Yurt

Malatya Barosu ve Çağdaş Avukatlar Derneği'nden, avukat Hatice Kocaefe'nin öldürülmesine tepki

Malatya Barosu ve Çağdaş Avukatlar Derneği, Avukat Hatice Kocaefe'nin, Bursa'da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesine ilişkin, 'Avukatlara yönelik tehditler, saldırılar ve baskılar artarken, yetkili makamların bu tehlikeyi görmezden gelmesi kabul edilemez' açıklamasını yaptı.

Haber: Mehmet Duran ÖZKAN / kamera: Erdal Akbuğa

(MALATYA) - Malatya Barosu ve Çağdaş Avukatlar Derneği, Avukat Hatice Kocaefe'nin, Bursa'da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesine ilişkin, 'Avukatlara yönelik tehditler, saldırılar ve baskılar artarken, yetkili makamların bu tehlikeyi görmezden gelmesi kabul edilemez' açıklamasını yaptı.

Malatya Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Ek Hizmet Binası önünde yapılan açıklamaya, Malatya Barosu'na kayıtlı avukatlar katıldı.

Burada konuşan Malatya Barosu Başkanı Onur Demez, 'Avukat Hatice Kocaefe'nin uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, artık sözün bittiği noktadır. Bu olay, yalnızca bir cinayet değil, yıllardır görmezden gelinen ihmallerin, alınmayan önlemlerin ve giderek derinleşen cezasızlık algısının kaçınılmaz sonucudur. Avukatlara yönelik tehditler, saldırılar ve baskılar artarken; yetkili makamların bu tehlikeyi görmezden gelmesi kabul edilemez. Savunma makamının sistematik biçimde hedef haline gelmesine rağmen gerekli koruyucu ve önleyici adımların atılmaması, bu tür saldırıların önünü açmaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz, bu cinayetin sorumluluğu yalnızca tetiği çekenlerde değildir. Gerekli tedbirleri almayan, uyarıları dikkate almayan ve avukatların güvenliğini sağlamakta yetersiz kalan tüm yetkililer de bu tablonun sorumlusudur. Savunma makamı sahipsiz değildir. Avukatlar yalnız değildir' diye konuştu.

Yasal düzenleme yapılarak, avukatların can güvenliğini sağlayacak somut ve etkili mekanizmaların derhal hayata geçirilmesini isteyen Onur Demez, şunları kaydetti:

'Tehdit altında bulunan avukatlar için koruma sistemleri güçlendirilmeli, başvurular sürüncemede bırakılmamalıdır. Baroların bu konudaki talepleri dikkate alınmalı, ortak çözüm mekanizmaları oluşturulmalıdır. Bu cinayetin failleri ve varsa azmettiricileri en kısa sürede yakalanarak en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Aksi halde yaşanacak her yeni saldırının sorumluluğu da aynı şekilde bu ihmaller zincirine ait olacaktır. Bugün bir avukata yönelen şiddet, yarın toplumun adalet güvencesini yok edecektir. Savunma susturulursa, adalet de susar. Meslektaşımız Avukat Hatice Kocaefe'ye Allah'tan rahmet; ailesine ve hukuk camiasına başsağlığı diliyoruz. Ancak bilinmelidir ki bu yalnızca bir taziye değil, aynı zamanda bir hesap sorma ve sorumluluk hatırlatma metnidir. Bizler susmadık, susmayacağız. Avukatların yaşam hakları güvence altına alınana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Savunmayı, hukuku ve meslektaşlarımızı sonuna kadar koruyacağız.'

'Şiddet, sistematik itibarsızlaştırmanın sonucudur'

Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği de yaptığı yazılı açıklamayla Hatice Kocaefe'nin silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesine tepki gösterdi. Dernek Başkanı Erdoğan Murat Tursun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

'Meslektaşımız Hatice Kocaefe'nin, görevini yerine getirirken uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmesi; münferit bir olay değil, uzun süredir derinleşen bir toplumsal ve siyasal tablonun sonucudur. Avukatlara, doktorlara ve öğretmenlere yönelen şiddet; bu mesleklerin sistematik biçimde itibarsızlaştırılmasının ve hedef haline getirilmesinin doğrudan bir sonucudur. Savunmayı susturan, sağlığı değersizleştiren, eğitimi itibarsızlaştıran bir anlayışın hüküm sürdüğü bir ortamda, bu saldırılar kaçınılmaz hale gelmektedir. Sorumlular yalnızca tetiği çekenler değil; bu iklimi yaratan, şiddeti besleyen ve gerekli önlemleri almayanlardır. Meslektaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Ancak bilinmelidir ki; savunmayı susturmaya, hukuku geriletmeye ve toplumu sindirmeye yönelik hiçbir girişim karşısında geri adım atmayacağız. Meslektaşımıza rahmet; ailesine ve tüm hukuk camiasına başsağlığı diliyoruz.'