir döneme kadar sadece kanser ya da, birtakım kronik hastalıklar nedeniyle yumurtanın zarar göreceği tedaviler yapılması durumunda yumurta dokusunun dondurulması ile ilgili hiçbir sıkıntı yoktu' diyen Biri, şöyle devam etti:

'O uzun süredir zaten yapılan bir şeydi ama yumurtanın alınıp dondurulması için iki tane kırılım oldu. Birincisi, yumurta erkek spermi gibi kolay dondurulan bir biyolojik materyal değildi. Çözerken, özellikle içinde çok büyük bir sitoplazması olduğu için erkek sperme göre çok daha büyük olan yumurta, içindeki sitoplazmanın donup çözülmesi sırasında çok ciddi hasara uğruyordu. O yüzden uzunca yıllar yumurta dondurması dünyada da teknik olarak yapılamadı. Ama bu şu anda başarıldı. Başarıldığı andan itibaren de zaten yumurta dondurması gündeme geldi. Şu anda da donma ve çözme süreçlerinde yumurtanın zarar görmesi çok azaltıldı. Dolayısıyla şu anda saklanan yumurtalar da ciddi anlamda kullanılabilir hale geldi.'

Türkiye'de 'ötelenen annelik ve evlilik nedeniyle' yumurta dondurma işlemine talebin gittikçe arttığını kaydeden Biri, '30'lu yaşlardan sonra, özellikle kişinin bir evlilik gündemi yoksa, mutlaka buna daha çok itina gösterdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. 42-43 yaşındaki bir kadının gebeliği ile 33 yaşındaki bir kadının ya da 23 yaşındaki bir kadının gebeliğinin riskleri aynı olmuyor. Bedensel yaşlanma ve ileri yaşlara gebeliğin ötelenmesi önerdiğimiz bir şey olarak söylenemez. Ama evlilik şansı olmayan ya da evliliği öteleyen bir kadın için de biyolojik materyalini, genetik materyalini, bebek sahibi olabilme materyalini saklamak önemli. Çünkü bu herhangi bir hücre değil' dedi. 

Biri, hormon tedavisine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:

'1988-92 yıllarında ihtisas yapıyorum. HRT kullanılıyordu. O zaman adı hormon replasman tedavisiydi. Hatta ihtisasımın hemen sonraki yıllarında adeta halk sağlığı iyiliği için kullanılıyordu. O kadar östrojenin semptomları, kemik koruma falan gibi pozitif etkileri vardı ki daha sonra bunun aslında firma tarafından bir noktada daha da perçinlenmesi üzerine geniş bir kadın grubunda çalışma yapıldığında değişik sonuçlarla karşılaşıldı. Aslında bütün gruplarda değil, ileri yaş grubunda değil, erken yaş grubunda, yani erken başlanan grupta; çünkü çok büyük bir kadın grubuna başlandı ve yaştan bağımsız başlandı. 10 bin kadında 5 değil de 8 kadında kanser olduğu tespit edilmesi üzerine, 'Acaba bu protokol mü bu artışa neden oldu?' denilerek orada bir uyarı koyuldu. 'Bu artan meme kanseri oranı, verilen hormon replasman tedavisinin bir sonucu olabilir' gibi bir çıkarım yapıldı. Hormon replasman tedavisi, o günden bugüne, mesleğim 40 yıla yaklaştı, kullanıyorum. Bu uyarı sana 'kullanma' demiyor, 'protokollere dikkat et' diyor. Hormon replasman tedavisinin kullanılmasının pozitif yönleriyle ilgili bilgiler de daha sonra yayınlandı.

CHP Gaziantep İl Başkanı Acar: İl binamıza kapılar ve kepenkler kırılarak girildi
CHP Gaziantep İl Başkanı Acar: İl binamıza kapılar ve kepenkler kırılarak girildi
İçeriği Görüntüle

Sonra Fransızların çalışması çok güzel yeni bir bakış açısı getirdi. Ciltten östrojen kullanılmasının hem meme üzerindeki hem de karaciğer üzerindeki yan etkileri belirgin olarak azaltılıyor. Özellikle karaciğer üzerinde pıhtı riski, inme riski, kalp krizi riski gibi risklerin azaldığı, meme uyarısı riskinin daha az olduğu gibi sonuçlar yayınlandı. Hemen doğal progesteronun devreye girmesi derken şu anda aslında kullandığımız biyo eşdeğer östrojen, hatta biyo identik; aynı yer, eşdeğer bile değil. Eşdeğer dediğinizde benzeri anlamına geliyor. Biyo identik, doğada ürettiğimizin aynı östrojenleri kullanıyoruz vücudumuzda. Bunu biyo aynı diyebiliriz yani. Bir de progesteronumuz da biyo aynı. Çünkü eskiden progesteron için kullandığımız moleküller aynı zamanda biraz testosteronu uyarıyordu. Aynı zamanda başka mekanizmaları da uyarıyordu. Reseptöre tek spesifik bağlanmıyordu. Dolayısıyla karışık etkiler oluşturuyordu. Ama bugünkü protokollerimiz daha pür, daha dokuları koruyucu, daha az yan etki oluşturucu diyelim. O bakımdan hormon replasman tedavisi, zaman içinde hem yeni çıkan ürünler hem de çalışmaların biraz daha detaylı incelenmesiyle daha önerilebilir hale geldi.'

'KÖTÜ BESLENMEYECEKSİNİZ, SİGARA İÇMEYECEKSİNİZ'

'Erken menopoz engellenebilir mi' sorusuna Biri, şu yanıtı verdi:

'Kötü beslenmeyeceksiniz, sigara içmeyeceksiniz. Sigara, menopoz yaşını belirleyen önemli faktörlerden bir tanesi. Genetik de menopoz yaşını belirleyen önemli faktörlerden bir tanesi. Ama ondan daha önemli olan sigara ve yeme içme alışkanlıklarınız. Çok daha etkili. Eğer dışarıdan bir enfeksiyon, bir müdahale, işte bir kemoterapi, radyoterapi gibi yumurtalık rezervlerini bozan bir şey yaşamadıysak, beslenmeyi çok öne almak lazım. Erken menopoza sokan şey, kanser riski de oluşturuyor. Bir de Türkiye'de mesela 40 yaşın altındaki kadınlarda meme kanseri oranı da çok yüksek. Dünyaya göre, beş kadından biri meme kanseri olan kadınların beşte biri 40 yaşın altında. Bu rakam dünyada böyle değil.'

'Türkiye'de sigara içmeyen kadın yok gibi' diyen Biri, 'Dolayısıyla egzersiz, iyi beslenme ve alışkanlıkların gözden geçirilmesi; üç tane ana longevity unsurunu oluşturuyor. Dördüncü ana longevity unsuru da hormonlar. Ama ben mesela egzersiz mi, hormon mu diye illa mutlaka birine vereceksem; belki de kalp sağlığı, beyin sağlığı ve kemik sağlığı açısından iyi, disiplinli bir egzersiz hormona bile üstün gelebilir. Ama ikisini birlikte veriyorsanız 10 numara' dedi. 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Aydan Biri, 'longevity' ilişkin şu bilgileri paylaştı: 

'Oturduğunuz yerde bir uyarı istiyorsanız, işte bu MR'lı iyileşmeler, He-Lite lazerler de ayrıca kullanılıyor. Bunlar da bir protokolün içeriğine dahil edilebilir. Longevity protokollerinin uçtan uca yapılması oldukça önemli. Çünkü bir sürü 'longevity' diye duyduğunuz şey, yüzünü kırışıklıklarını gideren bir uygulama gibi algılanıyor. Bir tane NAD yapıyor, longevity; bir tane glutatyon yapıyor, öyle bir şey yok. Yani bunlar ancak ve ancak protokolün bir uç uygulaması olabilir. O da herkese yapılıp yapılmaması, yine baştan yapılacak değerlendirmelerden sonra olacak bir şeydir. Burada yine detaylı bir longevity protokolünü uygulamaya geçmek üzere hazırladık. Çünkü uçtan uca olması gerekir. Kime, neyi, ne zaman ve nasıl uygulayacağınız çok bireysel bir şey. Evet, değerlendireceksiniz; anketlerinden, muayenelerinden, tetkiklerinden, hücresel etkilerinden vesaire. Yani böyle kapıdan giren kişinin ihtiyacına göre bir döküm sunacaksınız ve hangi modeli nasıl uygulayacağınıza karar vereceksiniz.'

Kaynak: ANKA