Türkiye’de yaşlı nüfusun hızla artması, sosyal güvenlik ve bakım hizmetlerinde yeni düzenlemeleri gündeme taşıdı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program kapsamında uzun dönemli bakım sigortası sistemine yönelik altyapının oluşturulması hedefleniyor.
Yaşlı nüfus 9,6 milyona yaklaştı
TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfus son 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Nüfustaki bu değişimin sosyal güvenlik sistemi ve bakım hizmetleri üzerindeki yükü artırması bekleniyor.
Bu nedenle sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi, prim tabanının genişletilmesi, tahsilatın artırılması ve sistemin yeni çalışma modellerine uyum sağlaması amaçlanıyor.
Bakım ihtiyacına sosyal güvence modeli
Uzun dönemli bakım sigortasının; yaşlılık, engellilik, hastalık veya benzeri nedenlerle sürekli bakıma ihtiyaç duyan kişilerin bakım hizmetlerinin finansmanına yönelik yeni bir güvence modeli oluşturması hedefleniyor.
TBMM’de Şubat 2026’da sunulan ayrı bir “Yaşlılık ve Bakıma Muhtaçlık Sigortası Kanun Teklifi” de bakıma muhtaç kişilerin sosyal güvenlik sistemi içinde korunmasını amaçlıyor. Söz konusu teklif halen komisyonda bulunuyor.
Çalışmalar daha önce başlamıştı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da Nisan ayında yaptığı açıklamada, yaşlılara yönelik bakım hizmetlerinin güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında olduğunu ve Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi için çalışmaların sürdüğünü belirtmişti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından daha önce TBMM’ye verilen yanıtta da bakım sigortasına ilişkin dünya örneklerinin incelendiği ve Türkiye için modelleme çalışmalarının devam ettiği bildirilmişti.
Yeni sistemin prim oranı, kimleri kapsayacağı, hangi bakım hizmetlerinin karşılanacağı ve uygulamanın kesin başlangıç tarihi ise yapılacak mevzuat çalışmalarıyla netleşecek




