(MERSİN) - Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aşhanede kullanılan etlede denetim yetkisi ve sorumluluğunun Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde değil, Tarım ve Orman Bakanlığı'nda olduğunu belirterek 'Ancak biz yine de ilgili kurumlarımızla süreci birlikte yürüttük. Halk sağlığı hepimizin meselesi. Bu konuda sorumluluğumuz olmasa da bir kamu kurumu olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğiz' dedi.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aşhanede kullanılan etlerle ile ilgili kamuoyuna yansıtılan görüntülere dair Büyükşehir Belediye Meclisi'nde konuştu.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşhanesi'nin yılda 170 ton et kullandığını hatırlatan Seçer, et alımında açık ihaleye çıkıldığını ve tüm sürecin yasal olarak ilerlediğini belirterek, şunları söyledi:
'Aşhanemiz, yıl boyunca belli şartlar çerçevesi içerisinde, yetkili gıda mühendisi ve sorumlusu nezaretinde etleri teslim alıyor. Belediyemize yapılan et teslimleri resmi denetim süreçlerine ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak gerçekleştiriliyor. Et alımları; Tarım İlçe Müdürlüğü Mezbahane Sorumlusu, veteriner hekimin gözetimi ve onayıyla düzenleniyor. Yani hayvanlar mezbahanede kesiliyor. Mezbahanelerde de İlçe Tarım Müdürlüğü'nün görevlendirdiği veteriner hekimler sorumlu. Onlar onaylıyor ve bu etler sadece bizim aşhaneye gelmiyor. Sizlerin evine de geliyor. Biz etleri teslim alırken, kamera eşliğinde teslim alıyoruz. Mezbaha kesim raporunu alıyoruz ve bu doğrultuda eti kabul ediyoruz. İddiaların tarafımıza ulaşmasının ardından, bir kat daha denetimi artırmak için ne yapabiliriz diye düşündük. Sadece rapora bağlı kalmamak için o tarihten sonra her gelen partinin numunelerini alarak, Tarım ve Orman Bakanlığı Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü''nün analiz sonuçlarını talep ediyoruz. Bu analizler ve raporlar doğrultusunda bir problem ya da olumsuzluk yoksa et kabulü yapıyoruz.'
'Burada mağdur biziz'
AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir'in sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamaya işaret ederek paylaşımda yer alan bir kısmı meclis üyeleri ile paylaşan Seçer, şunları söyledi:
'Biz burada mağduruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi Aşhanesi ile vatandaş arasında bir fark yok. Bu eti siz de alıyorsunuz. Bu evraklara güvenerek. Biz de alıyoruz ki biz kamu kurumuyuz. Bu kadar ince eleyip sık dokuduğumuz halde böyle bir olay vuku bulmuşsa Sayın AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir'in söylediği gibi; yerden göğe kadar da katılıyorum söylediklerine. Tweetinde bulunan 3. paragrafı okuyorum; 'Bildiğiniz üzere ülkemizde at ve eşek kesimine yönelik herhangi bir yasal izin bulunmamaktadır. Bu nedenle ortaya çıkan tablo yalnızca bir gıda güvenliği sorunu değil.' Katılıyor muyuz? Az önce söyledik, evet bu bir gıda güvenliği meselesi. 'Aynı zamanda kamu sorumluluğu' yani denetim diyor. 'Ve denetim mekanizmaları açısından ciddi bir ihmal ihtimalini gündeme getirmektedir' diyor paylaşımında. Ben nasıl alım yaptığımı söylüyorum. Bir kamu kurumu olarak ya da farz edelim özel sektörde büyük bir fabrikam var böyle toplu açık ihaleyle et alacağım, bu alımı ancak bu şekilde yapabilirim. Başka ne yapabilirim? Ya da ev hanımı Ayşe Hanım, Mehmet Bey evine et alırken marketten ve kasaptan bu belgeleri istemeden alır. Peki ne yapacağız? Denetimi, ilgili kurumlar sıkı yapacak.'
'Denetim yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı'nda'
Denetim yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığı'nda olduğunu vurgulayan Seçer, 'Hayvansal gıdaların üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar olan tüm aşamalarda ilgili yönetmelik uygulanır. Resmi kontroller, gıda işletmelerinin kayıt ve onay süreçleri, hijyen kuralları, numune alma ve laboratuvar analizleriyle izlenebilirlik kontrollerini kapsar. Ayrıca ithalat ve ihracatta da hayvansal ürünlerin mevzuata uygunluğu Tarım ve Orman Bakanlığı'nın taşra teşkilatı olan İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından denetlenir' bilgisini paylaştı.
'Halk sağlığı hepimizin meselesi'
AK Parti Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Tunçaz'ın, 'Dolayısıyla, sorumluluk 'Tarım ve Orman Bakanlığı'na ait olmakla birlikte millete yedirdiğimiz etlerin, sizin teyiden söylediğiniz teknik ve hukuki süreçlerin ikmaline rağmen yine de yedirilmemesi gerektiğine ilişkin fikrimizi söylemek istedik. Zira burada sorumluluk her ne kadar bakanlığa ait olmasına rağmen netice itibarıyla bu ekmeği, yemeği vatandaşa sunan belediyemiz, bu hadisenin ortaya çıkmasından sonra daha titiz davranıldığına ilişkin beyanları bizim de olumlu karşıladığımız beyanlardır' sözlerine ilişkin Seçer, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Denetim yetkisi ve sorumluluğu Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde değil, Tarım ve Orman Bakanlığı'ndadır. Ancak biz yine de ilgili kurumlarımızla süreci birlikte yürüttük. Halk sağlığı hepimizin meselesi. Bu konuda sorumluluğumuz olmasa da bir kamu kurumu olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Et tedarikini sağlayan firma sadece Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne et tedarik etmiyor. Birçok kamu kurum ve kuruluşuna tedarik ediyor, dolayısıyla bunu burada açıklamam doğru değil. Bu iddia ortaya atılır atılmaz biz zaten ilgili kurumun bize uyarısı üzerine 213 kilogram eti imha ettik. Bir kat daha hassasiyet gösterip bir de üstüne raporla yetinmeyip ürünleri gıda kontrol laboratuvarında analize de gönderiyoruz artık.'