(ANKARA) - LGBTİ+ dernekleri, 12 Eylül gecesi internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesinin ardından farklı kentlerde dernekler ile aktivistlerin evlerine yönelik operasyonlar düzenlenmesine ve çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Dernekler, Adalet Bakanlığı tarafından 'Ailem Güvende' adıyla duyurulan operasyon kapsamında LGBTİ+ derneklerinin istismar, müstehcenlik ve uyuşturucu suçlamalarıyla aynı anlatı içerisinde gösterilmesini eleştirerek, 'LGBTİ+ olmak, dernek kurmak ve hak savunuculuğu yapmak suç değildir' açıklamasında bulundu.

LGBTİ+ dernekleri tarafından yapılan ortak açıklamada, dernek yöneticileri, hak savunucuları ve aktivistlerin gözaltına alındığı belirtilerek, operasyonların gerekçesine ve kullanılan dile tepki gösterildi.

'KİMİN GÜVENLİĞİ, KİMİN HAYATI PAHASINA'

Açıklamada, 'Bir LGBTİ+ derneğinin kapısına polis dayandığında, bir hak savunucusu gece evinden alındığında, bir dayanışma kanalına erişim engellendiğinde hangi aile güvenceye alınmış oluyor?' denildi. LGBTİ+ bireylerin ailelerin dışında yaşayan ve topluma sonradan eklenmiş insanlar olmadığı belirtilen açıklamada, 'Bizler o ailelerin çocukları, kardeşleri, ebeveynleri ve yakınlarıyız. Ailelerimizle birlikte yaşıyoruz; bazen ailelerimiz tarafından destekleniyor, bazen onların içinde şiddete uğruyoruz' ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, 'Ailenin korunması, LGBTİ+ düşmanlığının gerekçesi yapılabilir mi' sorusu yöneltildi.

'LGBTİ+ DERNEKLERİ İLE AĞIR SUÇLAMALAR ARASINDA SOMUT İLİŞKİ ORTAYA KONULMALI'

Başsavcılık açıklamasında çocukların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında 'yönlendirildiği' iddiasından hareketle dernekler, bu derneklere kaynak sağlayanlar, istismarla suçlanan kişiler ve eğlence işletmelerinin aynı anlatı içerisinde ilişkilendirildiği öne sürülen açıklamada, bu bağlantının somut delillerle ortaya konulması gerektiği belirtildi.

Açıklamada, 'Bir kişinin LGBTİ+'ların varlığından haberdar olması hangi gerekçeyle istismarla aynı anlatıya yerleştiriliyor?' denilerek, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği hakkında bilgiye erişmenin, ayrımcılığa karşı destek istemenin veya zorbalığa maruz kalındığında başvurulabilecek bir yeri öğrenmenin suç gibi sunulamayacağı savunuldu.

Derneklerin, eğlence mekanlarının, uyuşturucu ve farklı kişiler hakkındaki iddiaların tek bir operasyon başlığı altında toplanmasının aralarında kendiliğinden bir suç ilişkisi bulunduğunu göstermediği ifade edilen açıklamada, 'Görüntülerin yan yana getirilmesi, hukuken kurulması gereken ilişkinin yerini tutamaz' denildi.

'YURT DIŞINDAN FON ALMAK TEK BAŞINA SUÇ DEĞİLDİR'

LGBTİ+ derneklerinin kuruluş, faaliyet, gelir ve giderleri bakımından mevzuata tabi sivil toplum kuruluşları olduğu belirtilen açıklamada, kamuoyuna açık çalışmaların ve kayıtlı mali işlemlerin LGBTİ+ hakları için yürütüldükleri gerekçesiyle şüpheli ilan edilmesine tepki gösterildi. Açıklamada, 'Yurt dışından fon almak da tek başına bir suç değildir. Bu desteklerin alınması ve kullanılması için mevzuatta bildirim ve kayıt usulleri vardır' ifadeleri kullanıldı.

Bir usulsüzlük iddiası bulunması halinde bunun hangi işleme, yükümlülüğe ve delile dayandığının ortaya konulması gerektiği belirtilerek, 'Paranın yurt dışından gelmesi, hak savunuculuğunun suç olduğuna dair bir gerekçe oluşturmaz' denildi.

'LGBTİ+ OLMAK, DERNEK KURMAK VE HAK SAVUNUCULUĞU YAPMAK SUÇ DEĞİLDİR'

Açıklamada, LGBTİ+ bireylerin ayrımcılığa karşı haklarını öğrenmesi, adalete erişebilmesi, yaşadıklarını anlatabilmesi ve dayanışma kurabilmesi amacıyla çalışmalar yürütüldüğü belirtilerek, 'LGBTİ+ olmak, dernek kurmak ve hak savunuculuğu yapmak suç değildir' ifadeleri yer aldı. LGBTİ+ örgütlenmesinin hedef alındığı savunulan açıklamada, 'Örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması ve masumiyet karinesi LGBTİ+'lar için de geçerlidir' denildi.

Açıklamada, 'Erişim engellerini, ev baskınlarını, gözaltıları ve kamuoyuna sunulan suçlayıcı anlatıyı birlikte değerlendirdiğimizde, LGBTİ+ örgütlenmesinin hareket alanının, varlığımızın ortadan kaldırılmak istendiğini görüyoruz' ifadeleri kullanıldı.

'ARKADAŞLARIMIZI SERBEST BIRAKIN'

LGBTİ+ dernekleri, gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılmasını, savunma haklarının eksiksiz sağlanmasını ve hak savunuculuğunu suç gibi gösteren uygulamalara son verilmesini talep etti. Açıklamada, LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlere yönelik erişim engellerinin kaldırılması, kişisel veriler ile özel hayatın ve derneklere başvuranların mahremiyetinin korunması istendi.

DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan görüşmesinin ardından İmralı'dan döndü
DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan görüşmesinin ardından İmralı'dan döndü
İçeriği Görüntüle

Kamu makamları ve medyaya da çağrıda bulunulan açıklamada, soruşturma açıklamalarında kişileri ve kurumları peşinen suçlu ilan eden ve topluca hedef haline getiren bir dilden vazgeçilmesi talep edildi.

LGBTİ+ dernekleri, insan hakları örgütleri, kadın örgütleri, çocuk hakları savunucuları, barolar, sendikalar ve demokratik kamuoyunu da sürece itiraz etmeye çağırdı.

Kaynak: ANKA