(ANKARA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 'fon krizine ilişkin iddia edilen 800 milyar liranın Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu' olarak nitelendirdi. Arıkan, olayın birkaç kişinin sorumluluğuna indirgenerek üstünün örtülmeye çalışılabileceğini belirterek, iktidarıyla muhalefetiyle bir seferberlik başlatıp sistemin temizlenmesi gerektiğini söyledi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, KRT TV'de yayınlanan 'Liderler Özel' programında fon krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sürecin birkaç kişinin feda edilmesiyle kapatılmaya çalışıldığını belirten Arıkan, 'Birkaç kurban verilerek sürecin kapatılacağını ben düşünüyorum' diyerek iktidarın adımlarını eleştirdi.
Eski bakanla ilgili çıkan haberlerin tek bir merkezden yönlendirildiğine dikkati çeken Arıkan, 'Bir kumanda merkezinden düğmeye basıldı ve iktidarın, tırnak içinde söylüyorum, yılmaz savunucuları koro halinde bakan hanımın istifa etmesi gerektiğini, yanlış yaptığını söylediler. Yani bu Betül Hanım kurban verilecek tabiri yerindeyse, olayın üstü örtbas edilmeye çalışılacak' ifadelerini kullandı.
Toplumun tüm kesimlerinin bu iddiaları konuştuğunu belirten Arıkan,'Pazardaki vatandaş bunu konuşuyor. Köydeki vatandaş bu fon meselesini konuşuyor. Artık mızrak çuvala sığmıyor' dedi. Sadece anlık sonuçların değil, asıl kurgunun tartışılması gerektiğini vurgulayan Arıkan, 'Bugünkü sonuç 24 yıl boyunca inşa edilen sistemin bir sonucu. O 24 yıl boyunca inşa edilen sistemi tartışmıyoruz, farkındaysanız... O kurgu, o düzen 2021 senesinde başlamış. 2021 önemli bir sene; gri listeye alındığımız, şüphelerin üzerimize odaklandığı sene bu şirket kurulmuş' tespitinde bulundu.
'PARTİLİ YOLSUZLUK SİSTEMİNDEN ÇIKMAMIZ GEREKİYOR'
Yaşanan tablonun 'iktidara entegre bir düzenek sayesinde' ortaya çıktığını aktaran Arıkan, 'Bir an önce partili cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden, parti başkanının cumhurbaşkanı olduğu hükümet sisteminden çıkmamız gerekiyor. İkincisi de partili yolsuzluk sisteminden çıkmamız gerekiyor' dedi.
Siyasetteki yozlaşma tartışmalarına değinen Arıkan, ''Senin hırsızın, benim hırsızım' kavgası başladı. Seninki daha çok çaldı, benimki daha az çaldı... Bir an önce bu sarmaldan çıkacak, ahlaki yapıyı büyütecek mekanizmalara ihtiyacımız var' ifadelerini kullandı. Sürecin iktidar ve muhalefet iş birliğiyle temizlenmesi gerektiğini belirten Arıkan, 'İktidarıyla muhalefetiyle bir seferberlik başlatıp o bağırsakları o şekilde temizlememiz lazım' değerlendirmesinde bulundu.
İktidarın olaylara müdahale biçimini bir yangın metaforuyla eleştiren Arıkan, 'İktidar şunu yapıyor; bir yangın çıkıyor, yangını takip ediyor... Ne zaman yangın iktidarın canını yakmaya başladı, itfaiye o zaman oraya gidiyor. Yangını söndürüyor... Sizin işiniz yangın çıktıktan sonra yangın söndürmek değil. Sizin işiniz yangın çıkmadan, yangın çıkmaya sebebiyet verecek tehlikeleri ortadan kaldırmak' dedi.
İktidar yetkililerinin söylemleriyle eylemlerinin birbirini tutmadığını belirten Arıkan, 'İktidar yetkilileri cümleleri toplumu narkozlamak üzerine kuruyor' diyerek geçmişte yaşanan ekonomik kayıpları hatırlattı. Arıkan, '60 milyar dolar paramız Kur Korumalı Mevduat neticesinde buharlaştı, gitti. Merkez Bankası operasyonlarıyla 128 milyar dolarımız buharlaştı, gitti' ifadelerini kullandı.
'SONUNA KADAR GİDİLİRSE HER ŞEY ORTAYA ÇIKAR'
Gündemdeki iddiaların boyutuna dikkati çeken Arıkan, '800 milyar, ağızdan kolay çıkıyor ama Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğundan bahsediyoruz, en büyük sıkıntısından bahsediyoruz' dedi. Sürecin şeffaf bir şekilde aydınlatılabileceğini belirten Arıkan, 'Borsanın şöyle bir güzelliği var, fonların şöyle bir güzelliği var: Her şey kayıt altındadır. Yani böyle bir gizli saklı bir iş yapma şansı yok. Sonuna kadar gidilirse her şey ortaya çıkar. Bakalım bir turnusol kâğıdı olacak bu mesele' değerlendirmesinde bulundu.




