(ANKARA) - Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, 'Cumhuriyet'in bize kazandırdığı en büyük değerlerden biri, milletin kendi yöneticilerini seçme ve geleceğini belirleme hakkıdır. Sandık, millet iradesinin tecelli ettiği yerdir. O sandıkta verilen yetki kişisel bir mülk değil, milletin emanetidir. Çünkü demokrasi, milletin iradesine saygı, siyaset ise verilen söze sadakat demektir. Mansur Yavaş'ın da durumu nettir. Makamlar geçici, ilkeler kalıcıdır. Millete verdiğimiz söze sonuna kadar sadık kalmaya devam edeceğiz. Çünkü benim için asıl olan makam değil, milletin güvenidir' dedi.

ABB tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Zafer Meydanı'nda Samsun Cumhuriyet Kadınları Bandosu ve seğmenler gösterisi programı düzenlendi. Programa ABB Başkanı Mansur Yavaş, ilçe belediye başkanları, ABB bürokratları ve birçok vatandaş katıldı. 

Yavaş burada yaptığı konuşmada, Nevşehir Göreme'de peribacası çökmesi sonucu hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi. Yavaş şöyle devam etti:

'Ankara sıradan bir kent değil. Bu bina dahil Cumhuriyet dönemi eseri. Ulus'tan Kızılay'a kadar gördüğünüz binaların hepsi Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle bir devlet kurulurken olması gereken, lazım olan binaların, okulların, kuruluşların, resmi kurumların kurulması için planlanmış. Biraz sonra buradan İkinci Meclis'e yürüyeceğiz. Cumhuriyet'in kurulduğu yere. Yani Ankara'da adım attığınız her yerde kuruluşun izlerini görüyoruz. Ve bu seğmenler de Ankara'nın en önemli özelliklerinden bir tanesi. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk Türkiye, Anadolu işgale uğradığı zaman kongreleri topluyor ve Ankara'ya geliyor. Bunun arkasından Mustafa Kemal Atatürk'e bildiğiniz gibi ölüm fermanı çıkarılıyor. Ankara'ya geliyor. Hakkında ölüm fermanı olan birisini, Gazi Mustafa Kemal'i beş binin üzerinde seğmen coşkuyla karşılıyor. 'Hayırdır ağalar, niye geldiniz' diyor. 'Vatan uğruna ölmeye geldik' diyor. 'Gerçekten kararlı mısınız? Fikrinize sabit misiniz' dendiği zaman 'Evet, fikrimizde sabitiz' diyorlar ve bu coşkulu karşılama daha sonra Milli Mücadele'nin merkezi olan Ankara daha sonra başkent olmasıyla gelişimini sürdürecektir. Bu nedenle 13 Ekim'de başkent oluşunu kutladık. Bugün Cumhuriyet Bayramı'nı kutluyoruz. Önümüzdeki 27 Aralık'ta da Mustafa Kemal Atatürk'ün Ankara'ya gelişini coşkuyla kutlayacağız.

'BİZLER BU BÜYÜK TARİHİ MİRASIN SORUMLULUĞUNU TAŞIYORUZ'

Bugün, tarihimizin en büyük dönüm noktalarından birinin 103'üncü yıl dönümündeyiz. 103 yıl önce, bir ekim günü, bu şehrin soğuk havasında yalnızca bir devletin yönetim biçimi değişmedi. O gün, bir milletin kaderi değişti. O gün Türk milleti kendi geleceğine sahip çıktı. O gün, yüzyıllardır süren büyük bir tarihî mücadelenin ardından bütün dünyaya şu gerçek ilan edildi: Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. Cumhuriyet, esareti kabul etmeyenlerin, bağımsızlığı karakter sayanların, vatanı söz konusu olduğunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayanların eseridir. Cumhuriyet, Anadolu'nun yoksul köylerinden cepheye koşan Mehmetçiğin, evladını vatan uğruna uğurlayan anaların, kağnısıyla cepheye mühimmat taşıyan kadınların, yokluk içinde bir milletin geleceğini inşa edenlerin ortak zaferidir. Bu nedenle Cumhuriyet, yalnızca 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilmiş bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet, bir milletin onurudur. Cumhuriyet, bir milletin kendi vatanında, kendi bayrağı altında, kendi geleceğine kendisinin karar vermesidir. Bizim için Cumhuriyet, işte bu kadar büyük, bu kadar kıymetli, bu kadar vazgeçilmezdir. Bu büyük mücadelenin kalbi Ankara'da atmıştır. Ankara, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti değildir. Ankara, Millî Mücadele'nin karargahıdır. Ankara, milletin makûs talihinin değiştiği yerdir. Ankara, bağımsızlık iradesinin devlet aklına dönüştüğü şehirdir. Ankara, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk milletine duyduğu sonsuz güvenin simgesidir. Ve bizler, bu büyük tarihi mirasın sorumluluğunu taşıyoruz.

'GENÇ AKADEMİ SAYIMIZ 10'A ULAŞTI'

Sevgili gençler, şimdi özellikle sizlere seslenmek istiyorum: Geçtiğimiz yıl Cumhuriyet Bayramı'nda, hemen arkamızda bulunan Zafer Genç Akademi'yi sizlerin hizmetine açmıştık. Bugün Genç Akademi sayımız 10'a ulaştı. Sizler için bütün imkânlarımızı seferber ediyoruz. Neden biliyor musunuz? Çünkü Atatürk, Cumhuriyet'i sizlere emanet etti. Bizim de sizlerden isteğimiz çok açık: Bilimin yolundan ayrılmayın. Sorgulamaktan, araştırmaktan, eleştirmekten, düşünmekten vazgeçmeyin. Haksızlık karşısında susmayın. Ülkenizi sevmekten, milletinize güvenmekten, geleceğe umutla bakmaktan asla vazgeçmeyin. Biz sizin önünüzde engel değil, yol açan olacağız. Bu ülkenin size ihtiyacı var. Ve biz Türk gençliğine sonuna kadar güveniyoruz.

'CUMHURİYET'TE HUKUK HERKES İÇİNDİR'

Bugün Cumhuriyet'i kutlarken onun hangi esaslar üzerine kurulduğunu da unutmamak zorundayız. Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Bunlar, herhangi bir dönemin geçici tercihleri değildir. Bunlar, Cumhuriyetimizin kurucu esaslarıdır. Bunlar, Türk milletinin tarihî mücadelesiyle kazandığı değerlerdir. Bizim Cumhuriyet anlayışımız açıktır. Bayrağımızdan, dilimizden, Başkentimizden, üniter devlet yapımızdan vazgeçmeyiz. Çünkü biz biliyoruz ki Cumhuriyet'i güçlü kılan, bu ilkelerin bir bütün olarak yaşatılmasıdır. Cumhuriyet'te hukuk, herkes içindir. Adalet, herkes içindir. Devletin imkânları, herkes içindir. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere gösterdiği çağdaş uygarlık yolunun temelinde bu anlayış var.

Özgür Özel, Kadıköy'deki Cumhuriyet Yürüyüşü öncesi konuştu: 'Bize ne büyük bir emanet bıraktıkları her geçen gün daha iyi anlaşılıyor'
Özgür Özel, Kadıköy'deki Cumhuriyet Yürüyüşü öncesi konuştu: 'Bize ne büyük bir emanet bıraktıkları her geçen gün daha iyi anlaşılıyor'
İçeriği Görüntüle

'MANSUR YAVAŞ'IN DURUMU DA NETTİR: MAKAMLAR GEÇİCİ, İLKELER KALICIDIR'

Cumhuriyet'in bize kazandırdığı en büyük değerlerden biri, milletin kendi yöneticilerini seçme ve geleceğini belirleme hakkıdır. Sandık, millet iradesinin tecelli ettiği yerdir. O sandıkta verilen yetki kişisel bir mülk değil, milletin emanetidir. Çünkü demokrasi milletin iradesine saygı, siyaset ise verilen söze sadakat demektir. Mansur Yavaş'ın da durumu nettir. Makamlar geçici, ilkeler kalıcıdır. Millete verdiğimiz söze sonuna kadar sadık kalmaya devam edeceğiz. Çünkü benim için asıl olan makam değil, milletin güvenidir. Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, Mustafa Kemal Atatürk'ün yoludur. Bizim yolumuz, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu yoldur. Bizim yolumuz adaletin, liyakatin, eşitliğin ve millet iradesinin yoludur. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi sonsuz minnetle anıyorum. Ne mutlu Türk'üm diyene. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.'

Kaynak: ANKA